Köy ve Şehir Hayatı!

Serkan Candas
09.02.2018
198

Birbirinden çok farklı hayatlar var, bunlardan ilki köy hayatı, diğeri şehir hayatı. Köy de hayat, yaşam yorucu olsa da güzeldir, çünkü havası temiz, tarlalarda yeşil otlar, karışık renkli çiçekler vardır. Her yerde türlü türlü kuşlar, hayvanlar, temiz ve uzun ırmaklar, dereler, dağlar, ağaçlar vardır. Köy ürünleri her zaman doğaldır. İnsanlar tarlalarda çalışıyor, alın terleriyle, nasırlı elleriyle meyve, sebze ve çeşitli ürünler yetiştiriyorlar.

Köyde sinema, tiyatro, büyük alışveriş merkezleri yok. Ama insanlar boş zamanlarını çok güzel geçiriyorlar. Mesela onlar akşamları komşularıyla bir evde toplanıp günün yorgunluğunu çay içerek, sohbet ederek atıyorlar. Köylüler küçükbaş ve büyükbaş hayvan beslerler ve hayvanları onlara, onlar hayvanlarına yoldaş olurlar. Aralarında ki bağ o kadar kuvvetlidir ki, imrenerek izlersiniz. Köyde boş zaman bulmak zordur, devamlı tarla da, bağ-bahçe de çalışır herkes.
 

Çocuklar her gün temiz havada oynuyorlar. Ağaca çıkıyor, suda yüzüyor, ata biniyor, dağlara tırmanıyor ve en önemlisi de güne sabah erkende başlıyorlar. Köy yerlerinde kadınlar güne çok erken başlarlar, hava daha ağarmamış olur. Sabah ilk işleri süt sağmakla başlar. O katkı maddesi girmemiş süt ile doğal yoğurt, peynir, tereyağı yapıyor ve çocuklara kahvaltı hazırlıyorlar. Her sabah çocuklar bir bardak ılık süt ve taze yumurta, peynir ekmekle güne başlıyor.
 

Bence köydeki insanlar çok sağlıklı ve güçlü oluyor, çünkü onlar temiz havayı teneffüs ediyor, sağlıklı besleniyor, doğal ürünler yiyorlar. Bu sebeple köy hayatı çok daha güzel, çok daha samimi, çok daha sıcak bir ortam bana göre.
         

Şehir hayatından da bahsedecek olursak, bu hayatı da seven insanlar var. Bütün eğlence merkezleri, sinema, tiyatro, mağaza, market, pazar, banka, üniversite, bakkal, dükkan, gazino, spor ve güzellik salonları, hastaneler, diskolar, barlar ve parklar burada. Hayat şehirde de erken başlıyor. Sokaklar çok kalabalık, arabalar için yollarda trafik problemi her zaman oluyor, hatta birçok şehir de yayalar için de trafik problemi hatsafha da. İnsanlar her gün aynı hayatı yaşıyor, sabahları işlerine gidiyorlar ve akşamları dönüyorlar, rutin hep aynı. Bazı insanlar sadece hafta sonu dinlenebiliyor ve gezebiliyor. Birçok insan da dinlenmek için köye gidiyor. Şehirde insanlar medeni bir hayatta yaşıyorlar kendilerine göre, ama bana göre medeni bir hayat değil.

Şehirler de çocuklar pek sokaklara çıkamıyor, çünkü her yerde araba, beton vb. durumlar var, o yüzden günümüzde çocuklar arkadaşlıkta kuramıyorlar. Çoğu apartmanda oturan insanlar birbirini tanımıyor, ancak asansörde karşılaşıyorlar ve birbirlerine kafa sallamakla yetiniyorlar. Bazı insanlar şehrin medeniyet olduğunu söylüyor, bende şehirlerin medeniyetsiz olduğunu söylüyorum.

Köy ve şehir hayatını kıyasladığımızda benim düşüncem tamamen köyden yanadır. Akrabalarımın yaklaşık %70’i köy de yaşar ve çiftçilikle uğraşır. Her köy ziyaretimde mutlu, huzurlu ve sağlıklı olurum. Tarlaya da giderim, dağlara da çıkarım, ahıra da girip tezek kokusunu içime çekerim. Hele kadınların toplanıp odun ateşinde ki fırında yaptıkları o köyle ekmeğinin, otlu pidenin kokusu yok mu, beni benden alır. Köy de şehrin kokuşmuşluğundan, insanların iki yüzlülüğünden ve patavatsızlığından sıyrılırım.

Son sözümü büyük Önder M. Kemal Atatürk’ün sözüyle bitirmek istiyororum;

Köylü Milletin Efendisidir