Medyalizm

Doğru ve Gerçek Magazin

Ukraynalı güzel model Alesya Antonova ile modellik ve Türkiye üzerine konuştuk

Alesya Antonova hayatımıza nasıl girdi? Biz sizi nasıl tanıdık?

Uzun yıllar boyunca başarıyla modellik ve oyunculuk yaptım. Toplam 6 yıldır çalışıyorum İstanbul’da. Belki katıldığım dizi ve sinema projelerde beni bir anda gördünüz ya da tanıdınız. Oynadığım dizi ve sinema filmleri şu şekilde; Doğu-Batı, No 309, Kertenkele, Sinyalciler, İlişki Durumu: Evli, Eve dönüş… Aslında bana bana sık sık yüzümü bir yerde gördüklerini söylüyorlar. Bu anlaşılabilir bir durum, çünkü aktif bir sosyal medya kullanıcısıyım ve uzun zamandır modellik yapıyorum.

Ukrayna’dan Türkiye’ye gelişiniz nasıl oldu?

Çok hızlı.  Manken olarak çalışabileceğim ve karakterimin %100 uygun olacağı bir ülke arıyordum. Seçim OAE, Türkiye ve Hindistan arasındaydı. OAE’da  model olarak birkaç yıl boyunca çalıştım ve ayrıca Hindistan’a altı aylık bir vize aldım. Hindistan mesela, tarihi yerleri ilgimi çekiyordu, orada manevi pratiklere girmeyi düşündüm. OAE’de güzel ve zengin hayatı sevdim. Ama sürekli hayatımı orada görmedim açıkcası. Aynı zamanda Avrupa benim için çok sıkıcı ve konservativ geldi. Birçok ülkeyi gezdim ve gördüm. Müslüman ülkelerle her zaman ilgilendim ben. Onların içinde bir ruh var ve özel enerji. Aynı zamanda, Türkiye’den bir kaç model ajanstan teklifler aldım. Türkiye daha yakın, daha sıcak ve uygun ülke benim için oldu ve ben zaten İstanbul’da yaşayan birkaç insanımızı biliyordum. Ayrıca, memleketime sadece 2 saat uzaklıkta uçak ile (Kiev). Birde daha önce İstanbul ve tatil beldelerinde turist olarak birkaç kez geldim ve biraz gezdim. Bu nedenle Türkiye’yi seçtim.

Modellik ve oyunculuk da yaptınız. Sizin için modellik mi yoksa oyunculuk mu daha keyifli? Hangisini tercih edersiniz?

Oyunculuğu severim. Ama ben kötü bir oyuncu olduğumu düşünüyorum  Türk oyuncular gibi değilim. Türk oyuncuları ile rekabet edebilmek için azmim yok. Yani bu konuda kendimi geliştirmek için yeterli nitelik ve azim yok bende. Bana öyle geliyor ki çoğunun Türklerin çoğunun kanında bir oyunculuk var! Ayrıca bu sektörde şans meselesi de var.  Doğru yerde,doğru zamanda ve doğru insanlarla buluşmak önemli. 19 yıldan beri modellik yapıyorum. Zaten iyi bir deneyime sahibim, ancak her zaman iyileştirme için daha yer var. Modellik ve oyunculuğu karşılaştırmışsınız, bana göre bunlar iki farklı yetenek gerektiriyor. Kendime iyi bir model diyebilirim.

Planlı bir yaşamınız var mı, yoksa aklınıza eseni mi yaparsınız?

Her zaman planladığım şeyi yapıyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmayı çalışıyorum. Bugün planımı yerine getirmezsem, yarın ya da bir haftada veya bir yılda uygulayacağım. Ama yapacağım. Planlarımı çöpe asla atmayacağım. 

Sürekli bakımlı ve güzelsiniz. Bu zor değil mi? Yaşam tarzı haline mi geldi sizin için?

Tabii ki! Ben model ve modellik ajansı sahibi olarak kötü görünmeyi göze alamam. Ben şirketimin yüzüyüm. Coco Chanel’in dediği gibi; “20 yaşındayken doğanın sana verdiği bir yüze sahipsin;  30 yaşındayken hayatınızı şekillendiren bir yüzünüz var;  50 yaşındayken hak ettiğin yüze sahipsin.” Ona tamamen katılıyorum. 

Bol bol spor yaptığınızı biliyoruz, hiç sporu aksattığınız oluyor mu?

Oluyor. Hiç durmadan işim olduğunda bazen günde birkaç saat spor yapmak için zamanım kalmıyor.  Ama çoğu zaman programdan sapmamaya ve haftada ortalama 3 kez spor salonuna katılmamaya çalışıyorum ben.

Mutfakla aranız nasıl, hiç mutfağa giriyor musunuz?

Evet, bu hep İstanbul’da dışında zaman oluyor. İstanbul’da programımla yemek yapmak için yeterli zamanım yok. Yemekleri kendi ellerimle pişirmeyi seviyorum, ayrıca gerçekten lezzetli yemekler yapıyorum. Yemeğimi deneyen herkese öyle diyor. En sevdiğim mutfak: Ukrayna, İtalyan ve tabii ki Türk mutfağı. Mercimek, etli kuru fasulye, pilav, köfte, menemen, patlıcan, sote. Bunlar Türkiye’de öğrendiğim ilk yemekler. 

Türk yemeklerinden en çok hangilerini seviyor sunuz?

Türk vatandaşları gibi şu an söylerim; tabii ki de Türk kebabını seviyorum! Genel olarak tüm Türk yemeklerini seviyorum. Sokak yemekleriyle başlayınca ve meze, balıkları ve et yemekleri bitirince.

Kilo kontrolü için destek alıyor musunuz? Yoksa uyguladığınız özel bir beslenme programınız var mı? Doğru ve sağlıklı beslenmeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Yemek yemeyi seviyorum. Dürüst olmak istiyorum o zaman, ben spor salonuna gidiyorum ve çok çalışıyorum. İşte böyle tüm fazlalık veriyorum. Sır yok!

İstanbul’da vazgeçilmeziniz olan mekan neresidir?

Bosphorus etrafında seyahat etmeyi çok seviyorum. Ayrıca camileri ziyaret etmeyi de seviyorum.  En sevdiğim Süleymaniye Camii. Böylece İstanbul’da benimle her yerde karşılaşabilirsiniz. Çünkü çok çalışıyorum ve kesinlikle çok farklı yerleri ziyaret ediyorum.

Kendiniz  için gelecek planlarınız var mı?

Tabii ki var.  Bir bebeğim olsun, kendi evimi veya daha büyük ve yeni apartman satın almak istiyorum.  Ve şimdilik kariyerimi yapıyorum, eski dairemde yenileme (tamirat) yapıyorum, ismim ve ajansımın adı için dürüst çalışıyorum.

Türkiye mi, Ukrayna mı?

Ukrayna’da doğdum. Ve Türkiye’de kişisel olarak büyüdüm. Türkiye zaten benim ikinci vatanım. Başka bir ülkede kendimi hayal bile edemiyorum şu anda. 

Son olarak okuyucularımız için ne söylemek istersiniz?

Bu röportajı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim  Bu hoş sohbet için çok teşekkür ederim arkadaşım Sercan Candaş’a… Ayrıca www.medyalizm.com ve www.haberilizm.com ekibine çok teşekkür ediyorum. Yakında tekrar görüşmek dileğiyle!

Röportaj: Serkan Candaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etiketler:, , , , , , ,