- 1. Boşanmada Kadının Ekonomik (Mali) Hakları
- 1.1. Boşanmada Kadının Nafaka Hakkı
- 1.1.1. Yoksulluk Nafakası
- 1.2. Yoksulluk nafakası (TMK Md. 175)+
- 1.2.0.1. Yoksulluk Nafakası Şartları
- 1.2.1. İştirak Nafakası
- 1.2.2. Tedbir Nafakası
- 1.3. Boşanmada Kadının Mal Paylaşımı Hakkı
- 1.3.1. Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Ayrımı
- 2. Boşanmada Kadının Çocuklar İle İlgili Hakları
- 2.1. Boşanmada Kadının Velayet Hakkı
- 2.2. Boşanmada Kadının Çocuk İle Kişisel İlişki Hakkı
- 2.3. Çocuğun Eğitimi ve Sağlığı Konusunda Karar Verme Hakkı
- 2.4. Kadının Velayetin Değiştirilmesini Talep Etme Hakkı
- 2.4.1. Hangi Durumlarda Velayet Değiştirilebilir?
- 3. Boşanmada Kadının Kişisel ve Sosyal Hakları
- 4. Boşanmada Kadının Soyadı Hakkı
- 4.1. Kadının Aile Konutu Şerhi Hakkı
- 4.2. Boşanmada Kadının Ortak Konutta Oturma Hakkı
- 5. Kadının Koruma Tedbiri Talebinde Bulunma Hakkı
- 6. Boşanmada Kadının Maddi ve Manevi Tazminat Hakları
- 6.1. Boşanmada Kadının Manevi Tazminat Hakkı
- 6.2. Boşanmada Kadının Manevi Tazminat Hakkı
- 6.2.1. Boşanmada Maddi ve Tazminatta Kusur Oranının Önemi
- 7. Boşanan Kadının Katkı Payı Alacağı Talep Etme Hakkı
- 8. Boşanmada Kadının Ücretsiz Avukat Hakkı
- 8.1. Adli Yardımdan Kimler Yararlanabilir?
- 9. Yasal Dayanakları İle Birlikte Boşanmada Kadının Hakları (Özet)
- 10. BOŞANMADA KADININ HAKLARI SIK SORULAN SORULAR
- 10.1. Boşanmada Erkeğin Hakları
- 10.2. Kadın Boşanma Davası Açarsa Erkek Nafaka Öder Mi?
- 10.3. Boşanan Çocuklu Kadının Hakları
- 10.4. Anlaşmalı Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir?
- 10.5. Erkek Boşanma Davası Açarsa Kadının Hakları Nelerdir?
- 10.6. Çekişmeli Boşanmada Kadının Hakları
Boşanmada kadının hakları sosyal ve ekonomik şekilde olmak üzere Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenerek yasal olarak güvence altına alınmış haklardır. Ayrıca boşanmada kadının ortak çocuk ile ilgili olmak üzere velayet ve çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı vardır.
Boşanmada kadının ekonomik hakları daha çok; Nafaka, tazminat ve mal paylaşımı olarak düzenlenmişken, boşanmada kadının sosyal hakları; Koruma tedbirleri, aile konutu şerhi veya ortak konutta oturma hakkı şeklinde düzenlenmiştir. Esasen Türk Medeni Kanunumuzda boşanmada kadının hakları şeklinde ayrı bir düzenleme yoktur. Yukarıda sıralamış olduğumuz tüm bu haklar boşanmada erkeğin hakları olarak da kabul edilmiştir. Kadın-erkek eşitliğini tam anlamıyla benimsemiş olan Türk Medeni Kanunumuzda bu konuda herhangi bir ayrım yapılmamıştır.
Her ne kadar Türk Medeni Kanunumuzda boşanmada kadının hakları; Sosyal ve ekonomik haklar olarak ayrı ayrı şekilde düzenlenmemiş ise; Nitelikleri, amaç ve kapsamları daha çok bu doğrultudadır. Ayrıca boşanan kadının hakları konusunda verilmiş yüksek yargı organları ile doktrinde de genellikle boşanan kadının hakları bu ayrım gözetilerek incelenmektedir. Konumuzun daha anlaşılabilir olması açısından bizde bu ayrımı dikkate alarak konunun incelenmesini uygun görüyoruz.
