Başbakan Yıldırım: Sıcak çatışmaya zemin hazırladı!

edıtor
25.9.2017
190

Başbakan Binali Yıldırım, 4 haber kanalının ortak yayınında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Kuzey Irak'la ilgili yaptığı son dakika açıklamasında; "Biz açıkça ifade ettik, bu referandum gayri meşrudur, sonuçları tanınmayacaktır, yok hükmündedir" dedi. Başbakan "Referandum yapma inadı sıcak çatışmaya zemin hazırlamıştır" diye de "Irak'a müdahale sinyali" verdi.

Çankaya Köşkü’nde; CNN Türk, Habertürk, NTV ve A Haber’in sorularını yanıtlayan Başbakan Binali Yıldırım, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yıldırım’ın gündeminde Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen “bağımsızlık referandumu” var.

Başbakan Yıldırım’ın açıklamalarından satırbaşları

Bu referandum dünyanın tüm uyarılarına rağmen, başta komşular, İran, Türkiye olmak üzere bütün BM’ye tabi ülkeler bu referanduma karşı görüşlerini ortaya koydular. Bir inatlaşmaya gitti Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim ve bu referandumu yapıyor. Biz açıkça ifade ettik, bu referandum gayri meşrudur, sonuçları tanınmayacaktır, yok hükmündedir.

EKONOMİK, SİYASİ VE ASKERİ ÇALIŞMALAR OLACAK

Türkiye elini kolunu bağlayıp bekleyecek değil. Uyarılarımızın yanı sıra MGK ve Bakanlar Kurulu’nda ve en son da TBMM’de tezkere oylaması ile atılacak adımlara esas olacak kararlarımızı verdik. Kararlarımız 3 grupta ele alınacak: Ekonomik, siyasi ve askeri boyutta çalışmalarımız olacak.

‘SICAK ÇATIŞMAYA ZEMİN HAZIRLADI’

Dün itibariyle Bağdat, bizimkine benzer bir güvenlik toplantısı yaptı ve karar aldılar. Kararda, Irak ve Türkiye olmak üzere, birçok konuda muhatabın sadece kendileri olduğunu ve ilgili ülkelerin verilecek kararlarda muhatabın Bağdat olması gerektiği hususunda bilgilendirme yaptılar. İnatla Kerkük ve Musul gibi anayasa ile tanınmış sınırlarda da bu referandumu yapma kararı sıcak bir çatışmaya zemin hazırlamıştır. Bundan sonraki adımlarda Irak Merkezi Yönetimi doğrudan muhatap olarak adım atacağız.

HAVA SAHASININ KAPATILMASI

Bugün itibariyle benzer talep Türkiye'ye ulaştı. Dünkü nota aynısı bugün bize de geldi. Biz de bunun üzerinde arkadaşlarımız bir ekip oluşturdum ilgili bakanlıklardan. Enerji Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı bunlardan oluşan bir ekip bunların detaylarını çalışıyor. Çok geç olmadan bu adımları atacağız. Gerek hava sahasıyla ilgili, gerek sınır kapılarının nasıl yönetileceği… Burada zorluklarımız var, bunlardan bir tanesi sınır kapılarında fiilen şu anda Peşmerge oranın yönetiminde. Irak onlardan sınır kapılarını teslim etmek istedi. Bunlar o teslimatı yapacaklar mı, yapmayacaklar mı, onu da takip etmemiz lazım. O yüzden Bağdat ile daha sıkı bir diyalog içinde bu süreci yürütmemiz gerekiyor.

SINIR KAPISI KAPATILACAK MI?

Bu konuda attığı adımların ne kadar yanlış olacağını, ne kadar büyük bedeller olacağını görecek ama iş işten geçecek. Sınır kapıları, havaalanları merkezi hükümetin sevk ve idaresindedir. Petrol boru hatları, iletişim hatları da dahil. Bizim alacağımız kararlarda karşımızdaki meşru idare otorite Bağdat'tır, merkezi hükümettir. Görüşmeler sürüyor, uygulama kısa sürede de başlayacak. Onların resmen taleplerini aldık, bu önemliydi harekete geçmek için. Bugün itibariyle süreç başladı.

ASKERİ MÜDAHALE IRAK HÜKÜMETİ İLE KOORDİNELİ OLACAK

Bizim 40 yıldır terörle mücadelemiz var. Sıcak takip meşru hakkımız, egemenlik hakkımızdan doğan sıcak takip meselesi de var. Bunlar devam ediyor, bu olaylarla alakası yok. Biz sınırlarımızın güneyindeki PKK terör kamplarına her zaman hava harekatı yapabiliriz, yapıyoruz da. Bundan sonrası askeri boyutu, bizim aldığımız bu kararlara karşı… Diyelim ki hudut kapısından Bağdat'a geçiş yapacağız. Buna karşı bir engelleme sıkıntı oluşursa tabi ki biz gerekli güvenlik tedbirlerini almak zorundayız. Bunu da Irak Merkezi Hükümeti'nin koordinasyonuyla yapacağız. Türkmenlere karşı orada bir büyük bir kıyım, yok etme hareketi tekrar başlatırsa buna da duyarsız kalmamızı kimse beklemesin.

ANINDA KARŞILIK GÖRECEK

Bu tabi bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. Onun kararını verecek olan Bağdat'tır. Bağdat bu konuda ne kadar kararlılık gösterecek? Bizimle ilgili kısmı ne? Bizim buradan taşımacılarımız girdiler. Bağdat'a gidecekler, Basra'ya gidecekler diyelim. Ne yapacak? Kerbela'ya gidecek, bu güzergahta peşmerge unsurları tarafından herhangi bir şekilde saldırıya uğramaması. Buna yönelik oradan giden araçlarımıza yönelik bir hareket olursa bu bize yapılmış bir harekettir. Biz de buna karşılık mutlaka vereceğiz. Radikal unsurlar, teröristler bu süreç içerisinde daha da çılgın hareketler yapabilirler. Bu konuda da tedbirlerimizi alıyoruz. Her türlü eylem, kalkışma, ister hudutlarımız içinde dışında olsun fark etmez. Anında karşılığını görecek.

SINIRDAKİ TATBİKATA IRAK DA KATILMA KARARI ALDI

Artık bu kadar, bunlar yaşandıktan sonra Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin gördükleri izolasyona rağmen, iyi niyet ve gayretin bundan sonra devam etmesi söz konusu değil. Bu işte inat edenler aslında kendi halklarının geleceğini karartıyorlar. Vatandaşlarımıza uyarılar da yaptık. Sınırdaki tatbikata Irak da katılma kararı aldı. Başka yapılacak işler de var. Detayları burada söylememe gerek yok. Bugünlerde Genelkurmay Başkanımız Tahran’a bir ziyeret yapacak. Cumhurbaşkanımızın da Tahran’a ziyareti var. İran, Türkiye, Irak bu krizin büyümeden çözülmesi yönünde bütün gayretimizi göstereceğiz.i yönünde bütün gayretimizi göstereceğiz.

“BARZANİ’NİN OTORİTE SIKINTILARI VAR”

Barzani kişisel nedenlerle bu adımı attı. Gelecek yıllarda seçimi var ve bugüne kadar da zaten orada parlamentoyu toplayamayan bir otorite ile ilgili sıkıntıları var. Bir konsolidasyon yapma ihtiyacı duyduğunu düşünüyorum. Bir de gaz verenler var. Gaz verenler işler yolunda gitmezse hiç tanımazlar.

Türkiye daha önce de bunu söyledi. Bizim için güney karar hudutlarımızda bir statü değişikliği, yeni bir oluşum, ister Irak ister Suriye’de kabul edilemez. Bununla ilgili her türlü müdahale hakkımızı ikili ve uluslararası anlaşmalara bağlı olarak saklı tutuyoruz. ABD Başkanı, Cumhurbaşkanımız ile yaptığı toplantıda bu referandumun yapılmaması gerektiğini kamuoyuna açıkladılar ama ABD’de başka yetkililer “ertelensin” dedi. Bizim dediğimiz ne bugün ne sonra. Hiçbir şekilde meşru değildir, kabul edilemez, yapılmamalıdır.

“İSRAİL’İN KENDİ HESAPLARI VAR”

İsrail’in kendi hesapları var. İç sorunları var. Oradan yapılan açıklamalar, kuvvetli, resmi açıklamaya dönüşmedi. Bunda şaşılacak bir şey yok. İsrail, konumunu güçlendirmek için konjonktürel açıklamaları yapıyor. Bu da dikkatlerden kaçmıyor.

“BİZ SAVAŞA GİRMİYORUZ”

Biz savaşa girmiyoruz. Güvenlik tedbirimizi alıyoruz. Afrin’de bir çatışmasızlık alanı oluşturmak için adım atıyoruz. Bunları “savaş” diye nitelemek hata olur. Diyelim; Bir tırım gidiyor, peşmerge çevirdi, yükünü yağmaladı. Bu bizim vatandaşımıza karşı yapılmış bir harekettir, tabii ki bunun gereğini yapacağız. Bizim o bölgede 12-13 yerde konuşlanmamız var. Zaten varlığımız var, yeni bir şey yapacak değiliz.

ALMANYA SEÇİMİ

Merkel’e yazılı tebrik mesajı gönderdim. Her ne kadar birinci parti oldu ama tek başına iktidar olamadı. Onların seçime göre değişen bir sistemler var. Tek başına iktidar olamadı, oy da kaybetti ama birinci parti. Büyük koalisyon olmayacak. Burada geriye Jamaica koalisyonu kalıyor. Ona da Jamaica’nın bayrağına benzediği için o koalisyonu planlıyorlar. Liberaller, Yeşiller ve Hıristiyan Birliği (SDU) var. Onun bir ortağı da var kendi içinde. Biz bu kadar işin gücün içinde onların koalisyonuna yardımcı olamayız. Seçim havası bitti, geçim havası başladı. Artık normale dönelim, işimize bakalım. Sayın Merkel büyük büyük laflar etmenin zarar olduğunu gördü. Irkçılar kazandı. Almanya bu konuda biraz daha gelecekle ilgili tedbir alması lazım. FETÖ’cülere müsahamayı bırakacak. PKK sempatizanlarına alan açmaktan vazgeçecek. Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi için buna ihtiyaç var.