
- 1. Velayeti Babada Olan Çocuğun Anneye Gitmek İstememesi Halinde Ne Yapılır?
- 1.1. Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
- 1.1.1. Kişisel İlişki Kurulmasında Çocuğun Üstün Yararı
- 2. Babanın Çocuğu Yönlendirmesi
- 3. Çocuğun Görüşmeyi Reddetmesi
- 4. Velayet Değişikliği Davası
- 4.1. Velayet Değişikliği Davasının Gerekçeleri
- 5. Velayeti Babada Olan Çocuğun Anneye Gitmek İstememesi (Velayet Değişikliği) Emsal Mahkeme Kararı
- 6. Çocuk İle Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi Davası
- 7. Velayeti Babada Olan Çocuğun Anneye Gitmek İstememesi (Özet)
- 8. Velayet Değişikliği Davası Dilekçe Örneği
- 9. SIK SORULAN SORULAR
- 9.1. Velayeti Babada Olan Çocuğun Şehir Dışına Çıkışı
- 9.2. Çocuk Tesliminde Çocuğun Gitmek İstememesi
- 9.3. Çocuğu Göstermeyen Velayeti Kaybeder Mi?
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi gerekli tedbirlerin alınmaması halinde “çocuk ile kişisel ilişkinin engellenmesi” sonucunu doğurabilecektir.
Boşanma davalarında velayet belirlenirken zaman zaman çocuğun görüşü de alınmaktadır. Ancak her durumda velayet belirlenirken çocuğun üstün menfaati dikkate alınır. Kişisel ilişki gün, saat ve süreleri de belirlenirken yine çocuğun üstün menfaati dikkate alınır.
Velayeti babada olan çocuğuna anneye gitmek istememesi veya tam tersi şekilde velayeti annede olan çocuğun babaya gitmek istememesi çocuğun üstün menfaati gereği önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Benzer durumlarda her iki ebeveynin de takip etmesi gereken farklı hukuki yollar vardır.
Velayeti Babada Olan Çocuğun Anneye Gitmek İstememesi Halinde Ne Yapılır?
Türk Medeni Kanunumuzda velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi halinde takip edilmesi gereken hukuki yollar hakkında detaylı bir düzenleme yapılmamıştır. Bu gibi durumlar genellikle Türk Medeni Kanunumuz ile Çocuk Koruma Kanununda yer alan hükümler dikkate alınmaktadır.
Çocuğun mahkemece belirlenmiş kişisel ilişkiyi reddetmesi veya velayet sahibi olmayan diğer ebeveyn ile görüşmek istememesi halinde hak ve yükümlülüklerimizi belirleyebilmemiz için dilerseniz bu konuda bize yol gösterici nitelikteki kanuni düzenlemeleri inceleyelim.
- Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri adresi; Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir. (TMK 21/2)
- Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirebileceğini her ihtar eder. (TMK 182/2)
- Anne ve babadan her biri velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. (TMK 323)
- Anne ve babadan her biri diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. (TMK 324/1)
- Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. (TMK 324/2)
- Velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. (TMK 324/3)
Görüldüğü gibi velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi halinde takip edilmesi gerekilen doğrudan bir düzenleme bulunmasa da velayet ilişkisinin düzenlenmesi ve devamında çocuk ile kişisel ilişki kurulması belirli hukuki kurallara bağlanmıştır. Bu hükümlere aykırılık çocuğun velayetinin değiştirilmesine (velayet değişikliği davası) zemin hatırlayabilecektir.
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi doğrudan çocuk ile kişisel ilişki kurulması ile ilgili bir durumdur. Çocuk ile kişisel ilişki kurulması da yine ülkemizde de geçerli olan ve uluslararası bir hukuk kuralı haline gelmiş çocuğun üstün yararı ilkesi ile yakından ilgilidir. Bu nedenle hukuki açıdan çocuğun üstün yararı ilkesi hakkında bilgi sahibi olmamız konumuzu daha anlaşılabilir kılacaktır.
Kişisel İlişki Kurulmasında Çocuğun Üstün Yararı
Çocuğun üstün yararı sadece daha iyi, sağlıklı, fiziksel ve psikolojik gelişimine uygun ortamın belirlenmesi ile sağlanmaz. Ayrıca çocuğun velayet sahibi olmayan diğer ebeveyn ile bağlarının tamamen koparılmaması psikolojik gelişimi için önemlidir.
Öncelikle velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesinin nedenleri araştırılmalıdır. Bu durumda ise genellikle iki farklı neden söz konusu olur. Ancak her iki durumda da velayet sahibi ebeveyn ile velayet sahibi olmayan ebeveynin (anne) takip etmesi gereken hukuki yollar farklıdır.
Babanın Çocuğu Yönlendirmesi
Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi ve ayrıca Türk Medeni Kanunumuzun 324. Maddesinin 1. Cümlesinden de anlaşılacağı gibi velayet sahibi olan eş velayet sahibi olmayan diğer ebeveynin çocuk ile kişisel ilişki kurmasını engellemesi söz konusu olmamalıdır.
Velayet sahibi eşin yönlendirmeleri nedeniyle velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi söz konusu olması halinde yine Türk Medeni Kanunumuzun 324. Maddesi son cümlesinde yer alan hüküm gereği velayet değişikliği davası ile velayetin değiştirilmesi talep edilebilir. Unutmamak gerekir ki; çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı boşanmada kadının hakları arasında yer alır.
Çocuğun Görüşmeyi Reddetmesi
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi, çocuğun görüşmeyi reddetmesi ile söz konusu olması halinde velayet sahibi olmayan yani annenin kişisel ilişkiyi zedeleyen davranışları nedeniyle söz konusu olabilecektir.
Velayet sahibi eş yani baba tarafından yukarıda belirtmiş olduğumuzun aksine bir yönlendirme olmamasına rağmen çocuğun anne ile görüşmek istememesinin deneleri araştırılır. Böylesi bir durumda ise velayet sahibi olan eş daha önce yine mahkeme kararı ile düzenlenmiş bu kişisel ilişkinin tekrar düzenlenmesini hatta tamamen kaldırılmasını mahkemeden talep etme hakkına sahiptir.
Boşanma davasında velayet, velayet değişikliği davası veya çocuk ile kişisel ilişki kurulması // kaldırılması / değiştirilmesi davalarında da her zaman çocuğun üstün yararı dikkate alınır. Çocuğun psikolojik gelişimi ile yakından ilgili olması nedeniyle bu gibi davalarda genellikle uzman pedagog ve psikolog görüşünden yararlanılır. Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesinin altında yatan nedenler de ancak bu şekilde belirlenebilir. Babanın çocuğu yönlendirmesi veya herhangi bir yönlendirme olmaksızın çocuğun anne ile görüşmeyi reddetmesi halinde takip edilmesi gereken hukuki yollar da değişiklik gösterir.
Velayet Değişikliği Davası
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi babanın yönlendirmesi ile gerçekleşmesi ile söz konusu olması halinde Türk Medeni Kanunumuzun 324. Maddesine aykırılık teşkil edebilecektir. Bu aykırılık velayet değişikliği davasının konusu olabilecek bir durumdur.
Velayet Değişikliği Davasının Gerekçeleri
- Çocuğun üstün yararına aykırılık
- Çocuk ile kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi
- Çocuğun bakımı ile yeteri kadar ilgilenememesi
- Çocuğun sağlığının aksatılması
- Velayet sahibindeki psikolojik rahatsızlıklar
- Çocuğun eğitiminin aksatılması
- Şiddet, kötü muamele veya istismar
- Velayet sahibinin kötü alışkanlıkları (alkol – uyuşturucu bağımlılığı gibi)
- Velayet sahibinin uzun süreli hapis cezası alması
Velayet değişikliği davalarına sık neden olan durumlar genellikle yukarıdaki nedenlerdir. Görüldüğü gibi çocuk ile kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi de bu nedenler arasında yer almaktadır. Unutmamak gerekir ki; Bu engellemenin fiziki olarak gerçekleşmesi zorunlu değildir. Babanın çocuğa psikolojik veya sözlü baskıları da kişisel ilişkinin kurulmasının engellenmesi kapsamında değerlendirilir.
Dilerseniz konuyu bir yargı kararı ile pekiştirelim. (Yazımızın sonunda paylaşacağımız velayet değişikliği dava dilekçesi örneğini incelemeniz de daha yararlı olacaktır.)
Velayeti Babada Olan Çocuğun Anneye Gitmek İstememesi (Velayet Değişikliği) Emsal Mahkeme Kararı
Somut olayda; dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmaları davalıya bizzat tebliğ edilmiş, tahkikat duruşması da usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davalının, yargılamanın gıyabında yapıldığı, tarafına tebligat yapılmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde değildir.
Ancak velayet değişikliği ile fer’i niteliğindeki iştirak nafakası davası kamu düzenine ilişkin olup re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Dava dilekçesi, yargılamada toplanan deliller, uzman raporları içeriğine göre, davalı annenin velayet görevini yerine getirmediği, ihmal ettiği veya kötüye kullandığı, velayetin değiştirilmesi için yasal koşulların oluştuğu iddia ve ispat edilmemiştir. Gerek davacı tanıklarının beyanları, gerek uzman raporlarındaki açıklamalarda annenin velayet görevini yerine getirmesiyle ilgili olumsuzluk içeren, somut görgüye dayalı bir beyan ve tespit bulunmamaktadır.
Müşterek çocuğun ise uzman tarafından alınan beyanı ile duruşmada alınan beyanları çelişkilidir. Mahkemece, bu çelişki giderilmediği gibi üzerinde durulmaksızın, soyut, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüştür. Davacının yeni evliliğinden ikiz çocukları olduğu, yeni eşin ilk evliliğinden olan çocuğun da davacı ve eşiyle kaldığı anlaşılmaktadır.
Müşterek çocuğun duruşmadaki beyanından, etki altında kaldığı, uzmanla yaptığı görüşmedeki beyanının daha ayrıntılı ve samimi olduğu görülmektedir. Kaldı ki, çocuğun dava tarihini içerir şekilde, son 1 yıldır anneyle kalmakta olduğu dosya kapsamıyla sabittir. İştirak nafakasının kaldırılması talebinin kabulüne yönelik kararda, herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gibi kabule göre de, kaldırma kararının hangi tarihten itibaren geçerli olduğunun belirtilmemesi hatalıdır.
Velayet değişikliği davasında, tarafların ekonomik sosyal durumları ve çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilmelidir.
Mevcut dosya kapsamı, yasal mevzuat ile çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince, yasal koşulları oluşmayan velayet değişikliği ve iştirak nafakasının kaldırılması davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasa ile maddi gerçeğe aykırı görülmüştür. Bu nedenlerle davalının esasa ilişkin istinaf talebi yerindedir.
Çocuk İle Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi Davası
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi yukarıda da belirttiğimiz gibi çocuğun kendi iradesine dayanabilmektedir. Babanın bir yönlendirmesi olmaması halinde çocuğun herhangi bir ebeveyni ile görüşmek istememesinin altında genellikle burada görmüş olduğu şiddet veya baskı gibi çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek davranışlar yatmaktadır. Bu durumda velayet sahibi olan ebeveynin, velayet sahibi olmayan ebeveyn ile çocuğun görüşmeye zorlaması, çocuğun üstün yararı ile bağdaşmaz.
Ancak TMK 324 maddesi uyarınca mahkemece daha önce çocuk ile kişisel ilişki kurulması yönünde bir karar verilmiş olması durumu göz önüne alındığında her ne kadar çocuğun kendi iradesi ile bu görüşmeyi reddetmiş olmuş olmasına rağmen bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılmaması halinde velayet sahibi eşin “çocuk ile kişisel ilişkinin engellenmesi” iddiası altında kalabilmesi muhtemeldir.
Bu durumda ise velayet sahibi olan ebeveyn mahkeme başvurarak kişisel ilişkinin düzenlenmesi veya durumun ciddiyeti dikkate alınarak tamamen kaldırılmasını talep edebilecektir.
Velayeti Babada Olan Çocuğun Anneye Gitmek İstememesi (Özet)
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi konusunda yukarıda vermiş olduğumuz bilgileri özetlemek gerekirse; çocuğun babanın baskısı veya yönlendirmesi ile anneye gitmek istememesi durumunda çocuk ile kişisel ilişkinin önlenmesi sonucu doğabilecektir. Bu durumda ise annenin velayetin değiştirilmesi davası açabilmesi mümkün hale gelir.
Velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesinin altında annenin kusurlu hareketleri bulunması durumunda ise velayet sahibi olan baba bu kişisel ilişkinin mahkeme takdiri doğrultusunda kısıtlanmasını veya tamamen kaldırılmasını talep etmesi mümkündür.
Velayet Değişikliği Davası Dilekçe Örneği
… AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
DAVACI : Davacı Açık Kimlik Bilgileri
T.C. No : …
Adres : …
Vekili : …
DAVALI : Davalı Açık Kimlik Bilgileri
T.C. No : …
Adres : …
DAVA KONUSU : Müşterek çocuğun velayetinin değiştirilmesi talebi
AÇIKLAMALAR :
- Yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı olan davalı ile … mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararı ile boşanmış bulunmaktayız. Boşanma sonrasında müşterek çocuğumuz olan … yaşındaki …’in velayeti davalı babaya bırakılmıştır.
- Mahkemece velayet konusunda karar verilirken ayrıca haftanın belirli gün ve saatlerinde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir.
- Davalı … çocuk ile kişisel ilişki kurmamı engellemek amacıyla çocuğa telkinlerde ve yönlendirmelerde bulunmaktadır. Bu gibi yönlendirmeler ve davalı eşin baskısından dolayı ortak çocuğumuz mahkeme kararına rağmen tarafımla kişisel ilişkiyi zaman zaman reddetmektedir. Bu durumda çocuğun psikolojik olarak gelişimini de ayrıca olumsuz etkilemektedir.
- Ortak çocuğumuz ile yapmış olduğumuz görüşmelerde görüşmek istememesinin babasının yönlendirmesi ile olduğunu beyan etmiştir. Tarafımın çocuğun üstün yararına yönelik bir olumsuz davranışım bulunmamakla beraber çocuğun bu tutum ve davranışları tamamen babasının yönlendirmesine dayanmaktadır.
- Çocuğun üstün yararının belirlenmesinde temel etkenlerden birisi çocuğun her iki ebeveyni ile bağlarının koparılmamasıdır. Aksine bir davranışın çocuğun psikolojik ve sosyal hatta duygusal gelişimini olumsuz etkileyeceği konusunda herhangi bir kuşku yoktur.
- Velayet sahibi olan eş ile bu konuda gerekli görüşmeler yapılmış olmasına rağmen herhangi bir netice alınamamış olduğundan Türk Medeni Kanunumuzun 324 ve devamı maddeleri uyarınca velayet görevini kötüye kullanan eş lehine bulunan velayetin değiştirilmesi davası açılması zorunlu hale gelmiştir.
- Bu konuda mahkemenizce gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması ve gerek görülmesi halinde bu konuda uzman psikolog görüşünün alınmasına müteakip çocuğun velayetinin anneye verilecek şekilde değiştirilmesi talep edilmektedir.
HUKUKİ DAYANAKLAR : Türk Medeni Kanununun 182, 183, 324 ve devamı maddeleri
DELİLLER : Boşanma ilamı, çocuk ile kişisel ilişki kararı, tanık beyanları, sosyal inceleme raporları ve bilirkişi incelemesi
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı;
- Müşterek çocuğumuz … velayetinin davalı babadan alınarak tarafıma verilmesine,
- Yargılama giderleri, dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
Karar verilmesi arz ve talep olunur.
DAVACI
iMZA
SIK SORULAN SORULAR
Velayeti Babada Olan Çocuğun Şehir Dışına Çıkışı
Velayeti babada olan çocuğun şehir dışına çıkarılması kural olarak babanın velayet hakkı kapsamında değerlendirilen bir durumdur. Ancak bu durum çocuğun üstün yararına aykırı olmamalıdır. Ayrıca anne ile kurulan kişisel ilişki günlerini engelleyecek şekilde hareket edilmesi hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir. Sürekli şehir değişikliği veya annenin görüş hakkını engelleyen taşınmalar velayet değişikliği davasına konu olabilir.
Çocuk Tesliminde Çocuğun Gitmek İstememesi
Çocuğun kişisel ilişki kapsamında diğer ebeveyne gitmek istememesi durumunda öncelikle bunun nedeni araştırılır. Çocuğun gerçekten kendi iradesiyle mi yoksa ebeveyn baskısıyla mı böyle davrandığı uzman desteğiyle incelenebilir. Mahkemeler bu süreçte çocuğun üstün yararını esas alır. Gerekirse pedagog veya psikolog desteği sağlanarak kişisel ilişki yeniden düzenlenebilir.
Çocuğu Göstermeyen Velayeti Kaybeder Mi?
Velayet sahibi olan ebeveynin mahkeme tarafından çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına yönelik bir karar bulunmasına rağmen, velayet sahibi olmayan eş aleyhine çocuk ile bu ilişkinin kurulmasının engellenmesi velayet değişikliğine neden olabilecek bir durumdur.