ÖNEMLİ NOT: Aşağıda sıralamış olduğumuz boşanmada kadının hakları Türk Medeni Kanunumuz ile sadece kadına tanınmış haklar olmayıp, aynı zamanda boşanmada erkeğin hakları arasında da yer alır. Bu konuda herhangi bir ayrım yapılmamıştır.
Boşanmada Kadının Ekonomik (Mali) Hakları
Boşanma sadece eşleri manevi olarak yıpratmamaktadır. Ayrıca ekonomik olarak da zorlu bir sürece dahil edebilecek bir hukuki süreçtir. Maalesef ki boşanma davası sırasında veya boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bu ekonomik zorluklara katlatmak zorunda kalan taraf genellikle kadınlar olmaktadır.
Evlilik birliğinin kurulmasından sonra kadın ortak konutun idaresi gibi oldukça önemli bir görevi üstlenmektedirler. Üstlenmiş olduğu bu görev nedeniyle çoğunlukla kadınlar kariyerlerini ve çalışma hayatını yarıda kesmek zorunda kalabilmektedirler. Bu nedenle boşanmada kadının hakları açısından bu mali hakların korunmasının hukukçu olarak büyük bir önemi olduğunu düşünmekteyiz.
Genel hatları ile ekonomik açıdan boşanmada kadının haklarını aşağıdaki gibi sıralamamız mümkündür.
Boşanmada Kadının Nafaka Hakkı
Boşanma nedeniyle kadına veya erkeğe ödenebilecek nafaka türleri;
- Yoksulluk nafakası
- İştirak nafakası
- Tedbir nafakası
Olmak üzere üç farklı şekilde Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenmiştir.
Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakasının yasal dayanağını Türk Medeni Kanunumuzun 175. Maddesi oluşturur.
Yoksulluk nafakası (TMK Md. 175)+
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Türk Medeni Kanunumuzun 175. Maddesinden de anlaşılacağı üzere yoksulluk nafakası boşanmada kadının hakları arasında yer almış olsa da bu mutlak bir hak değildir. Öncelikle bazı şartların oluşması gerekir.
Yoksulluk Nafakası Şartları
- Yoksulluğa Düşme; Yoksulluk nafakasının en önemli şartı, nafaka talebinde bulunan eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması gerektiğidir. Yoksulluğun tam olarak bir tanımı yapılmamış olsa da; Genel olarak kişinin asgari geçimini sağlayamayacak ve temel yaşam giderlerini karşılayamayacak durumda olması yoksulluğa düşme olarak kabul edilir.
- Kusur Şartı; Yoksulluk nafakasının diğer bir önemli şartı kusurdur. Boşanma nedeniyle yoksulluk nafakası talebinde bulunacak olan eş kural olarak diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Yoksulluk nafakası talebinde bulunan eş diğer eş ile ya eşit kusurlu yada daha az kusurlu veya tamamen kusursuz olması gerekir. Kusur oranları yoksulluk nafakası hesaplamasına da etki edecektir.
- Talep Şartı; Kural olarak yoksulluk nafakası herhangi bir talep olmaksızın mahkemece re’sen takdir edilmez. Bunun için yoksulluğa düşecek olan eş boşanma dava dilekçesinde bu yöndeki talebini mutlaka yazılı hale getirmesi gerekir.
- Ödeme Gücü; Yukarıda sıralamış olduğumuz şartlar oluşmuş olmasına rağmen nafaka talebinde bulunulan eşin ödeme gücü bulunmaması halinde nafaka yükümlülüğü doğmaz.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası, velayet sahibi olmayan eş tarafından velayet sahibi olan eşe ortak çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve barınma gibi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için ödenir. Her ne kadar velayet sahibi eşe ödense de daha çok bu nafaka çocuğun hakkıdır. Ancak ortak çocuğun bu giderleri eşler tarafından birlikte paylaşıldığından iştirak nafakası da boşanmada kadının hakkı olarak görülür. İştirak nafakasının yasal dayanağını ise Türk Medeni Kanunumuzun 182. Maddesi oluşturur.
Hakimin Takdir Yetkisi (TMK md 182)
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Tedbir Nafakası
Türk Medeni Kanunumuzun 169. Maddesine göre boşanma davası devam ederken hakim çocukların ve eşlerin bakım ve korunmasına yönelik gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yasal düzenleme ile tedbir nafakası da boşanmada kadının hakları arasında yer alır.
Geçici önlemler (TMK md. 169)
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.
Türk Medeni Kanunumuzun 169. Maddesinden de anlaşılacağı üzere tedbir nafakası boşanma davası devam ederken ödenir. Bu nedenle boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte bu yükümlülük kendiliğinden son bulur. Ancak boşanma kararında mahkemece yoksulluk nafakası veya iştirak nafakasına hükmedilmesi halinde bu nafakalar ödenmeye başlanır.
Boşanmada Kadının Mal Paylaşımı Hakkı
01.01.2002 tarihinde yapılan değişiklikler ile yasal mal rejimimiz “edinilmiş mallara katılma” olarak belirlenmiştir. Mevcut mal rejimimize göre boşanan kadın evlilik birlikteliği süresince eşlerin edinmiş oldukları mallar mal paylaşımına konu yapılır. Bu paylaşım her iki eş için yarı yarıya olacak şekilde eşit olarak yapılır. Sadece kişisel mal niteliğinde olan mallar boşanmada mal paylaşımına konu yapılmaz.
Mal paylaşımı boşanmada kadının hakları arasında yer almış olsa da; Bu konuda bilmemiz gereken iki farklı kritik nokta vardır. Bunlar edinilmiş mallar ve kişisel mallardır. Aşağıdaki tablodan bu ayrımları incelemenizde fayda vardır.
Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Ayrımı
| EDİNİLMİŞ MALLAR (Paylaşıma Girer) | KİŞİSEL MALLAR (Paylaşıma Girmez) |
| Evlilik süresince çalışarak elde edilen maaş ve ücret gelirleri | Evlilikten önce sahip olunan mallar |
| Ticari kazançlar ve şirket gelirleri | Miras yoluyla edinilen mallar |
| Sosyal güvenlik ve emekli ikramiyesi (evlilik süresine isabet eden kısmı) | Bağış (hibe) yoluyla kazanılan mallar |
| Evlilik içinde satın alınan ev, araba | Manevi tazminat alacakları |
| Banka hesaplarındaki birikimler | Kişisel kullanım eşyaları |
| Kira gelirleri | Eşlerin sadece kişisel kullanımına yarayan eşyalar |
| Çalışma karşılığı alınan kıdem/ihbar tazminatı | Mal rejimi sözleşmesiyle kişisel mal sayılan değerler |
Boşanmada Kadının Çocuklar İle İlgili Hakları
Boşanma davasının en hassas konusunu çocuklar oluşturmaktadır. Bu nedenle boşanma davalarında eşlerin ortak çocuklarını ilgilendiren konularda mahkemeler oldukça hassas davranmaktadırlar. Velayet nasıl ki boşanmada kadının hakları arasında yer alıyorsa aynı şekilde babanın hakkıdır. Mahkeme çocuk ile ilgili kararlarında her zaman çocuğun üstün menfaatini gözetmekle yükümlüdür. Erkek veya kadın fark etmeksizin boşanmada eşlerin çocuk ile ilgili haklarını ve özelliklerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
Boşanmada Kadının Velayet Hakkı
Her ne kadar velayet boşanmada kadının hakkı olarak görülse de kanımızca boşanmış olsalar da her iki eşin yükümlülüğüdür. Ayrıca velayet hakkı sadece kadına tanınmış bir hak değildir. Boşanma davalarında her ne kadar anne bakımına muhtaç olan çocukların velayetinin sıklıkla anneye verildiği görülse de; Mahkeme genel olarak çocuğun üstün menfaatini gözetmek zorundadır. Örneğin annenin çocuğun gelişimini olumsuz bir şekilde etkileyecek şekilde bir yaşam tarzı bulunması halinde velayet babaya verilebilmektedir.
Boşanmada Kadının Çocuk İle Kişisel İlişki Hakkı
Velayet, boşanmada kadının hakları arasında yer alsa da yukarıda da belirttiğimiz gibi bu hak mutlak değildir. Mahkeme çocuğun üstün menfaatini gözeterek velayetin babaya verilmesine de karar verebilir. Ancak velayetin babaya verilmesi anne ile kişisel ilişki kurulmasına engel değildir. Bu nedenle çocuk ile kişisel ilişki boşanmada kadının hakları arasında yer alır. Anne veya baba fark etmeksizin çocuk ile kişisel ilişki hakkının yasal dayanağını Türk Medeni Kanunumuzun 323. Maddesi oluşturur.
Çocuk ile kişisel ilişki (TMK md. 323)
Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.
Çocuğun Eğitimi ve Sağlığı Konusunda Karar Verme Hakkı
Her ne kadar çocuğun velayeti boşanma sonrasında anne veya babadan herhangi birisine verilmiş olsa da; Velayet şeklinde verilen bu yetki sınırsız değildir. Çocuğun eğitimi veya sağlığı konusunda oldukça önemli ve geriye dönüşü mümkün olmayan konularda velayet sahibi olmayan eşinde bu karar katılma hakkı vardır. Bu gibi çocuk için önemli olan kararların alınmasında velayet sahibi olmayan eş mahkemeye başvurarak çocuğun üstün yararına aykırı bir durum bulunması halinde duruma müdahale talebinde bulunabilir.
Kadının Velayetin Değiştirilmesini Talep Etme Hakkı
Boşanma davası sonunda velayetin anne veya babaya verilmesi halinde bu karar kesin ve değiştirilemez nitelikte değildir. Gerekli koşulların oluşması halinde velayet sahibi olmayan kadın mahkemeye başvurarak velayetin değiştirilmesi talebinde bulunabilir.
Hangi Durumlarda Velayet Değiştirilebilir?
Daha önce de belirttiğimiz gibi boşanma davasında çocuğun velayeti konusunda bir karar verilirken her zaman çocuğun üstün menfaati dikkate alınır. Buna bir aykırılık halinde velayet değiştirilebilir. Bunun için öncelikle mahkemeye velayet değişikliği için dava açma yolu ile başvurmak gerekir. (Velayet Değişikliği Davası) velayet değişikliği davalarına sıklıkla konu olan durumlar ise özetle aşağıdaki gibidir.
- Çocuğun eğitim hayatının aksatılması
- Çocuğun sağlık kontrollerinin yapılmaması
- Psikolojik veya fiziksel şiddet
- Çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek yaşam tarzı
- Velayet sahibinin ekonomik zorlukları
- Velayet sahibinin ağır hastalık hali
- Bağımlılık sorunları
- Çocuk ile kişisel ilişkinin engellenmesi
- Uzun süreli yurt dışına yerleşme kararı

Boşanmada Kadının Kişisel ve Sosyal Hakları
Boşanmada kadının hakları sadece çocuk ile ilgili haklar ve ekonomik haklarlardan ibaret değildir. Ayrıca kadının boşanma davası devam ederken veya boşanma sonrasında bir takım hakları vardır. Kişisel ve sosyal haklar olarak kabul edebileceğimiz haklar ise aşağıdaki gibidir.
Boşanmada Kadının Soyadı Hakkı
Türk Medeni Kanunumuzun 173. Maddesinde yer alan hükümlere göre evlilik birlikteliğinin sona ermesi halinde kadın eski soyadını kullanmaya devam eder. Kadının bu evlilik birlikteliğinden önce “dul” olması halinde ise ölen kocasının soyadını alır. Ancak kadın mahkemeye başvurarak bekarlık soyadını kullanmak istediğini talep etme hakkı vardır.
Boşanmada kadının hakları arasında soyadı konusunda bir başka hak ise boşanmış olduğu eşinin soyadını kullanmaya devam etmek istemesidir. Ancak boşanmış olduğu kocasının soyadını kullanmak istemesi halinde, kocasının soyadını kullanmasında bir menfaatinin olduğunun kanıtlanması ve bu durumun kocaya bir zarar vermeyeceğinin ispatlanması gerekir.
Boşanan kadının kişisel durumu (TMK md 173)
Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.
Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.
Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.
Kadının Aile Konutu Şerhi Hakkı
Evlilik birlikteliği devam ederken veya boşanma davası devam ederken ortak konuta “aile konutu şerhi” koydurulması hakkı da kadının hakları arasında yer alır. Yasal dayanağını ise Türk Medeni Kanunumuzun 194. Maddesi oluşturur.
Aile konutu (TMK md 194)
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.
Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.
Türk Medeni Kanunumuzun 194. Maddesinden de anlaşılacağı üzere aile konutu şerhi diğer haklarda olduğu gibi her iki eşe tanınmış bir haktır. Evlilik birlikteliği devam ederken veya boşanma davası sırasında eşlerden herhangi birisi tarafından aile konutu şerhi talebinde bulunulması halinde söz konusu konut diğer eşin rızası olmaksızın;
- Kiralama şeklinde konut olması halinde kira sözleşmesi feshedilemez
- Ortak konut devredilemez
- Veya aile konutu üzerindeki hakkı sınırlandırılamaz
Boşanmada Kadının Ortak Konutta Oturma Hakkı
Ortak konutta oturma, boşanmada kadının hakları arasında olacak şekilde doğrudan bir düzenleme yoktur. Ancak tedbir nafakasının hukuki dayanağı olan Türk Medeni Kanunumuzun 169. Maddesinde yer alan “geçici önlemler” kapsamında boşanan kadın boşanma davası süresince ortak konutta oturma yönünde bir talepte bulunabilir.
Kadının Koruma Tedbiri Talebinde Bulunma Hakkı
Koruma tedbiri talebinde bulunmak sadece boşanmada kadının hakları arasında yer almaz. Ayrıca evlilik birlikteliği devam ederken de; Fiziksel, ekonomik, psikolojik veya dijital şiddet uygulanması halinde eş şiddetin türüne göre tedbir talebinde bulunabilir. Koruma tedbirleri olarak kabul edebileceğimiz ve uygulamada sık karşılaşılan tedbirler ise genel hatları ile aşağıdaki gibidir.
- Uzaklaştırma kararı
- İletişim kurma yasağı
- Geçici maddi yardım
- Şiddet uygulayan eşe yönelik tazyik hapsi (zorlama hapsi)
Boşanmada Kadının Maddi ve Manevi Tazminat Hakları
Türk Medeni Kanunumuzun 174. Maddesine göre boşanmada kusurlu olan eş, diğer eşin uğramış olduğu tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Bu zararlar maddi zarar şeklinde olabileceği gibi, manevi bir zarar olarak da kendisini gösterebilir.
Maddî ve manevî tazminat (TMK md. 174)
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Boşanmada Kadının Manevi Tazminat Hakkı
Boşanma nedeniyle manevi tazminat yükümlüğünün doğabilmesi için kadının boşanma nedeniyle mevcut ya da beklenen menfaatlerin zedelenmesi gerekir. Örneğin yukarıda da belirttiğimiz gibi evin idaresi veya çocukların akımını üstlenen eş iş hayatından uzak kalarak ileride muhtemel emeklilik hakkını kaybedecek veya çalışmamasına bağlı olarak herhangi bir maddi birikime sahip olamayacaktır. İşte bu gibi durumlarda kadının beklenen menfaatleri zedelenmiş olarak kabul edilebilecektir.
Görüldüğü gibi boşanmada kadının hakları arazsında yer alan maddi tazminat ile asıl amaç kadının boşanma nedeniyle uğramış olduğu / olacağı ekonomik kaybı dengelemektir.
Boşanmada Kadının Manevi Tazminat Hakkı
Tazminat anlamında boşanmada kadının hakları olarak kabul edilen bir başka tazminat türü manevi tazminattır. Manevi tazminat yükümlüğünün doğabilmesi için öncelikle kadının boşanma nedeniyle kişilik haklarının zedelenmesi gerekir. Manevi tazminat ile genel amaç ise boşanmada az kusurlu veya tamamen kusursuz olan eşin yaşamış olduğu üzüntü ve kederin kısmen de olsa giderilmesidir.
ÖNEMLİ NOT: Boşanmada maddi ve manevi tazminat yükümlüğünün doğabilmesi için, tazminat talebinde bulunan eşin diğer eşten daha az kusurlu veya tamamen kusursuz olması gerekir.
Dilerseniz konuyu bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile irdeleyelim. Böylelikle boşanmada kadının hakları daha anlaşılabilir olacaktır.
Boşanmada Maddi ve Tazminatta Kusur Oranının Önemi
Yargılama sürecinde; davalı-davacı vekili yetki itirazında bulunmuştur. Boşanma davalarında kesin yetki kuralı geçerli değildir. Boşanma veya ayrılığa ilişkin davalar eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesine de açılabilir.
(TMK m.168) Bu yerlerden birini tercih davayı açana aittir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davacı-davalı kadının Ankara Sincan’daki baba evinden evlenerek İstanbul Maltepe’de bulunan müşterek haneye geldiği, sonrasında darp olayının gerçekleştiği gün davacı-davalı kadının babası ile iletişim kurularak İstanbul’a gelmesinin sağlandığı, kızını alıp gelin olduğu Sincan’da bulunan adrese getirdiği, davacı-davalı kadının Mernis’teki adres kaydının Ankara Sincan’da bulunan adrese taşındığı, dolayısıyla davacı-karşı davalı kadının yerleşmek niyetiyle bulunduğu yerin Ankara Sincan’da babasının evi olduğu sabit olmakla yetki itirazının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebilir. (TMK m.174/1)
Boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının, davalı-karşı davacı erkekten daha ziyade veya eşit kusuru olmadığı, boşanma sonucunda en azından davalı-karşı davacı erkeğin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmış olup, kadın yararına maddi tazminata hükmedilmesi doğrudur.
Boşanma sebebi ile manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında, boşanma sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gerekir. (TMK m.174/2) Davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda hakareti ve davacı-karşı davalı kadının kolunu kırması ve vücudunun çeşitli yerlerini darp etmesi kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu nedenle kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğrudur.
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile TBK.nun 50 ve 52.maddeleri hükümleri dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları uygundur.
Ağır kusurlu erkeğin tazminat taleplerinin (TMK 174/1,2) reddi isabetli olmuştur.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Davacı-davalı kadının yazdığı mektup içeriği, tüm tanık beyanları, darp vâkıası, adli rapor içerikleri, tüm dosya içeriği değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği sabittir.
Boşanma vukunda müşterek çocuk kendisine tevdii edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve giderlerine katlanmakla yükümlüdür. (TMK m.182)
Kadın yararına yoksulluk nafakası ile çocuk için iştirak nafakası takdirinin doğru olduğu gibi tarafların sabit olan sosyal ve ekonomik durumları, davalı-davacı erkeğin yaşı, çalışabilme gücü, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığında takdir edilen nafaka miktarlarının uygun olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2017 tarih, 2017/828 esas ve 2017/1205 sayılı kararı
Boşanan Kadının Katkı Payı Alacağı Talep Etme Hakkı
Katkı payı alacağı, mal paylaşımına konu olmayan veya kişisel mal niteliğindeki bir malın edinilmesi veya iyileştirilmesi hatta korunmasına yönelik yapılan maddi katkının talep edilmesi şeklinde açılan bir davadır. Daha çok mal rejiminin tasviyesi halinde söz konusu olsa da; Katkı payı alacağı boşanmada kadının hakları arasında yer alır.
Boşanmada Kadının Ücretsiz Avukat Hakkı
Kendisini yargı mercileri önünde avukat (vekil) tarafından temsil ettirme konusunda yeterli maddi imkana sahip olmayan kişilerin adli yardımdan yararlanmaları mümkündür. Ücretsiz avukat talep etme hakkı esasen sadece boşamada kadının hakları arasında yer almaz. Diğer tüm davalarda da gerekli koşulların sağlanması halinde tarafların adli yardımdan yararlanma imkanları vardır.
Adli Yardımdan Kimler Yararlanabilir?
- Yargılama giderlerini karşılamayacak kişiler
- Ekonomik durumu avukat tutmaya elverişli olmayan kişiler
Gerekli Belgeler;
- Fakirlik belgesi
- İkametgah
- Gelir durumunu gösteren belgeler
- Mal varlığına ilişkin belgeler
Yasal Dayanakları İle Birlikte Boşanmada Kadının Hakları (Özet)
| BOŞANMADA KADININ HAKLARI | YASAL DAYANAK |
|---|---|
| Tedbir Nafakası | Türk Medeni Kanunu Md. 169 |
| Yoksulluk Nafakası | Türk Medeni Kanunu Md. 175 |
| İştirak Nafakası | Türk Medeni Kanunu Md. 182 |
| Maddi Tazminat | Türk Medeni Kanunu Md. 174/1 |
| Manevi Tazminat | Türk Medeni Kanunu Md. 174/2 |
| Mal Paylaşımı (Edinilmiş Mallara Katılma) | Türk Medeni Kanunu Md. 218-241 |
| Katkı Payı Alacağı | Türk Medeni Kanunu Md. 227 |
| Değer Artış Payı Alacağı | Türk Medeni Kanunu Md. 227 |
| Ziynet Alacağı | Türk Medeni Kanunu Md. 220 ve Yargıtay içtihatları |
| Aile Konutu Şerhi | Türk Medeni Kanunu Md. 194 |
| Velayet Hakkı | Türk Medeni Kanunu Md. 182, Md. 336-339 |
| Çocukla Kişisel İlişki Kurma Hakkı | Türk Medeni Kanunu Md. 182, Md. 323-324 |
| Velayetin Değiştirilmesi | Türk Medeni Kanunu Md. 183 |
| Nafakanın Artırılması / Azaltılması | Türk Medeni Kanunu Md. 176/4, Md. 331 |
| Soyadı Hakkı (Kadının Bekârlık Soyadını Kullanması) | Türk Medeni Kanunu Md. 173 |
| 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Tedbirleri | Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun |

BOŞANMADA KADININ HAKLARI SIK SORULAN SORULAR
Boşanmada Erkeğin Hakları
Yukarıda boşamada kadının hakları konusunda sıralamış olduğumuz tüm haklar ayrıca yine boşanmada erkeğin hakları arasında yer alır. Türk Medeni Kanunumuz bu konuda bir ayrım yapmamıştır. Örneğin her ne kadar nafaka talebinde bulunan eş kadın olsa da; Gerekli koşulların oluşması halinde kadın eş tarafından erkek eş lehine nafakaya hükmedilmesine karar verilebilir.
Kadın Boşanma Davası Açarsa Erkek Nafaka Öder Mi?
Evet nafaka yükümlülüğünün doğması için boşanma davasını hangi eşin açtığının bir önemi yoktur. Nafaka yükümlüğünün doğması için en önemli koşul, nafaka talebinde bulunan eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmüş olması ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerektiğidir. Bu önemli koşullar oluşması halinde boşanma davasını hangi eşin açtığının yine bir önemi yoktur.
Boşanan Çocuklu Kadının Hakları
Boşanan çocuklu kadının hakları; Velayet hakkı, çocuk ile kişisel ilişki hakkı ve gerekli koşulların oluşması halinde velayetin değiştirilmesi hakkı ile çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin karşılanması için iştirak nafakası olarak örnek gösterilebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma davası açılmasında da yine kadının hakları değişmez. Yukarıda sıralamış olduğumuz tüm bu hakları anlaşmalı boşanmada da kadının talep etme hakkı vardır. Ancak boşanmanın anlaşmalı olarak gerçekleşebilmesi için tüm bu hususların diğer eş tarafından kabul edilmiş olması ve anlaşmalı boşanma protokolü ile resmileştirilmesi gerekir.
Dilerseniz bu konuda daha detaylı bilgilere; “Eşim Evlilik Sözleşmesi İstiyor Ne Yapmalıyım?” başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz.”
Erkek Boşanma Davası Açarsa Kadının Hakları Nelerdir?
Boşanma davasının hangi eş tarafından açıldığının, mal paylaşımı, nafaka, çocuğun velayeti veya maddi ve manevi tazminata bir etkisi yoktur. Yukarıda sıralamış olduğumuz tüm haklar erkeğin de hakları arasında yer aldığı gibi boşanma davasının erkek eş tarafından açılması halinde yine kadının hakları arasında da yer alır.
Çekişmeli Boşanmada Kadının Hakları
Boşanmada kadının hakları konusunda boşanma davasının çekişmeli veya anlaşmalı olarak açılıp açılmadığının bir önemi yoktur. Her iki boşanma davası türünde de (anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma) yukarıda örneklendirmiş olduğumuz haklar kadının ve yine erkeğin hakları arasında yer alır.