AFET DEYİNCE AKLA İLK GELENDİR TRAC

Onlar geçmişte haberleşmenin beyaz güvercinleri ya da dağdan dağa yakılan ateşlerin dumanı veya at sırtında bir yerden bir yere haber taşıyanların 21’inci yüzyıl versiyonları…

CEMAL BİLGE/ Onlar TRAC‘cılar. Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti mensupları. Bakmayın adlarına Amatör dendiğine. Haberleşmede Dünya’ya nal toplatan profesyonellerdir onlar.

Özellikle 30 Ekim 2020’de meydana gelen Türkiye’ye göre 6.9, Amerika’ya göre 7.4 şiddetindeki depremde İzmir’i tam kalbinden vuran afeti ülkeye ve dünyaya duyurma konusunda düğmeye ilk basanlardır onlar.

Onlar sayesinde geldi itfaiyesi, polisi, sağlıkçısı, milli savunmacısı ve diğerleri. Onlar sayesinde duydu Türkiye İzmir’i yıkan deprem gerçeğini.

Edirne’sinden Ardahan’ına, sinop’undan Hatay’ına ilçe ilçe, il il aktı Türkiye İzmir’e.

Enkaz altında kalanlar için görevlerini fazlasıyla yaptı TRAC gençleri. Öyle bir performanstı ki ortaya koydukları, uçuklattılar dünyanın dudaklarını.

DEPREMDE EN GEREKLİ OLAN CİHAZ TELSİZDİR

Deprem olduğunda cep telefonlarının devre dışı kaldığı günümüzde sesimizi en iyi duyurabileceğimiz cihazın telsiz olduğu gerçeği çıktı ortaya.

Zelzele olmuş, bina yıkılmış, enkaz altındasınız. Üzerinizde koca bir binanın yıkıntısı var. İki kiriş arasındasınız. Hadi diyelim cep telefonunuz elinizde. Arıyorsunuz bir yerleri ama ulaşamıyorsunuz. Çünkü çalışmıyor. Deprem olunca cep telefonları susuyor.

E peki bu durumda başka ne yapmalı? Söz gelimi iki enkaz ötede molozların altından elinde telsiziyle imdat diyor bir vatandaş. Sesin duyulmasında sıkıntı yok. Çatır çatır konuşturuyor sahibini görevlilerle.

“- İmdat! Enkaz altındayım, beni kurtarın” diyen bir anonsu orada bulunan her görevli duyuyor.

Yer belirleniyor ve arama kurtarma ekipleri var güçleriyle enkazı kaldırmaya başlıyor ve bir süre sonra telsizden ‘İmdat’ diyen depremzedeye ulaşılıp bulunduğu enkazdan çıkarılıyor.

Öbür tarafta elinde cep telefonuyla sıkışıp kalan depremzedenin ise hatların normale dönmesini beklemekten başka çaresi yok.

Koca bir zaman kaybı. Bu sırada başa gelebilecek ekstra belalarsa işin cabası.

Bir tarafta elinde telsizle depreme yakalananın sesini çok kısa sürede duyurmuş olmasının mutluluğu, bir tarafta 6-7 bin liralık cep telefonunun çalışmayıp sahibini ölümle burun buruna getirmesi olayı.

İstanbul ve İzmir meydana gelebilecek büyük depremlerin potasında ki şehirler. Ve bu şehirlerde yaşayanlar için her günleri potansiyel tehlike.

Al 300 – 400 liraya bir telsiz çarşıdan ya da pazardan. Çal TRAC’ın kapısını

“- Ben geldim” de.

TRAC orada dünden hazır, seni eğitip belgelendirmeye. Gör kursunu, koy cebine belgeni, al eline telsizini. Gez şehrinin sokaklarında, göğsünü gere gere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir