Avrupa’da Türk Bayrağı’nı dalgalandırıyorlar

edıtor
28.11.2017
642

Uluslararası bir hayran kitlesine sahip İzmirli Türk Metal Grubu Pitch Black Process’in şarkıları Avrupa’yı kasıp kavuruyor. Grup, konser boyunca sahnede Türk Bayrağı’nı dalgalandırıyor

Türkiye'de daha önce elde edilmemiş bir sound elde ederek uluslararası bir hayran kitlesi elde eden Türk Metal Grubu Pitch Black Process'in şarkıları Avrupa'yı kasıp kavuruyor. Şarkıları Başta Amerika olmak üzere, Kanada, İsveç, Belçika, Japonya ve Yeni Zellanda radyolarında çalınan Dünyaca ünlü Türk metal grubu Pitch Black Process, Son olarak eylül ayında Ukrayna'nın Kherson (Herson) kentinde düzenlenen rock festivaline damgasını vuran grup Barış Manço'nun 'Halil İbrahim Sofrası'nı Ukraynalılara Türkçe söyletti. Bizde PBP üyelerinden Emrah Demirel ve Kerem İnci ile Sabah Gazetesi Egeli Eki olarak keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bugüne kadar dört albüm yapmışsınız. Yurtdışında hepsi aynı ilgiyi gördü mü?
Emrah Demirel: Aslında ilgi ikinci albümle başladı. O zamanlar bu kadar fazla dijital müzik platformu yoktu. Myspace o zaman için en büyük müzik platformu gibi bir şeydi. Biz de çalışmalarımızı Myspace'e koymuştuk. İnsanlarla da çok iyi iletişim içerisindeydik. Bir gün İsveç'ten, İsveçli yönetmen Daniel Larsson'dan bir mail geldi. "Eğer kabul ederseniz o şarkınıza klip çekmek istiyorum" dedi. Bizim o zamana kadar da esaslı bir klibimiz yoktu. Link gönderdi, baktık, oldukça güzel klipleri var. İkinci albümde ilk gerçek klibimizi onunla çektik. Zaten sonra en yakın dostumuz, arkadaşımız oldu. Yabancı bir menajerlik şirketi ile bağlantı kurduk ve böylelikle yurtdışında konserler vermeye başladık.

Grup nasıl bir araya geldi? Müzisyen miydiniz hepiniz?
Emrah Demirel: Biz müzik yapmak için bir araya gelmedik. Zaten bir aradaydık, müzik çıktı ortaya. İlk bir araya geldiğimizde hiçbirimiz bir şey çalmayı bilmiyorduk. Gitar çalmak benim çocukluk hayalimdi ama maddi zorluklar yüzünden 19 yaşıma kadar elime gitar alamadım. 19 yaşında üniversitede gitar çalmaya başladım. Kerem de benden bir iki yıl önce, 17-18 yaşlarında başlamış gitar çalmaya. Önceden birbirimizi görmüşlüğümüz vardı ama tanışmamız üniversitede okulun ilk günü oldu. "Sen bir şeyler çalıyor musun?" muhabbeti geçti aramızda. Davulcumuz yok, kardeşime "Fikri sen davul çalar mısın?" "Çalarım" dedi. Ama davul çalmayı bilmiyor. Bize bir de basçı lazım. "Emre sen bas çalar mısın?" diye sorduk. "Çalarım" dedi. Ama o da bilmiyor. Biz her şeyi beraber öğrendik. Artık bizim hayatımızda müzikten önemli hiçbir şey yok.

Sahneye ilk çıktığımızda sadece 4 şarkımız vardı.
Kerem İnci: Bizim grupta yer alan hiç kimse başka bir yerde çalmadı. Birinci albüm kendi kendine olan bir albümdü. Biz bir demo çalışması yapıp yayınlayacaktık ama okulda verdiğimiz konserlerden sonra albüm teklifi gelince demo birden albüme döndü. Son albümümüz "DERİN"e kadar biz hiç "Cover" bir parçayı çalmadık. Cover, provalarda bile çalmıyorduk. Hep kendi şarkılarımızla çıktık. İlk konserimizde sadece 4 şarkımız vardı. Sahneye çıktığımızda o dört şarkıyı iki kere çaldık. Üniversite konserlerinde yoğun ilgi olunca albüm teklifi geldi. İlk albüme dokuz şarkı koyduk. Çok keyif aldığımız bir şeyi yapıyorduk sadece. Sonradan biz olmaya başladık.

İlk İstanbul konserinizi İsveç'in en önemli metal gruplarından Katatonia'nın açılış grubu olarak vermişsiniz?
Kerem İnci: Evet, ilk İstanbul konserini Katatonia konse- rinde verdik. Katatonia, İsveç'in en büyük metal gruplarından biri, çok ünlü. O zamana kadar gerçek bir seyirci de görmemiştik. Yeni yeni çıkıyorduk sahneye. Katatonia konserindeki performansımız hem izleyiciler hem organizatörler tarafından beğenildi. 4 ay sonra yeniden başka bir konser için çağrıldık. İstanbul'da sahneye çıktığımızda bizi üçüncü, dördüncü şarkıya kadar yabancı grup zannediyorlardı.

Bugüne kadar 4 albüm ve bir PE çalışmanız olmuş. Son albümünüz Derin ise 2016 çıkışlı. Derin'de farklı olan nedir?
Emrah Demirel: Onun gerçekten çalınmayı çok hak eden bir albüm olduğunu düşünüyoruz. Biz bugüne kadar daha önce Kerem'in de söylediği gibi hiçbir albümümüze cover bir parça koymamıştık. Derin' de iki Türkçe cover çalışmamız var. Bunlarda hepimizin bildiği Halil İbrahim Sofrası. Bizim için Halil İbrahim Sofrası farklı ve çok güzel bir deneyim oldu. En son verdiğimiz Ukrayna konserinde Halil İbrahim Sofrası'nın introsuna bir girdik, ortalık karıştı, ne oluyor dedim. Bir baktım Ukraynalılar da benimle birlikte şarkıyı Türkçe söylüyorlar. Şarkının Türkçe sözlerini ezberlemişler. Hayatımızdaki en özel anlardan biriydi. O yüzden bizim için çok özel bir cover. İnanabiliyor musunuz? Barış Manço'nun sözlerini oradaki Ukraynalılar'a ezberletmişiz. Bu inanılmaz bir şey. Hala anlatırken tüylerim diken diken oluyor. Zaten klibimize de Barış Manço'yu koyduk. Bizim için gurur kaynağı oldu.

Yabancılara Türkçe sarkı ezberlettiler

Peki, Yurtdışında albüm yapma fikri nasıl oluştu? 
Emrah Demirel: Biz ikinci albümden sonra dünya standartlarında bir albüm yapmak istedik. Bunu en iyi yurtdışında yapabileceğimizi düşündük. Dünya standartlarında bir albüm hazırlama isteği doğunca bizde böyle bir albümü kiminle yapabileceğimizi araştırmaya başladık. O zamanlar In Flames'in en parlak olduğu dönem ve bizim en sevdiğimiz gruplar arasında. In Flames'in albümünü çıkaran kişi Daniel Bergstrand'tı.Ben Daniel Bergstrand'a bir mail attım. Kendimizi tanıttım ama cevap bile alabileceğimizi tahmin etmiyorum. Bir gün bir baktım kendisinden bir mail gelmiş. Mailde, "Demo çok iyi, muhteşem bir albüm olma potansiyeli var. Sizinle çalışmayı çok isterim" diyor. Adamın bizimle çalışması istemesi bile mucize. Tabi bu bizim için maddi açıdan riskliydi. Artısı eksisi tartışılır ama biz iyi ve dünya standartlarında bir ürün vermek istedik ve tercihimizi bu yönde kullandık. Daniel Bergstrand'ın büyük fanıyız. Şimdi de en yakın arkadaşlarımızdan biri oldu. Grubumuzun beşinci elemanı gibi. O dönem In Flames ve Engel gitaristi Niclas Engelin ile tanıştık ve Engelin, gruba, beraber bir şarkı yazma teklifinde bulundu. Bu ortaklığın sonucunda da "Deceiver" ortaya çıktı. 

Amacımız yaptığımız işte bayrağımızı yurtdışında dalgalandırmak... 
Emrah Demirel: Yurtdışında insanlar şarkının içeriğini anlasın diye Youtube'a, şarkınınklibinin altına İngilizce tercümesini koymak zorunda kaldık. Bir de günümüz şarkı sözleri ile o zaman yazılan şarkı sözlerinin kalıpları çok farklı. Barış Manço öyle bir yazmış ki... Şarkıyı kısaltmanız, kesmeniz mümkün değil. Bu şarkı Türkçe, sözler de epey uzun acaba dili anlamayan kişiler için sıkıcı olur mu diye. Ama prodüktör alt yapıyı çok güzel işlediğimizi ve güzel söylediğimizi belirtti. "Bir hikâye anlattığınız çok belli ve bu hikaye hangi dilde olursa olsun kesinlikle sıkıcı değil" dedi. İşte o yüzden de yabancı bir ülkede insanlar ezberleyip söylüyor. Ukrayna'da Türk bayrağınıdalgalandırdık. Amacımız, bayrağımızı yurtdışında dalgalandırmak.

Neşem Yaşar