- 1. İklim Kanunu Neden İstenmiyor?
- 1.1. İklim Kanunun Ek Maliyetler Getireceği Endişesi
- 1.2. Tarım ve Hayvancılık Sektöründe İklim Kanununa Yönelik Eleştiriler
- 1.3. İklim Kanununun Emisyon Ticaret Sistemine Yönelik Eleştiriler
- 1.4. İklim Kanunun Yeterliliğine Yönelik Eleştiriler
- 1.5. Bireysel Olarak İklim Kanunu Neden İstenmiyor?
- 2. İklim Kanununa Yönelik Eleştiriler Ne Kadar Doğru?
- 3. Sonuç: İklim Kanunu Neden İstenmiyor?
İklim Kanunu neden istenmiyor? Kanuna yönelik itirazların nedenlerini, ekonomik kaygıları ve vatandaşlar üzerindeki olası etkilerini bu yazıda ele alıyoruz.
Ülkemiz ile birlikte birçok ülkede iklim değişikliği ile mücadele kapsamında benzer yasal düzenlemeler yapılmıştır. Ülkemizde ise iklim değişikliği ile mücadelede uygulanacak usul ve esasların düzenlenmiş olduğu yasal düzenleme 7552 sayılı iklim kanunundur.
9 Temmuz 2025 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren iklim kanunu yeşil büyüme vizyonu altında ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadeleyi amaçlamış olsa da ekonomik maliyetler, üretim faaliyetlerindeki bir takım kısıtlamalar ve iklim kanunu ile getirilen çevre politikalarındaki değişiklikler bir takım kesimler tarafından eleştirilere tabi tutularak iklim kanununa karşı çıkılmaktadır.
Yazımızın detaylarına geçmeden önce öncelikle belirtmek isteriz ki; Hukukçu ve çevreci olarak iklim kanununa karşı tamamen bir karşı çıkma fikrimiz yoktur. Konuyu sadece tarafsız olarak irdelemek amacı ile bu yazıyı hazırlamış bulunmaktayız.
İklim Kanunu Neden İstenmiyor?
İklim kanunun istenmemesinin – eleştirilmesinin altında tek bir neden yatmamaktadır. İklim kanunu ile üretim faaliyetlerine bir takım standartlar getirilmesi amaçlanmış, bu standartlar ise ek maliyetler oluşturacağı kaygıları dile getirilmektedir.
Her ne kadar bu eleştirileri yersiz bulsak da; İklim kanununa neden karşı çıkıldığını aşağıdaki başlıklar halinde sıralamamız mümkündür.
İklim Kanunun Ek Maliyetler Getireceği Endişesi
İklim kanunun istenmemesinin en büyük nedeni işletmelerin / kurum ve kuruluşların üretim faaliyetlerine ek maliyetler getireceği düşüncesidir.
Bilindiği üzere küresel ısınmanın nedenleri ve iklim değişikliğinin nedenleri arasında yer alan en önemli unsur sera gazlarındaki artıştır. Bu nedenle üretim faaliyetleri sırasında sera gazi emisyonlarının azaltılması için iklim kanunu ile getirilen yeni uygulamalar elbette ki ek maliyetler doğurabilecektir.
İklim kanununun getireceği ek maliyetler daha çok küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından eleştirilmektedir. Ancak iklim kanununun yürürlüğe girmesinden sonraki bir takım yasal düzenlemeler ile bu maliyetler büyük ölçüde kamu idareleri tarafından “teşvik” adı altında karşılanmaktadır. Bu nedenle bu ek maliyetlerin doğrudan ürün fiyatlarını da arttıracağı varsayımına katılmıyoruz.
Tarım ve Hayvancılık Sektöründe İklim Kanununa Yönelik Eleştiriler
7552 sayılı iklim kanununun 6. Maddesinde tarım ve hayvancılık sektörüne ilişkin düzenlemeler yer alır 7552 sayılı kanunun 6. Maddesi;
“İlgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından; tarım sektörünün sürdürülebilirliğini teminen iklim değişikliğine dirençli ürün deseni ile gıda güvenliğinin sağlanması hedefleri doğrultusunda; doğal kaynakların, ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin koruma kullanma dengesinin gözetilmesi ile ihtiyaç duyulan tekniklerin ve teknolojilerin yaygınlaştırılması suretiyle, tarım sektöründe ekosistem temelli uyum yaklaşımını, doğa temelli çözümleri ve su bütçesini dikkate alan planlama araçları geliştirilir ve buna uygun iklim değişikliğine dirençli uygulamalar yaygınlaştırılır.”
Şeklindedir. Kanunun ilgili maddesinden de anlaşılacağı gibi tarım ve hayvancılık sektörüne ilişkin doğrudan bir kısıtlama getirileceği yönünde bir açık düzenleme yoktur.
İklim kanununun bu kapsamda eleştirilmesinin altında esasen doğal kaynakların, ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliğin korunarak tarım ve hayvancılığın yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
İklim kanunun 6. Maddesinin devamında ise bu kapsamda gerekli teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanarak daha çevreci bir sektör oluşturulması amaçlanmıştır. Bu durumda yine kısmen de olsa ek maliyetler ön plana çıksa da; Daha yaşanılabilir bir dünya için bu eleştirileri de yersiz buluyoruz.
İklim Kanununun Emisyon Ticaret Sistemine Yönelik Eleştiriler
İklim Kanunu’nun önemli düzenlemelerinden biri Emisyon Ticaret Sistemidir.
Bu sistem, sera gazı emisyonlarına bir üst sınır belirlenmesi ve emisyon tahsisatlarının alınıp satılması yoluyla emisyonların azaltılmasını teşvik etmeyi amaçlayan piyasa temelli bir mekanizmadır. Kanunun 9. maddesi, sistemin kurulmasına ve tahsisatların esaslarına ilişkin hükümler içermektedir. Sisteme yönelik eleştiriler arasında şu konular bulunmaktadır:
- Karbon fiyatlandırmasının işletmelerin maliyetlerine etkisi
- Tahsisatların dağıtımında adalet ve şeffaflık
- Büyük işletmeler ile küçük işletmeler arasındaki uyum kapasitesi farklılıkları
- Sistemin emisyonları azaltmadaki etkinliği
İklim Kanunu kapsamında gündeme gelen Emisyon Ticaret Sistemi, belirli işletmelerin atmosfere saldığı sera gazlarının sınırlandırılmasını ve emisyon izinlerinin alınıp satılmasını öngörür. Bu sistemde, belirlenen sınırların üzerinde emisyona neden olan işletmelerin ek maliyetlerle karşılaşması söz konusu olabilir. Bu nedenle bazı işletmeler, yeni düzenlemelerin üretim maliyetlerini artırabileceği ve bu artışın ürün fiyatlarına yansıyabileceği endişesini taşımaktadır.
İklim Kanunun Yeterliliğine Yönelik Eleştiriler
İklim Kanununa yönelik eleştiriler yalnızca ekonomik kaygılardan kaynaklanmamaktadır.
Bazı çevre örgütleri ve hukukçular, kanunun sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda yeterince somut hedefler ve etkili uygulama mekanizmaları içerip içermediğini sorgulamaktadır.
Bu yaklaşımda, iklim değişikliğiyle mücadele için bir kanun çıkarılmasının tek başına yeterli olmadığı; fosil yakıt kullanımı, enerji politikaları, doğal alanların korunması ve emisyon azaltım hedefleri konusunda etkili uygulamaların da gerekli olduğu savunulmaktadır. Bu eleştiriler, kanunun çevresel sonuçları bakımından tartışılabileceğini göstermektedir.
Bireysel Olarak İklim Kanunu Neden İstenmiyor?
İklim Kanunu hakkındaki tartışmaların önemli bir bölümü, düzenlemenin günlük yaşam üzerindeki olası etkileriyle ilgilidir. Ancak kanunun işletmelere yönelik yükümlülükleri ile bireysel vatandaşların günlük yaşamına ilişkin sonuçları birbirinden ayrılmalıdır.
Kanun kapsamında yürütülecek iklim politikaları enerji üretimi, sanayi, ulaşım ve diğer ekonomik faaliyetlerde değişikliklere yol açabilir. Bu değişikliklerin maliyetlere, istihdama ve tüketici fiyatlarına etkisi ise uygulanacak politikalara ve sektörlerin uyum sürecine bağlıdır.
Dolayısıyla kanunun elektrik, gıda veya diğer temel ihtiyaçların fiyatlarını kesin olarak artıracağını ya da her vatandaş için doğrudan yeni bir yükümlülük oluşturacağını söylemek doğru olmaz. Vatandaşlar açısından asıl önemli olan, düzenlemelerin somut olarak hangi faaliyetleri kapsadığını ve ekonomik etkilerinin nasıl yönetileceğini bilmektir.
İklim Kanununa Yönelik Eleştiriler Ne Kadar Doğru?
İklim Kanunu hakkındaki tartışmaların önemli bir bölümü, düzenlemenin günlük yaşam üzerindeki olası etkileriyle ilgilidir. Ancak kanunun işletmelere yönelik yükümlülükleri ile bireysel vatandaşların günlük yaşamına ilişkin sonuçları birbirinden ayrılmalıdır.
Kanun kapsamında yürütülecek iklim politikaları enerji üretimi, sanayi, ulaşım ve diğer ekonomik faaliyetlerde değişikliklere yol açabilir. Bu değişikliklerin maliyetlere, istihdama ve tüketici fiyatlarına etkisi ise uygulanacak politikalara ve sektörlerin uyum sürecine bağlıdır.
Dolayısıyla kanunun elektrik, gıda veya diğer temel ihtiyaçların fiyatlarını kesin olarak artıracağını ya da her vatandaş için doğrudan yeni bir yükümlülük oluşturacağını söylemek doğru olmaz. Vatandaşlar açısından asıl önemli olan, düzenlemelerin somut olarak hangi faaliyetleri kapsadığını ve ekonomik etkilerinin nasıl yönetileceğini bilmektir. Bu yüzden gerekli doğrudan iklim kanununun yürürlülüğe girmesinden sonra bu eleştirilerin yapılmasını doğru bulmuyoruz.
Sonuç: İklim Kanunu Neden İstenmiyor?
İklim Kanunu neden istenmiyor sorusunun tek bir cevabı bulunmamaktadır. Kanuna yönelik itirazlar ekonomik maliyetler, işletmelerin uyum süreci, Emisyon Ticaret Sisteminin işleyişi ve çevresel hedeflerin yeterliliği gibi farklı konularda yoğunlaşmaktadır.
İklim değişikliğiyle mücadele için yasal bir çerçeve oluşturulması kadar bu çerçevenin nasıl uygulanacağı da önemlidir. Düzenlemelerin şeffaf, öngörülebilir ve adil olması; ekonomik etkilerin dikkate alınması ve çevresel hedeflerin somut sonuçlarla desteklenmesi gerekir.
Sonuç olarak İklim Kanunu’nu değerlendirirken yalnızca destekleyici veya karşıt görüşlere odaklanmak yerine, kanunun hükümlerini ve uygulamadaki sonuçlarını birlikte incelemek gerekir.