Ege’nin Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Ece İçmez sorularımızı içtenlikle yanıtladı!

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

  • Beykent Üniversitesi Radyo-Tv bölümünden üstün başarılı onur öğrencisi olarak mezun oldum. İstanbul Üniversitesi Adalet bölümü – Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisiyim. Plato Film Okulu’ndan da dramatik yazarlık dersleri aldım. Kısa filmler çektim. TRT’de reji, Kanal d ve Show Tv’de izleyici sorumlusu, SKY Tv’de yayın yönetmeliği, birçok haber sitesinde de haber editörü olarak çalıştım. Ege’ nin Gazetesi’nde Genel Yayın Yönetmenliği yapıyorum.

Siyasetin çok önemli isimleri ile röportaj gerçekleştirdiniz. Muharrem İnce, Özgür Özel gibi… Hangisi sizi en çok zorladı ya da mutlu etti?

  • Muharrem İnce ile röportajımız çok ses getirdi çünkü ilk defa bir yerel basından bir gazeteciye ‘’Cumhurbaşkanı olmayı düşünüyorum’’ açıklamasında bulundu.  100’den fazla haber sitesi bu röportaja yer verdi. Bu arada Muharrem İnce’ye röportaj teklifi götürmeden önce 2 sene bekledim. ‘’Kabul edecek mi acaba?’’ diye şüphelerim çok oldu. Yerel basınım sonuçta ulusal olmadığınız müddetçe kimse sizinle uğraşmak istemiyor. Boşuna çekindiğimi bana gösterdi. Özgür Özel de hiç zorlamadı sadece bana manşetlik bir açıklama vermedi bu biraz beni üzdü. Belki de sorularım yetersizdi bilemiyorum. Karşılıklı olsaydık keşke dediğim iki isim bu arada Muharrem İnce ve Özgür Özel. Aslında kendimi röportaja ikna etme konusunda da şanslı hissediyorum lakin ikna edemeyeceğim tek bir siyasetçi olduğunu düşünüyorum. Malum soruları ben gönderiyorum o ise soruları yollamayı tercih edebilir.

Belediye Başkanları ile röportajlar da yapıyorsunuz en zorlandığınız Başkan hangisiydi?

  • Hiçbir Başkanla röportaj yapma konusunda zorlanmadım tek zorlandığım konu danışmanları oluyor. Röportaj yolluyorum zamanında gelmiyor hatta bir başkanı 1 sene bekledim kendisine de ulaştım durumu anlattım ama sonuç alamadım bir tanesinin de danışmanı soruları beğenmediğini söyledi. Oysa sorular o belediyenin projeleri üzerineydi kadın uğraşmamak için sorularla başından savmaya çalıştı yani. Ben de başkana bizzat ilettim durumu.

Hangi tür haberleri yapmaktan zevk alıyorsunuz? istemeyerek yaptığınız haberler arasında hangileri var?

  • Ben ilk işe başladığımda editörlük anlamında işi bilmediğim için sadece magazin haberleri giriyordum sonrasında Google Newste haberlerim hep üst sıralarda çıkınca o dönemki patronum gündem ve ekonomi haberlerini de takip etmemi istedi. Haberlere takla attırıyor ekstra haberler özel haberler yapıp kendimi geliştirdikten sonra baktım ki gündem ve siyaset ilgimi çekmeye başladı. Onları yapmaktan zevk alıyorum. İstemeyerek yaptığım haberler ise; cinayet, taciz gibi haberler bazen bunları yaparken, yazarken, okurken ağlıyorum. Bir arkadaşım olay yerinden bana görüntüler atmıştı ve polis muhabirliğini asla yapamayacağımı o an anladım. Bizim meslek pek duygusallara göre değil.

Türkiye’de internet haberciliğinin bugünkü durumunu nasıl buluyorsunuz? Gazeteciliği ticari bir faaliyet olarak düşünmek doğru mu?

  • Öncelikle internet haberciliğinin hakları yok, basın kartları yok ve bu gerçekten çok üzücü 9 yıldır bu mesleği yapıyorum. 2013’te İnternet haberciliğine başladım ve hala hiçbir hakkım yok emeklerim boşa gidiyor gibi hissediyorum. Üstelik bazı siteler bir siteye 5 haber editörü alıyorlar. Siteye 20 haber girişi yapılıyor. Bu benim tek başıma yaptığım bir şey bunlardan birinde çalıştım sistem o kadar kötü ki haber editörleri deneme süresi adı altında da bir ay çalıştırılıp üstüne emekleri de verilmiyor. Gazetecilik ticari faaliyete döndü ne yazık ki kopyala-yapıştır haberleri girerek, siyasete yeni atılan ya da diğer partiyi kötüleyenlere para verilen kalemlerini satın alan – sattıranlar, tık avcılığından para kazanmaya çalışmak ya da sadece reklamlardan gelir elde etmeye çalışmak ne kadar doğru olabilir ki? Ayrıca maalesef ülkemizde teşvik edilen gazete ve gazeteciler yok. Gazete kurmak, ayakta durmak, gazetecinin, editörün, muhabirin hakkını vermek zorlaşıyor. Haber editörüne muhabirlik yaptıran patronlar olduğu müddetçe de yani bir işçinin etinden sütünden faydalanan patron zihniyeti olduğu sürece olan emekçiye olmaya devam edecek. Eskiden annem eve 3-5 adet gazete alırdı. Yanlış ama gazete kültürü eskide kaldı maalesef. Çünkü insanlar ekonomik sıkıntılar yaşarken, halk ekmek kuyruklarında beklerken bir de gazeteye verecek paralarının olduğunu düşünüyor olmak hata olur. Bu sebeple dijital gazetecilik hem daha teknolojik hem de ekonomik anlamda vatandaşa daha kolay geliyor. Teknoloji ve ekonomi pazarı burada birbirine girmiş oluyor. Ben gelenekselciyim gazeteyi elimde tutmak isterim. Gazete’nin kötü yanı ise şu ki; Ülkemizde maalesef manipülatif-yanlış haber çok. Twitter’a bir saat önce düşmüş bir haberi benimseyip, paylaşıp  durumu linçleyip iki saat sonra o haberin yanlış olduğu ortaya çıktığında o haberi silip kaldırabiliyoruz ama baskıya girmiş bir gazete bunun çabucak değişimini sağlayamıyor dijital ortamda beş dakika da bunu değiştirip hemen yayına verebiliyoruz. Bu sebeple de dijital gazete bu farkıyla öne çıkıyor.

Sizce Türkiye’de Basın Özgürlüğü var mı?

  • Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2020 yılında Türkiye 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer aldı. Tweet attı diye gözaltına alınan, sadece haber yaptı diye MİT TIRları ile ilgili cezaevinde olan, bazı toplantılara belli bir haber ajansının girebildiği, doğru haber olsa dahi haber sitelerine erişim engeli getirtilen Türkiye’de basın özgürlüğü var demek saçma olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir