
- 1. Önödeme
- 2. TCK 75 Maddesi Uyarınca Ön Ödeme İhtarının Yapılmamış Olması
- 3. TCK 75 Ön Ödeme Miktarının Hesaplanması
- 4. 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet TCK 75 Maddesi Kapsamındadır
- 5. TCK 75 ve 6136 Sayılı Yasanın 13/4 Maddesi Ön Ödeme Kapsamındadır
- 6. TCK 75 Ön Ödeme Miktarı
- 7. Hayvanın Tehlike Yaratacak Şekilde Serbest Bırakılması TCK 75
- 8. TCK 75 Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
- 9. TCK 75 Ruhsatsız Mermi Bulundurma
- 10. 6136 sayılı Kanunun 13/1 TCK 75 Maddesi Uyarınca Ön Ödemeye Tabidir
- 11. Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması ve TCK 75
- 12. Orman Kanununa Muhalefet ve TCK 75
- 13. Mudat Sayıdaki Mermileri Bulundurma Suçu ve TCK 75
- 14. Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma TCK 75 Maddesi
- 15. Kooperatif Yönetim Kurulu Toplantısının Yapılmaması TCK 75
- 16. Orman Kanununa Muhalefet ve TCK 75 Maddesi
- 17. Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu ve TCK 75
- 18. İzinsiz Ağaç Kesmek TCK 75 Maddesi
Önödeme
TCK 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci maddenin birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
c) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan suç,
d) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
TCK 75 Maddesi Uyarınca Ön Ödeme İhtarının Yapılmamış Olması
- Erzurum BAM – 5. Ceza Dairesi
- Esas No.:2018/4110
- Karar No.:2019/775
- Karar tarihi:16.04.2019
- Karar Özeti: TCK 75 maddesi uyarınca ön ödeme ihtarının usulünce yapılmamış olması
- TCK 75
- Ön Ödeme
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 11/12/2018 tarihli 2018/4110 Esas sayılı, CMK’nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına dair kararı üzerine Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianame: Muş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12/03/2015 tarih ve 2014/3658 Soruşturma, 2015/464 Esas, 2015/373 İddianame sayılı iddianamesi ile sanığın 1163 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği iddiasıyla 1163 sayılı Kanunun 45 ve Ek 2. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Savunma:
Sanık İlk Derece Mahkemesinde Alınan Savunmasında:“Ben 2010 yılında F1 Konut Yapı Kooperatifine Yönetim Kuruluna seçildim. 2013 yılındaki genel kurul toplantısını yaptık. Kooperatifimiz 2012 yılında tasfiye sürecine girince artık genel kurul toplantısı yapılmayacağını düşündüğümüzden 2014 yılındaki genel kurul toplantısını yapmadık. Kat maliklerine tapularını teslim ettik. Kasıtlı olarak genel kurulu toplantıya çağırmamam söz konusu değildir. Öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin hakkımda uygulanmasına karar verilmesini talep ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Delilleri: Muş Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 19/08/2014 tarihli 2802 sayılı suç duyurusu yazısı ve ekleri, iddianame, nüfus ve sabıka kayıtları, savunmalar ile tüm dosya kapsamı.
İlk Derece Mahkemesi Hükmü: Sanığın üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle eylemine uyan 1163 sayılı Kanunun 45.maddesi atfıyla Ek 2. maddesi, TCK’nın 62/1, 53, 52/2, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf Aşamasında, Sanık Talimat Yoluyla Alınan Savunmasında:”Muş’ta F1 Yapı Kooperatifi üyesi olduğum dönemde, senede bir defa yapılması zorunlu olan genel kurul toplantısı, kooperatif tasfiyeye girdiğinden dolayı diğer kooperatif üyeleri ile birlikte alınan bir karar ile toplantının yapılmamasına karar verdik. Bu toplantıyı yapmadığımız için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü hakkımızda tutanak tutmuştur. Bununla ilgili yasada belirtilen bir para cezası hükmü uygulanmıştır. 1,212,65 TL tutarındaki bu cezayı 21/01/2019 tarihi ile yatırmış bulunmaktayım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Esas Hakkındaki Mütalaası:
Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/05/2018 tarih ve 2015/192 Esas ve 2018/524 Karar sayılı kararı hakkında Sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; sanık hakkında verilen kararın değerlendirilmesi amacıyla 5271 sayılı Kanunun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesince sanık K1’a 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun ek 2 maddesindeki suçtan dolayı TCK 75. maddesi uyarınca yapılan ön ödeme ihtarının sanığın soruşturma veya kovuşturma aşamasında bildirdiği adreslerden birine tebliğ edilmediği, bu nedenle yeniden yargılama yoluna gidildiği ve usulüne uygun ön ödeme tebliğinin yapılması neticesinde sanığın önödeme ihtarına uyarak gerekli ödemeyi yaptığı anlaşıldığından,
Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/05/2018 tarih ve 2015/192 Esas ve 2018/524 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanık hakkında 1163 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan açılan kamu davasının TCK 75 ve CMK’nın 223/8 maddeleri uyarınca ön ödeme nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütaala edilmiştir.
Dairemizce Yapılan Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Sanık K1’ın Muş ilinde faaliyet gösteren tasfiye halindeki S.S. F1 Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olduğu, Muş Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 19/08/2014 tarihli ihbar yazısına konu edildiği üzere 30/06/2014 tarihine kadar tasfiye halinde S.S. F1 Konut Yapı Kooperatifinin olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı, bu suretle sanığın üzerine atılı 1163 Sayılı Kanun’a Muhalefet (Kooperatif genel kurulunu olağan toplantıya çağırmamak) suçunu işlediği anlaşılmış, sanığın ön ödeme ihtarı doğrultusunda 1.212,65 TL’yi maliye hazinesine ödediği görülmüştür.
Sanık K1 hakkında İlk Derece Mahkemesi Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesince 23/05/2018 tarih, 2015/192 Esas ve 2018/524 Karar sayılı kararı ile 1163 Sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik CMK’nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmesi ve Dairemizce davanın yeniden görülmesi kararı üzerine yapılan duruşma ve yargılaması sonucunda, istinaf başvurusunda bulunan sanık K1’a 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2 maddesindeki suçtan dolayı TCK 75. maddesi uyarınca yapılan ön ödeme ihtarının sanığın soruşturma veya kovuşturma aşamasında bildirdiği adreslerinden birine tebliğ edilmediği, bu nedenle sanığın ihtarattan haberdar olmadığı ve ödeme yapamadığı anlaşıldığından, sanığın bildirdiği veya tespit edilecek adresine usulüne uygun ön ödeme tebliğinin yapılmamasının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına karar verilmiş, her ne kadar sanık K1 hakkında ilk derece mahkemesince 1163 Sayılı Kanun’a muhalefet (Kooperatif genel kurulunu olağan toplantıya çağırmamak) suçunu işlediği sabit olduğundan bahisle eylemine uyan 1163 Sayılı Kanun’un ek-2. maddesi gereğince adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü verilmiş ise de, suç tarihinden sonra yapılan değişiklikle sanığın eyleminin 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK 75/1. maddesi gereğince ön ödemeye tabi olması ve TCK 75/1-3 maddesi gereğince dairemizce duruşma açılarak, davanın yeniden görülmesi kararı üzerine yapılan yargılamada yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak çıkarılan önödeme bildirimine uyarak sanığın ön ödeme para cezası miktarını yargılama giderleri ile birlikte ödeyerek, makbuzunu da dosyaya sunduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının TCK 75/1-3 ve CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince ön ödeme nedeniyle düşürülmesine, TCK 75/7. maddesi gereğince sanık hakkında verilen düşme kararının bunlara mahsus sisteme kaydedilmesi için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine, sanığın ilk derece yargılama giderlerini ön ödeme emri üzerine ödediği anlaşılmakla sanıktan yargılama giderleri alınmasına yer olmadığına, ilk derece mahkemesi hüküm tarihi ile Dairemiz karar tarihi arasındaki yargılama masraflarının CMK’nın 325/3. maddesi gereğince kamu üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde istinaf hükmü kurulmuştur.
İSTİNAF HÜKMÜ:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Sanık FUAT IŞIK hakkında İlk Derece Mahkemesi Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesince 23/05/2018 tarih, 2015/192 Esas ve 2018/524 Karar sayılı kararı ile 1163 Sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik CMK’nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmesi ve Dairemizce davanın yeniden görülmesi kararı üzerine yapılan duruşma ve yargılaması sonucunda hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmü KALDIRILARAK; aşağıdaki şekilde YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA;
B-1-Her ne kadar sanık K1hakkında ilk derece mahkemesince 1163 Sayılı Kanun’a muhalefet (Kooperatif genel kurulunu olağan toplantıya çağırmamak) suçunu işlediği sabit olduğundan bahisle eylemine uyan 1163 Sayılı Kanun’un ek-2. maddesi gereğince adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü verilmiş ise de, sanığın eyleminin 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK 75/1. maddesi gereğince önödemeye tabi olması ve TCK 75/1-3 maddesi gereğince yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak çıkarılan önödeme bildirimine uyarak önödeme para cezası miktarını yargılama giderleri ile birlikte ödeyerek dosyaya makbuzu sunduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının TCK 75/1-3 ve CMK’nın 223/8 madeleri gereğince önödeme nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-TCK 75/7. maddesi gereğince sanık hakkında verilen düşme kararının bunlara mahsus sisteme kaydedilmesi için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine,
3-Sanığın ilk derece yargılama giderlerini ön ödeme emri üzerine ödediği anlaşılmakla sanıktan yargılama giderleri alınmasına yer olmadığına,
4-İlk derece mahkemesi hüküm tarihi ile Dairemiz karar tarihi arasındaki yargılama masraflarının CMK’nın 325/3. maddesi gereğince kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanık ve müşteki kurumun yokluğunda, Cumhuriyet savcısı K2’nun huzurunda ve mütalaaya uygun olarak CMK’nın 286. maddesi gereğince kesin olmak üzere, 16/04/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
TCK 75 Ön Ödeme Miktarının Hesaplanması
- Samsun BAM – 5. Ceza Dairesi
- Esas No.:2017/1298
- Karar No.:2017/2236
- Karar tarihi:13.12.2017
- Karar Özeti: TCK 75 maddesi uyarınca ön ödeme miktarının hesaplanması
- TCK 75
- Ön Ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
CUMHURİYET SAVCISI: K5 N1
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Erbaa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 04/05/2017
NUMARASI: 2016/417 (E) ve 2017/173(K)
KATILAN: ERBAA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av. K1
SANIK: K2,K3 ve K4 oğlu, 20/10/1977 NİKSAR doğumlu, TOKAT, NİKSAR, Gökçeli Beldesi mah/köy nüfusunda kayıtlı, A1 adresinde oturur.
SUÇ: 6831 sayılı Kanuna Muhalefet
SUÇ YERİ ve TARİHİ: Erbaa-15/10/2016
İLK DERECE MAHKEMESİNİN
HÜKMÜ: Düşme
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA
BULUNAN ve TARİHİ: Katılan vekili-22/05/2017
KARAR TARİHİ: 13/12/2017
Sanık hakkında duruşmalı yapılan istinaf yargılaması sonucunda;
A)İDDİA
Sanık hakkında 6831 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan 6831 sayılı Kanunun 108/1, TCK’nun 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması, suça konu orman emvallerinin TCK’nun 54.maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi talebi ile, Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2016 tarihli, 2016/800 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmıştır.
B) SAVUNMA:
Sanık aşamalardaki savunmasında, koyun otlattığı esnada kesilmiş olarak bulunan odunları alarak yayla evine getirdiğini, eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Erbaa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/417 esas, 2017/173 karar ve 04/05/2017 tarihli kararı ile; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK 75.maddesine göre atılı suçun ön ödeme kapsamına alınan suçlardan olması sebebiyle, usulüne uygun olarak sanığa ön ödeme ihtaratında bulunulduğu, sanığın yasal süresi içerisinde ihtarata uyarak belirlenen miktarı ödeyip makbuzu dosyaya ibraz ettiği ve davanın ön ödeme nedeni ile 5271 sayılı Kanunun 223/8.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
D)DELİLLER:
15/10/2016 tarihli suç tutanağı, muhafaza altına alma tutanağı, olay yeri tutanağı, tazminat raporu, keşif tutanağı, bilirkişi raporu ile sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtları.
E) İSTİNAF BAŞVURU GEREKÇESİ:
Katılan vekili 22/05/2017 tarihli istinaf dilekçesinde, nakledilen emvale ait dip köklerinin tespit edilmesi ve sanık hakkında ağaç kesme suçundan iddianame düzenlenmiş olmasına rağmen 6831 sayılı Kanunun 108.maddesi uyarınca ön ödeme nedeniyle düşme kararı verilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
F) C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
“Sanığın eylemine uyan 6831 sayılı Kanun’un 108/1. maddesinde tanımlanan suç karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12/2. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesine eklenen aynı maddenin 6. fıkrası gereğince önödemeye bağlı hale getirilmiş olup anılan madde gereğince 30 gün hapis karşılığı 900 TL, 5 gün adli para cezası karşılığı 100 TL ve yargılama gideri olarak 443,89 TL olmak üzere toplam 1.443,89 TL yerine 742,20 TL olarak eksik ön ödeme bildiriminde bulunulması,
Yasaya aykırı olduğundan hükmün kaldırılması,
Sanığın ilave yargılama giderleri ile birlikte fark 701,69 TL miktarı ödemesi için yapılan ön ödeme önerisine uyarak makbuzunu dosyaya sunduğu anlaşıldığından hakkında açılmış bulunan kamu davasının TCK 75/3. maddesi gereğince düşürülmesine, suça konu orman emvallerinin TCK’nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine” karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
G)DAİREMİZİN KABULÜ ile GEREKÇESİ:
Oluşa, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, özellikle 15/10/2016 tarihli suç tutanağına göre, sanığın eyleminin 6831 Sayılı Kanunun 108/1.maddesindeki suçu oluşturduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK 75.maddesine göre sanığa atılı suçun ön ödeme kapsamına alınan suçlardan olması sebebiyle, ilk derece mahkemesince sanığa ön ödeme ihtaratında bulunulduğu, sanığın yasal süresi içerisinde ihtaratta belirtilen miktarı ödeyip makbuzunu dosyaya ibraz ettiği anlaşılıyor ise de;
6831 sayılı Orman Kanununun 108/1.maddesinde yazılı hapis cezasının alt sınırı olan 1 ay hapis cezasının (gün karşılığı olarak 30 günün), 6763 Kanun ile değişik TCK 75/1-b maddesi gereğince 1 günü 30 TL’den hesap edilmek üzere 900 TL, atılı suçun kanunda öngörülen adli para cezasının alt sınırı olan 5 günün, 6763 Kanun ile değişik TCK 75/1-c ve 52.maddeleri gereğince 1 günü 20 TL’den hesap edilmek üzere 100 TL, yargılama gideri 443,89 TL olmak üzere toplamı 1.443,89 TL olarak yapılması gerekirken ilk derece mahkemesince hesap hatası sonucu 742,20 TL olarak ihtarda bulunulduğu, Dairemizce sanığa eksik olan 701,69 TL önödeme meblağını yatırması hususunda ihtaratta bulunulduğu, sanığın ön ödeme önerisine uyarak eksik kalan kısmı maliye hazinesine yatırdığı ve makbuzu dosyaya ibraz ettiği anlaşılmış ve katılan vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü diğer hususlarında yerinde görülmemesi nedeniyle, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Katılan vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Erbaa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2017 tarih, 2016/417 esas, 2017/173 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
B) 1-Her ne kadar sanık hakkında 6831 Sayılı Kanunun 108/1.maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun ile Değişik TCK 75.maddesine göre sanığın üzerine atılı suçun ön ödeme kapsamına alındığı ve sanığın yapılan bildirim sonrasında yasal süre içerisinde ödemesi gereken miktarı ilgili Maliye Veznesine yatırıp, makbuzunu ibraz ettiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2-Yargılama giderlerinin ön ödeme ile birlikte sanık tarafından ilgili Maliye Veznesine yatırıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Düşme kararının TCK 75/7.maddesi gereğince bunlara mahsus sisteme kaydına,
Dair; sanığın yüzüne karşı, katılan vekilinin yokluğunda; C.Savcısının huzuru ile, CMK’nın 286.maddesi gereğince mütalaya uygun oy birliği ile ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2017
6136 Sayılı Yasaya Muhalefet TCK 75 Maddesi Kapsamındadır
- İstanbul BAM – 17. Ceza Dairesi
- Esas No.:2017/2783
- Karar No.:2018/1674
- Karar tarihi:25.06.2018
- Karar özeti; 6136 Sayılı Yasanın 13/4 maddesinin TCK 75 maddesi uyarınca ön ödeme kapsamında suçlardan olduğu
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ferizli Asliye Ceza Mahkemesi
SANIK: K1, K2 ve K3 oğlu, 01/01/1992 KARASU doğumlu, A1 mah/köy nüfusunda kayıtlı. A2 adresinde oturur. TC Kimlik No:N1
SUÇ:Yasak Mermi Bulundurma
SUÇTARİHİ: 08/08/2014
HÜKÜM: Mahkumiyet
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA
BULUNAN : C. Savcısı K4
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK’nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK’nun 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre C. Savcısı’ nın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında 6136 sayılı yasanın 13/4. maddesinde düzenlenen Yasak Mermi Bulundurma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, iddianame anlatımında, hakkında Uyuşturucu Madde Ticaret Yapma suçu ile ilgili yürütülen Ferizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/583 nolu Soruşturma dosyası kapsamında 08/08/2014 günlü Ferizli Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/21 D. İş sayılı arama kararına istinaden yapılan arama sonucunda evin yatak odasındaki yatağın sağ köşesinde bulunan sandığın içerisindeki kutuda Ferizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/46 sırasında emanete kayıtlı 13 adet MKE yapımı 7,65 mm çapında fişek ve aynı kutu içerisinde 4 adet uzun namlulu silahlara ait fişek ele geçirildiği,
Ferizli Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/309 Esas, 2015/426 Karar sayılı 04/11/2015 günlü kararı ile kovuşturma sırasında mermiler hakkında daha önceden 6136 Sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı konusunda rapor aldırılmamış olduğundan mahkemece mermiler duruşma sırasında getirtilerek incelendiğinden kullanılabilir vaziyette oldukları, 2 kalaşkinof, 2 G3 mermisi olduğu, 13 adedinin de tabanca mermisi olduğunun tespit edilerek sanığın 6136 Sayılı Yasanın 13/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde sanığın Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/332 esas, 2017/16 karar sayılı ilamı nedeniyle kasıtlı bir suç işlemiş olduğunun ihbarı üzerine Ferizli Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/42 esas, 2017/100 sayı 21/06/2017 günlü kararı ile Hükmün Açıklanmasına karar verildiği, hükmün süresinde C. Savcısı tarafından sanık hakkında TCK 53 maddesinin uygulanmaması ve TCK 52/4 maddesi uygulaması sırasında adli para cezasının taksitlendirildiğinden bahsedilmeksizin hüküm kurulması nedeniyle süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi 08/08/2014 olduğu halde HAGB ve Açıklama Hükmünde karar yerinde 01/08/2014 gösterilmiş olması mahkemece yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Ancak;
Sanık üzerine atılı Yasak Mermi Bulundurma suçunun hükümden önce 02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı kanunun 12. maddesi ile değişik TCK 75. maddesi uyarınca sanığın eylemine uyan suçun temas ettiği 6136 sayılı yasanın 13/4. madde ve fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınmaksızın sanığın 6136 Sayılı Yasanın 13/4, TCK 62, 52/2 maddeleri uygulaması sonucu 25 gün hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Dairemizce 02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı kanunun 12. maddesi ile değişik TCK 75. maddesi uyarınca sanığın eylemine uyan suçun temas ettiği 6136 sayılı yasanın 13/4. madde ve fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığından sanığa ön ödeme ihtaratında bulunulması üzerine sanığın TCK 75/1 maddesi gereğince belirlenen ön ödeme miktarını yargılama giderleri ile birlikte ihtar edilen süre içinde 08/06/2018 gün ve 2141 seri sıra nolu alındı belgesi ile Sakarya Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’ ne yatırdığı anlaşıldığından Ferizli Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/42 esas, 2017/100 karar sayılı mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve açılan kamu davasının TCK 75/2 ve 3 maddeleri ile CMK’nun 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekmekle,
Kanuna aykırı, C. Savcısı’ nın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK’nun 280/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun aynı maddesi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Sanık hakkında Ferizli Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2017 tarih 2017/42 esas 2017/100 karar sayılı kararı ile Yasak Mermi Bulundurma suçundan 6136 sayılı yasanın 13/4. maddesi gereğince verilen 25 gün hapis 500.-TL adli para cezasına ilişkin kararın CMK’nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Hüküm fıkrasına,
“Her ne kadar sanık hakkında Yasak Mermi Bulundurma suçundan 6136 Sayılı Yasanın 13/4 maddesi gereğince hükümlülüğüne karar verilmiş ise de; atılı suçun hükümden önce 02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı kanunun 12. maddesi ile değişik TCK 75. maddesi uyarınca sanığın eylemine uyan suçun temas ettiği 6136 sayılı yasanın 13/4. madde ve fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı, sanığın TCK 75/1 maddesi gereğince belirlenen ön ödeme miktarını yargılama giderleri ile birlikte ihtar edilen süre içinde 08/06/2018 gün ve 2141 seri sıra nolu alındı belgesi ile Sakarya Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’ ne yatırdığı anlaşılmakla açılan kamu davasının TCK 75/2. ve 3. maddeleri ile CMK’nun 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
Yargılama giderleri ön ödeme ihtaratı ile tahsil edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,”
Paragraflarının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün CMK’nun 303/1-a ve 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında verilen kararın sanık ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TCK 75 ve 6136 Sayılı Yasanın 13/4 Maddesi Ön Ödeme Kapsamındadır
- Samsun BAM – 5. Ceza Dairesi
- Esas No.:2018/1287
- Karar No.:2019/734
- Karar tarihi:27.02.2019
- Kararın Özeti; 6136 Sayılı yasanın 13/4 maddesi ön ödeme kapsamında olan suçlar arasındadır.
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yeniden görülmesine karar verilen davanın Dairemizce yapılan açık yargılaması sonucunda;
A)İDDİA:
Suluova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31/12/2017 tarih, 2017/224 esas sayılı iddianamesi ile; sanığın evinde yapılan aramada 6136 sayılı Kanun kapsamında 9 mm çapında 9 adet merminin ele geçirildiği iddiası ile, 6136 sayılı Kanunun 13/1-4, TCK’nun 53, 54, 58.maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Suluova Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
B) SAVUNMA:
1-Sanık İlk Derece Mahkemesince tespit edilen savunmasında; sayısını net hatırlayamamakla birlikte suça konu mermilerin dedesinden kalma mermiler olduğunu, suç işleme kastının bulunmadığını söylemiştir.
2-Sanık Dairemizce istinabe yoluyla tespit edilen savunmasında; tarafına ihtar edilen 1.040 TL öndeme önerisine uyarak vezneye yatırdığını, yatırmış olduğu makbuzu dosyaya ibraz ettiğini, söyleyerek hakkında düşme kararı verilmesini talep etmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2018 tarih, 2018/2 esas, 2018/45 karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek 6136 sayılı Kanunun 13/4, TCK’nun 62.maddeleri uyarınca neticeten 25 gün hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL APC ile cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK’nun 53, 54 ve 58.maddelerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D)DELİLLER:
Arama El Koyma Kararı, Arama El Koyma Tutanakları, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Uzmanlık Raporu, Ön ödeme önerisi ve ödeme makbuzu, sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtları.
E) İSTİNAF BAŞVURU GEREKÇESİ:
Amasya C.Savcısı 08/02/2018 tarihli ve Suluova C.Savcısı 14/02/2018 tarihli dilekçeleri ile, sanığa atılı 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesinde düzenlenen suçun TCK 75.maddesi uyarınca ön ödemeye tabi bir suç olması ve hakkında ön ödeme hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle sanık lehine istinaf isteminde bulunmuşlardır.
Sanık 02/02/2018 tarihli süre tutum dilekçesi ile, bir sebebe dayanmadan istinaf isteminde bulunmuştur.
F) C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun’nun 13/4. maddesinde tanımlanan suçun 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK 75/1. maddesi gereğince ön ödemeye tabi olmasına rağmen usulüne uygun ön ödeme önerisi yapılmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün kaldırılması,
Sanığın yapılan önödeme önerisine uyarak makbuzunu dosyaya sunduğu anlaşıldığından hakkında açılmış bulunan kamu davasının Türk Ceza Kanunu’nun 75/3. maddesi gereğince düşürülmesine, suça konu mermilerin anılan Kanun’un 54/4. Maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
G)DAİREMİZİN KABULÜ ile GEREKÇESİ:
Oluşa, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, usulüne uygun şekilde sanığın evinde yapılan arama sonucunda Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre, 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan ve patlatılan 9 adet 9 mm çapında mermi ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, suçunu ikrar ettiği, sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesindeki suçu oluşturduğu sabittir.
Sanığın eyleminin temas ettiği 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesinde öngörülen cezai yaptırımının 1 aydan 6 ay kadar hapis ve 5 günden 100 güne kadar adli para cezası olması, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK 75.maddesine göre bu suçun ön ödeme kapsamında kalması, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmaması sebebiyle, Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada sanığa usulüne uygun olarak ön ödeme ihtaratında bulunulması ve sanığın yasal süresi içerisinde ihtaratta belirtilen miktarı ödeyip makbuzunu dosyamıza ibraz etmesi karşısında başkaca bir husus araştırılmamış, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Amasya C.Savcısının, Suluova C.Savcısının ve sanığın istinaf başvurularının KABULÜNE, Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
B)1-Her ne kadar sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/1-4.maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; suç tarihinden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun ile Değişik TCK 75.maddesine göre sanığın üzerine atılı suçun ön ödeme kapsamına alındığı ve sanığın yapılan bildirim sonrasında yasal süre içerisinde ödemesi gereken miktarı ilgili Maliye Veznesine yatırıp, makbuzunu ibraz ettiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2-5237 sayılı TCK’nun 54/4.maddesi uyarınca Suluova Adli Emanetin 2017/120 sırasında kayıtlı, 9 mm çapında, 6 adet merminin MÜSADERESİNE,
3-Yargılama giderlerinin ön ödeme ile birlikte sanık tarafından ilgili Maliye Veznesine yatırıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Düşme kararının TCK 75/7.maddesi gereğince bunlara mahsus sisteme kaydına,
Dair; sanığın yokluğunda, C.Savcısının huzuru ile; CMK’nın 286.maddesi gereğince mütalaaya uygun oy birliği ile ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2019
TCK 75 Ön Ödeme Miktarı
- Gaziantep BAM – 14. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2018/1785
- Karar No.: 2019/721
- Karar tarihi: 21.03.2019
- Karar Özeti; TCK 75 uyarınca ön ödeme miktarı nasıl belirlenir
- TCK 75
- Ön Ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
1-)Hüküm tarihinden önce 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK’nın 171/1-a madde ve fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alınması ve sanığa ön ödeme teklifi yapıldığına ilişkin bir tutanağa dosyada rastlanılmaması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 171/1-a madde ve fıkrasında belirtilen hapis cezasının alt sınırı olan 3 ay hapis karşılığı 90 günün, 5237 sayılı TCK 75/1-b maddesi gereğince 30 TL’den hesaplanarak 2.700 TL adli para cezası ile 60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.760,00 TL’yi tebliğden itibaren 10 gün içinde Maliye Veznesine yatırarak ödediğine dair makbuzu ibraz etmesi halinde hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK 75. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verileceği, aksi takdirde davaya devam edilerek delil durumuna göre hüküm kurulacağını bildirir ihtarı içeren ön ödeme işlemi yapılması ve ödeme yapılması halinde ise buna ilişkin ödeme makbuzu da dosyaya konularak,
2-)Denetime olanak sağlanması açısından ise;
- Suça konu yangının çıktığı iddia edilen yerde bulunan ve F1 Hayvancılık Limited Şirketine çekilen özel hattın hangi tarihte çekildiği, saha ve sorumluluğun, bakımının kime ait olduğu, olaya neden olan elektrik direğinin arızası olmadıkça bakım ve onarımının yapılmasının mutad olup olmadığı, yıllık yapılan bakım sayısı, olayın meydana geldiği bölgede en son ne zaman bakım ve onarım yapıldığı, suça konu yerde suç tarihi ve öncesine ait arıza şikayetinin olup olmadığı, var ise buna ilişkin işlem yapılıp yapılmadığı, şikayet ve onarım belgeleri ile F1 Hayvancılık Limited Şirketine çekilen özel hatta ilişkin var ise sözleşmenin onaylı sureti temin edildikten,
- Suç tarihinde F1 Hayvancılık Limited Şirketinin temsile yetkili kişisi belirlenip, buna ilişkin belgeler de temin edilip dosyasına konulduktan sonra istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi kaydıyla dosyanın ilk derece mahkemesine (TEVDİİNE) 21.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hayvanın Tehlike Yaratacak Şekilde Serbest Bırakılması TCK 75
- İzmir BAM – 12. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2019/1369
- Karar No.: 2019/1345
- Karar tarihi: 10.04.2019
- Karar Özeti; Hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması TCK 75 maddesi uyarınca ön ödeme kapsamındadır.
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, CMK.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve inceleme raporları incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden önce, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı, ”Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilen TCK 75. maddesi gereğince” sanığa isnat edilen hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçunun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşılmakla, TCK’nun 7/2 maddesinin ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” şeklinde amir hükmü karşısında, dairemizce sanık hakkında eylemine uyan TCK’nun 177/1 maddesi yönünden ön ödeme ihtaratında bulunulması üzerine öneriye uyduğu ve TCK 75/2 maddesi uyarınca atılı fiil nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmakla,
2. Sanığın katılana yönelik TCK’nun 106/1-2.cümlede düzenlenen sair tehdit suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davası sonunda katılanın kayınvalidesi olan tanık K1 tarafından doğrulanıp mahkeme tarafından sabit kabul edilerek mahkumiyete esas alınan “köpeğim az bile yapmış” sözünün sanığa ait köpeğin katılana ait tavuklara verdiği zararı onaylama ifadesi olsa da katılana yönelik malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağı veya sair kötülük edeceğine dair gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir tehdit içermediği cihetle yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sair tehdit suçundan mahkumiyete hükmedilmesi,
Sanık hakkında hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması ve sair tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin tamamen kaldırılarak yerine,
“1- Sanık hakkında hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle TCK 75. Maddesi delaletiyle CMK’nun 223/8 maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanığa yüklenen sair tehdit suçunun yasal unsurları gerçekleşmediğinden CMK’nun 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,”ibareleri eklenmek suretiyle CMK’nun 303/1-a ve 280/1-a maddesi gereğince HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere10/04/2019tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TCK 75 Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
- Ankara BAM – 8. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2019/725
- Karar No.: 2020/2309
- Karar tarihi: 18.09.2020
- Karar Özeti; Hayvanın Tehlike Yaratacak Şekilde Serbest Bırakılması
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçundan sanık K1 hakkında Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 gün ve 2018/542 esas sayılı iddianamesi ile sanığın TCK’nın 177/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 gün ve 2018/583-2019/29 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı eylemin ön ödeme kapsamında kalan bir suç olduğu, TCK 75 maddesi gereği yapılan ön ödeme ihtarına kovuşturma aşamasında uyduğu anlaşıldığından, her ne kadar süresi içerisinde yapılmamış olsa da bu durum sanık lehine değerlendirilerek sanık hakkındaki kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereği düşürülmesine karar verilmiştir.
Bu hükme karşı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, dosya Dairemizce değerlendirilmiş, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya üzerinden inceleme yapılarak açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
İDDİANAME: Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 gün ve 2018/542 esas sayılı iddianamesi ile;“Şüpheli K1 olay tarihinde 20.30 sıralarında A1 Köyü yol ayrımı mevkinde kendisine ait koyunlarının karşıdan karşıya geçirmek istediğinde trafik kazası meydana geldiği olay ile alakalı olarak soruşturma işlemlerine başlanıldığı,
Soruşturmaya konu olayın TCK’nın 177/1. maddesi hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçu olduğu ve bu suçun ön ödemeye tabii suç olduğu, şüpheliye 02/10/2018 tarihinde 150,00 TL’lik ön ödeme önerisinde bulunulduğu ancak şüphelinin bu ödemeyi gerçekleştirmediği anlaşılmakla şüphelinin eylemine uyan ve yukarıda yazılı bulunan sevk maddeleri uyarınca yargılamasının yapılarak cezalandırılmasına, şüphelinin TCK’nın 53. maddesi gereği belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,”istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince; “İddia,sanığın nüfus ve adli sicil kaydı, soruşturma aşamasında alınan ifadesi, sosyal ekonomik durum araştırma tutanakları, müzekkereler ve cevabı yazıları ile yapılan yargılamada tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; sanığın üzerine atılı suçlama hakkında bir diyeceğinin olmadığını beyan ederek tarafına savcılık aşamasında sunulan ve ön ödeme teklifinden sonradan haberinin olduğunu, ön ödeme teklifini öğrendikten sonra ise belirtilen parayı maliye veznesine yatırdığını beyan ettiği, sanığın üzerine atılı suçun ön ödeme kapsamında bulunan suçlardan olduğu, her ne kadar ön ödeme süresi içerisinde yapılmamış olsa da; bu durum sanık lehine değerlendirilerek hakkındaki kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine,”şeklindeki gerekçe ile sanığın üzerine atılı eylemin ön ödeme kapsamında kalan bir suç olduğu, TCK 75. maddesi gereği yapılan ön ödeme ihtarına kovuşturma aşamasında uyduğu anlaşıldığından, her ne kadar süresi içerisinde yapılmamış olsa da bu durum sanık lehine değerlendirilerek sanık hakkındaki kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereği düşürülmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Cumhuriyet savcısı;“Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen ilamı ile sanık hakkındaki kamu davasının ön ödeme sebebiyle düşürülmesine karar verilmiş ise de, sanığa isnat edilen suçlama hakkındaki ön ödeme miktarının 900,00 TL olduğu, sanık tarafından eksik ödeme yapıldığı değerlendirilmekle, usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı bulunduğundan kararın istinâfen kaldırılması,” şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
SAVUNMA:
Sanık K1‘in soruşturma aşamasında;“Koyun sürümü akşam saat 20.30 sıralarında A1 Köyü yol ayrımı mevkiinde karayolundan karşıya geçirdiğim sırada plakasının N1 olduğunu gördüğüm bir araç gelerek yol üzerinde koyunlarıma çarptı ve oradan uzaklaşarak gitti. Daha sonra koyunlarımızı telef olmaması için kestik. Araca yükleyerek Boğazlıyan’a getirdik. Benim bu kazada dört adet koyunuma belirttiğim araba çarpmıştır. Daha sonra olayı Jandarmaya bildirdim. Hiç kimseden şikayetçi değilim.”
İlk derece mahkemesindeki savunmasında;“Üzerime atılı suçlama için bir diyeceğim yoktur. 150,00 TL’lik ön ödeme önerisini ben tebliğ almadım sonradan haberim oldu, bu nedenle bu parayı maliyeye yatırdım, ekleyecek başka bir husus yoktur.”şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
DELİLLER:
-Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı,
-Sanığın nüfus ve sabıka kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçundan sanık K1 hakkında Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 gün ve 2018/542 esas sayılı iddianamesi ile sanığın TCK’nın 177/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 gün ve 2018/583-2019/29 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı eylemin ön ödeme kapsamında kalan bir suç olduğu ve TCK 75. maddesi gereği yapılan ön ödeme ihtarına kovuşturma aşamasında uyduğu anlaşıldığından, sanık lehine değerlendirilerek sanık hakkındaki kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereği düşürülmesine karar verilmiş ve hükme karşı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
05.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri dikkate alındığında olayın daha ziyade aydınlanması gerektirecek bir durumun olmaması ve delillerin toplanmış bulunması karşısında duruşma açılmasına gerek görülmemiş, dosya üzerinden inceleme yapılmıştır.
Olay tarihinde saat 00:25 sıralarında mağdur K2’nın sevk ve idaresindeki N1 plakalı özel otomobil ile Yozgat istikametinden Boğazlıyan istikametine doğru seyir halinde iken A1 Köyü yol ayrımı mevkiinde sanık K1’in koyun sürüsünü karşıdan karşıya geçirdiği sırada, mağdurun karanlıkta olayı son anda fark edip frene bastığı halde yol üzerindeki koyunlara aracı ile çarparak dört adet koyunun ölmesine neden olduğu, sanığın gerekli önlemleri almaksızın karşıdan karşıya gece vakti koyunları geçirmek isterken maddi hasarlı trafik kazasına yol açtığı, bu olayda mağdurun aracının ön tarafının hasar görmüştür.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.02.2014 gün ve 8052-3701 sayılı kararında ve benzer içtihatlarında da belirtildiği üzere; sanığın üzerine atılı eylemi 2918 sayılı Yasanın 69/1-2 madde ve fıkralarıyla ve her ne kadar iddianamede eylem “Hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması” olarak nitelendirilmiş olsa da, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesine göre kabahat kapsamında değerlendirilmesi gerekmiştir.
Gözetiminde bulunan koyunları yerleşim birimi dışındaki karayolunda başıboş hayvan bırakma yasağına riayet etmeyerek trafik kazasına sebebiyet vermek şeklindeki kabahatin oluşabilmesi için sanığın gözetimindeki hayvanın başı boş kalmasında bir kusurunun olması gerektiği; olayın oluşu itibariyle yönetimindeki koyun sürüsünü karşıdan karşıya geçirme eyleminde hayvanların başı boş kalması söz konusu olmadığı, dolayısıyla somut olayda sanığın kusurluluğunun şüpheden uzak olarak ispatlanamadığı, bu bağlamda unsurları yönünden oluşmayan kabahatten dolayı hakkında idari para cezası verilemeyeceği anlaşılmıştır. CMK’nın 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık K1 hakkında Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 gün ve 2018/583-2019/29 sayılı hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan kurulan düşme hükmünün kaldırılmasına, sanığın gözetiminde bulunan küçükbaş hayvanları yerleşim birimi dışındaki karayolunda kazaya yol açacak şekilde başıboş bıraktığına dair iddia olunan eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 177/1. madde ve fıkrasında tanımlanan hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suç tipine uygun bulunmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 69/1-2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan karayolunda hayvanı başıboş bırakıp kazaya neden olma kabahati kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan kabahatin unsurları yönünden oluşmadığı anlaşılmakla, 5326 sayılı Yasanın 24, 9. maddeleri uyarınca sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-CMK’nın 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık K1 hakkında Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 gün ve 2018/583-2019/29 sayılı kararıyla hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan açılan kamu davasının ön ödeme sebebiyle düşmesine dair hükmün KALDIRILMASINA,
2-Sanığın gözetiminde bulunan küçükbaş hayvanı yerleşim birimi dışındaki karayolunda kazaya yol açacak şekilde başıboş bıraktığına dair iddia olunan eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 177/1. madde ve fıkrasında tanımlanan hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suç tipine uygun bulunmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 69/1-2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan karayolunda hayvanı başıboş bırakıp kazaya neden olma kabahati kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan kabahatin unsurları yönünden oluşmadığı anlaşılmakla 5326 sayılı Yasanın 24 ve 9. maddeleri uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Sanık K1 tarafından kovuşturma aşamasında ön ödeme önerisi üzerine yatırılan 150,90 TL’nin sanığa iadesi için ilk derece mahkemesince Boğazlıyan Mal Müdürlüğüne yazı yazılmasına,
4-Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Kararın;
Bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Bir örneğinin de ilk derece mahkemesince bilgi edinmesi açısından sanığa tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak, 18.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TCK 75 Ruhsatsız Mermi Bulundurma
- Samsun BAM – 5. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/2008
- Karar No.: 2018/112
- Karar tarihi: 10.01.2018
- Karar Özeti; Ruhsatsız Mermi Bulundurma TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeye tabidir
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SANIK: K1
SUÇ:6136 sayılı Kanuna Muhalefet
SUÇ YERİ ve TARİHİ: Ordu-19/01/2017
HÜKMÜ: Mahkumiyet
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA
BULUNAN ve TARİHİ:Sanık-16/10/2017
KARAR TARİHİ : 10/01/2018
Sanık hakkında dairemizce yapılan açık yargılama sonucunda;
A)İDDİA:
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14/02/2017 tarih, 2017/503 esas sayılı iddianamesi ile; sanığın 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan aynı Kanunun 13/3, TCK’nun 53, 54.maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
B) SAVUNMA:
Sanık aşamalardaki savunmasında, “olay günü polis ekiplerinin geldiğini, evinde arama yapıldığını, yapılan aramada yatak odasındaki çekmecesinde mermileri bulduklarını, bu mermilerin vefat eden babasından kalma mermiler olduğunu, kendisinin onların varlığını bile unuttuğunu, yatak odasında kutunun içinde kaldıklarını, onları orda unuttuğunu, bu mermileri bulundurmanın suç olduğunu bilmediğini, silahının da olmadığını, beraatini istediğini savunmuştur.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2017 tarih, 2017/64 esas, 2017/651 karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek 6136 Sayılı Kanunun 13/4, TCK’nun 62.maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL APC ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D)DELİLLER:
Arama El Koyma Kararı, Arama El Koyma Tutanakları, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Uzmanlık Raporu, sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtları.
E) İSTİNAF BAŞVURU GEREKÇESİ:
Sanık 16/10/2017 tarihli dilekçesi ile, bir sebebe dayanmayan istinaf isteminde bulunmuştur.
F) C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: “Sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun’nun 13/4. maddesinde tanımlanan suçun 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75/1. maddesi gereğince önödemeye tabi olmasına rağmen usulüne uygun ön ödeme önerisi yapılmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün kaldırılması,
Sanığın yapılan önödeme önerisine uyarak makbuzunu dosyaya sunduğu anlaşıldığından hakkında açılmış bulunan kamu davasının Türk Ceza Kanunu’nun 75/3. maddesi gereğince düşürülmesine, suça konu mermilerin anılan Kanun’un 54/4.maddesi gereğince müsaderesine” karar verilmesini talep ve mütalaa etmiştir.
G)DAİREMİZİN KABULÜ ile GEREKÇESİ:
Oluşa, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usulüne uygun şekilde sanığın evinde yapılan arama sonucunda 4 adet 9 mm çaplı dolu mermi ve 2 adet 7,65 mm çaplı, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre, 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan ve patlatılan mermi ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, suçunu ikrar ettiği, sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesindeki suçu oluşturduğu, cezai yaptırımının 1 aydan 6 ay kadar hapis ve 5 günden 100 güne kadar adli para cezası olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK’nun 75.maddesine göre sanığa atılı suçun ön ödeme kapsamına alınan suçlardan olması sebebiyle, Dairemizce usulüne uygun olarak sanığa ön ödeme ihtaratında bulunulduğu, sanığın yasal süresi içerisinde ihtaratta belirtilen miktarı ödeyip makbuzunu dosyamıza ibraz ettiği anlaşılmakla, başka bir husus araştırılmamış, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Sanığın istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2017 tarih, 2017/64 esas, 2017/651 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
B)1-Her ne kadar sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; suç tarihinden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun ile Değişik TCK 75.maddesine göre sanığın üzerine atılı suçun ön ödeme kapsamına alındığı ve sanığın yapılan bildirim sonrasında yasal süre içerisinde ödemesi gereken miktarı ilgili Maliye Veznesine yatırıp, makbuzunu ibraz ettiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2-5237 sayılı TCK’nun 54/4.maddesi uyarınca Ordu Adli Emanetinin 2017/119 sırasında kayıtlı suça konu 4 adet 9 mm ve 2 adet 7,65 mm çapındaki dolu mermilerin MÜSADERESİNE,
3-Yargılama giderlerinin ön ödeme ile birlikte sanık tarafından ilgili Maliye Veznesine yatırıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Düşme kararının TCK 75/7.maddesi gereğince bunlara mahsus sisteme kaydına,
Dair; sanığın yokluğunda, C.Savcısının huzuru ile; CMK’nın 286.maddesi gereğince mütalaaya uygun oy birliği ile ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/01/2018
6136 sayılı Kanunun 13/1 TCK 75 Maddesi Uyarınca Ön Ödemeye Tabidir
- Samsun BAM – 5. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/1433
- Karar No.: 2018/684
- Karar tarihi: 28.03.2018
- Karar Özeti; 6136 Sayılı Yasanın 13/1 maddesi TCK 75 maddesi ile ön ödemeye tabi suçlar arasında yer alır.
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
CUMHURİYET SAVCISI :K1 N2
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ :Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ :19/06/2017
NUMARASI :2017/324 (E) ve 2017/417(K)
SANIK: K2, K3 ve K4 oğlu, 28/04/1993 Çorum doğumlu, TC Kimlik No:N1, Çorum, Merkez, A1 mah/köy nüfusunda kayıtlı. A2 Çorum adresinde oturur.
SUÇ:6136 sayılı Kanuna Muhalefet
SUÇ YERİ ve TARİHİ: Çorum-04/04/2017
İLK DERECE MAHKEMESİNİN
HÜKMÜ: 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK’nun 62/1, 52/2, 52/4, 50/1-a, 54. Maddeleri uyarınca 6000 TL ve 500 TL APC
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA
BULUNAN ve TARİHİ: Sanık-19/06/2017
KARAR TARİHİ: 28/03/2018
Sanık hakkında Dairemizce yapılan açık yargılama sonucunda;
A)İDDİA:
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22/05/2017 tarihli 2017/1563 Esas sayılı iddianamesi ile aracın bagajında yapılan aramada 13 adet mermi ele geçirildiği iddiasıyla sanığın 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan aynı Kanunun 13/1, TCK’nun 53, 54 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B) SAVUNMA:
a)Sanık İlk Derece Mahkemesince tespit edilen savunmasında; Aracında yapılan aramada torpido gözünde bulunan mermilerden haberinin olmadığını, mermilerin kendisine ait olmadığını, aracını ara sıra köydeki arkadaşlarına verdiğini, suçsuz olduğunu söyleyerek, hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
b)Sanık Dairemizce tespit edilen savunmasında; Daha önceki savunmasını aynen tekrar ettiğini, suça konu mermilerin torpido gözünde bulunduğunu, bu mermilerin kime ait olduğunu bilmediğini, mermilerin aracını emanet verdiği silah ruhsatı olan bir arkadaşına ait olduğunu sonradan öğrendiğini, tarafına yapılan ön ödeme önerisine uyduğunu, makbuzu ibraz ettiğini söyleyerek, hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/06/2017 tarih, 2017/324 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararı ile sanığın suçu sabit görülerek 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK’nun 62/1, 52/2, 52/4, 50/1-a, 54. maddeleri uyarınca 6000 TL ve 500 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D)DELİLLER:
1-Sanık savunması,
2-04/02/2017 tarihli tutanak; ülke genelinde yapılan güvenlik uygulamasında kollukça sanığa ait otomobilin durdurulduğu, aracının torpido gözünde kutu içerisinde, MKE yapımı 7.65 mm çapında 13 adet tabanca fişeğinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
3-Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Uzmanlık Raporu; suça konu fişeklerden 3 adedinin patlatıldığı, bu fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğe haiz ateşli silah fişeklerinden olduğu bildirilmiştir.
E) İSTİNAF BAŞVURU GEREKÇESİ:
Sanık, 19/06/2017 tarihli istinaf dilekçesinde; aracında ele geçen mermilerin kendisine ait olmadığını, aracını emaneten verdiği arkadaşlarından birisi tarafından konulmuş olabileceğini düşündüğünü, verilen cezanın usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek, hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
F) C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanıktan ele geçen mermilerin toplam 13 adet olan miktarına göre eyleminin 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde tanımlanan suç tipine uyduğu gözetilmeden, anılan Kanun’un 13/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini,
Yasaya aykırı olduğundan hükmün kaldırılmasını,
Sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde tanımlanan suçun karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12/1. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK75/1. maddesi gereğince ön ödemeye bağlı hale getirildiği, sanığın yapılan ön ödeme önerisine uyarak makbuzunu dosyaya sunduğu anlaşıldığından, hakkında açılmış bulunan kamu davasının TCK 75/3. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesini kamu adına mütalaa etmiştir.
G)DAİREMİZİN KABULÜ ile GEREKÇESİ:
İlk derece mahkemesince, sanığın eylemi 6136 sayılı Kanunun 13/1.maddesi kapsamında kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir. Ele geçirilen mermilerin sayısına göre, suç nitelendirmesi hatalı görülerek, sanığın istinaf talebi duruşma açılarak değerlendirilmiştir.
Oluşa, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, suç tarihinde usulüne uygun şekilde yapılan aramada, sanığa ait aracın bagajında X1 marka X2 ibareli av tüfeği ve suç konu 13 adet 7.65 mm çapında, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre, 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan ve patlatılan mermi ele geçirildiği sabittir. Sanığın bu şekilde gerçekleşen eyleminin, ele geçirilen mermilerin sayısına göre, 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesindeki suça temas ettiği anlaşılmış bu maddede öngörülen cezai yaptırımının 1 aydan 6 ay kadar hapis ve 5 günden 100 güne kadar adli para cezası olması, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK 75.maddesine göre sanığın eyleminin temas ettiği suçun önödeme kapsamına alınan suçlardan olması sebebiyle, Dairemizce usulüne uygun olarak, sanığa önödeme ihtaratında bulunulmuş, sanık yasal süresi içerisinde, ihtaratta belirtilen miktarı ödeyip makbuzunu dosyamıza ibraz ettiğinden başkaca bir husus araştırılmaksızın, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanık hakkında açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden düşmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Sanığın istinaf başvurusunun KABULÜNE, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2017 tarih, 2017/324 esas, 2017/417 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
B)1-Her ne kadar sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/4.maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; suç tarihinden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun ile Değişik TCK 75.maddesine göre sanığın üzerine atılı suçun ön ödeme kapsamına alındığı ve sanığın yapılan bildirim sonrasında yasal süre içerisinde ödemesi gereken miktarı ilgili Maliye Veznesine yatırıp, makbuzunu ibraz ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2-Yargılama giderlerinin ön ödeme ile birlikte sanık tarafından ilgili Maliye Veznesine yatırıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Düşme kararının TCK 75/7.maddesi gereğince bunlara mahsus sisteme kaydına,
Dair; sanığın yüzüne karşı, C.Savcısının huzuru ile; CMK’nın 286.maddesi gereğince mütalaaya uygun oy birliği ile ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2018
Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması ve TCK 75
- Ankara BAM – 8. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/926
- Karar No.: 2017/1287
- Karar tarihi: 19.09.2017
- Karar Özeti; Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeye tabidir
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla yapılan yargılamada;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan sanık hakkında Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2016 gün ve 2016/147 esas sayılı iddianamesi ile TCK’nın171/1-a, 58/2-b ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Çifteler Asliye Ceza Mahkemesince 10.02.2017 gün ve 175-33 sayılı karar ile sanığın üzerine atılı genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun TCK 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamında olduğu ve sanığın mahkemece belirlenen toplam 2.135,10 TL adli para cezası ile yargılama giderini yasal süresi içerisinde ödediğinden bahisle TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
Bu hükme karşı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, dosya Dairemizce değerlendirilmiş, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre duruşma açılmasına karar verilerek açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
İDDİANAME: Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2016 gün ve 2016/147 esas sayılı iddianamesi ile;“Müştekinin sorumlusu olduğu Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su ürünleri istasyonunda 02.04.2016 günü dikili olan 50 kadar söğüt ve kavak ağacının yanarak zarar görmesi üzerine müştekinin komşu tarlada bulunun kuru otları yakan şüpheliden şikayetçi olduğu;
Şüpheli yangını kendisinin başlatmadığını iddia etmiş ise de; tanıkların olay günü kuru otları şüphelinin yaktığını ve rüzgarın etkisi ile yangının büyüdüğünü beyan etmeleri karşısında şüphelinin kendisini suçlamadan kurtarmaya yönelik plakasını ve içerisinde kimin olduğunu görmediği kırmızı renkli kamyonetten inen üç şahsın kuru otları yaktığı yönündeki beyanına itibar edilmediği bu suretle şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği,
Müştekinin ve şüphelinin beyanları, tanıklar K2 ve K3‘ın anlatımı, şüpheliye ait nüfus ve sabıka kayıtları ve tüm soruşturma belgeleri içeriğinin değerlendirilmesinden anlaşılmakla,
Şüphelinin yargılamasının yapılarak cezalandırılmasına, daha önceki mahkumiyeti nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, tck’nın 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi “istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince;“Müştekinin sorumlusu olduğu Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su ürünleri istasyonunda 02/04/2016 günü dikili olan 50 kadar söğüt ve kavak ağacının yanarak zarar görmesi üzerine müştekinin komşu tarlada bulunun kuru otları yakan sanıktan şikayetçi olduğu; sanık yangını kendisinin başlatmadığını iddia etmiş ise de; tanıkların olay günü kuru otları sanığın yaktığını ve rüzgarın etkisi ile yangının büyüdüğünü beyan etmeleri karşısında sanığın kendisini suçlamadan kurtarmaya yönelik plakasını ve içerisinde kimin olduğunu görmediği kırmızı renkli kamyonetten inen üç şahsın kuru otları yaktığı yönündeki beyanına itibar edilmeyerek, dinlenen tanık beyanları ve olay yerinde 30/09/2016 tarihinde yapılan keşif ve sonucunda verilen bilirkişi raporları ile bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit ise de, yargılama devam ederken 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile TCK 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu TCK’nun 171/1. maddesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle, sanığa 26.12.2016 tarihli duruşmada ön ödeme bildirimi tebliğ edilmiş, adli para cezası ve yargılama gideri toplamı olan 2.135,10 TL’yi 10 gün içinde ödediği takdirde açılan kamu davasının düşürüleceği bildirilmiş, sanık Çifteler Mal Müdürlüğünün 27.12.2016 gün ve N2 nolu alındı belgesiyle ilgili miktarı maliye veznesine yatırdığı anlaşıldığından, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekmiştir” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Cumhuriyet savcısı;“Sanığın üzerine atılı daha önceden ön ödemeye tabi olmayan taksirle yangına neden olma suçunun 6763 sayılı Kanunla değişik TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeye tabi olduğu, aynı madde gereğince bu suçun kanunda öngörülen 3 ay hapis cezasının alt sınırının her gün karşılığı 30 TL üzerinden hesaplanarak toplam 2.700 TL’nin yargılama giderleri ile birlikte ödenmesi için ön ödeme teklif edilmesi gerekirken sanığa yargılama giderleri de dahil olarak eksik hesaplanan miktar olan 2.135.10 TL’nin ödenmesi için ön ödeme teklif edilmesi, ön ödemeye uyulması nedeniyle de düşme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır…” şeklindeki gerekçelerle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce Cumhuriyet savcısının 08.03.2017 tarihli istinaf dilekçesi ve dosya kapsamı gözetilerek yapılan incelemede, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının yasa yoluna başvurma hakkının bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, kararın istinaf yasa yoluna başvurulabilecek kararlardan olduğu ve istinaf başvurusunun usul yönünden reddine ilişkin bir neden bulunmadığı anlaşılmış, saptanan hukuka aykırılıkların yeniden yargılama yapılarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına ulaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerinin başlanılmasına karar verilmiştir.
KOVUŞTURMA İŞLEMLERİ:
Sanık K1 ve müşteki K4’ın beyanlarının alınması, sanık K1’ye ön ödeme önerisinde bulunulması için Eskişehir Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince sanığa ve müşteki K4’a ihtaratlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, sanık talimat duruşmasına katılmıştır, ancak müşteki katılmamıştır.
Sanık K1’nin eksik hesaplanan 900 TL adli para cezasını yasal on günlük süre içerisinde, 16.06.2017 tarihinde maliye veznesine yatırmak suretiyle ön ödeme önerisine uyduğu ve makbuzunu talimat mahkemesine sunduğu anlaşılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık K1 soruşturma aşamasında; “Çifteler ilçesinde A1 Mevkiinde bulunan, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri İstasyonu yan tarafında ağabeyime ait meyve bahçesi vardır, bende bu ağaçları budamak için geldim, bahçede çalıştığım esnada markasını, plakasını ve içerisinde kimin olduğunu göremediğim kırmızı renkli kamyonet türü bir araç geldi, aramızda yaklaşık 300 metre kala bu araç durdu, araçtan aşağıya üç erkek şahıs indi, bende şahısların kim olduğunu öğrenmek amacıyla yanlarına gittiğim sırada bu şahıslar araçlarına bindiler tarlanın içerisinden U dönüşü yaparak uzaklaştılar, bunun üzerine bende tel örgü dışından Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri İstasyonunun tel örgü kenarına kadar geldim, tel örgü İçerisinde soy ismini bilmediğim K2 isimli şahıs arı kovanlarının yanında arılarla uğraşıyordu, K2’e giden aracı sordum, K2 de bana 5 dakikadır buradayım aracı görmedim dedi, bu sırada tel örgü dışında yol kenarında yerdeki kuru otların yanmakta olduğunu gördüm, K2le aramızda bir iki dakika kadar konuştuktan sonra ben geri bahçeye gittim, aradan yarım saat sonra Fakülte içerisindeki kamışlık alanın komple yanmaya başladığını gördüm, yaklaşık iki saat sonra itfaiye ekibi geldi ve yangını söndürdü. İfademde belirtmiş olduğum gibi bu yangın olayını ben çıkartmadım, kimin çıkarttığını bilmiyorum görmedim. Ancak bu yangın olayı zamanında itfaiyeye bildirilmiş olsa yangın bu kadar büyümez ve yayılmazdı.”
İlk derece mahkemesindeki savunmasında;“Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay tarihinde benim tarlamın kenarında ufak tefek ateş kıvılcımları vardı. Yalnız bu ateşi ben yakmadım. Bu kıvılcımlar rüzgarın etkisiyle ünal Arslanın tarlasına sıçramış benim olayla ilgili herhangi bir sorumluluğum bulunmamaktadır. Hakkımdaki şikayetten vazgeçilirse, şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim.”
Talimat mahkemesinde alınan savunmasında;“Bu konuda önceden savunma yapmıştım doğrudur aynen tekrar ederim, Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin talimatında belirtilen 900 TL’yi ben duruşma öncesi Maliye veznesine yatırdım ve buna ilişkin makbuz aslını dosyaya ibraz etmiştim.”
Müşteki K4’ın ilk derece mahkemesindeki beyanında,“Ben Ziraat Fakültesi Su Ürünleri istasyonunda sorumluyum. Olay tarihinde yangının nasıl çıktığını görmedim. O esnada Ankara’da toplantıdaydım. Bana haber verildiğinde ben olayla ilgili tutanak tutulmasını söyledim. Olay nedeniyle ağaçlarımızda maddi zararımız vardır. Buna ilişkin zararımız henüz karşılanmadı. Ben sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum.”şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır.
DELİLLER:
-İlk derece mahkemesince yapılan 30.09.2016 tarihli keşif zaptı,
-10.10.2016 tarihli zirai bilirkişi raporu,
-Sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Yasa gereğince ön ödemeye tabu suçlardan olması nedeniyle mahkemece düzenlenen adli para cezası 1.800 TL yargılama gideri 335,10 TL olmak üzere ödenmesi gereken 2.135,10 TL’lik 26.12.2016 tarihli ön ödeme bildirimi.
-Sanık K1’nin ön ödeme bildirimini yerine getirdiğini dair 27.12.2016 tarih ve N2 nolu 2.135,10 TL ödemeli alındı belgesi.
-Sanık K1’nin ön ödeme bildirimi yerine getirdiğine dair 16.06.2017 tarih ve N1 nolu 900 TL ödemeli alındı belgesi,
-Sanığın nüfus ve sabıka kayıtları,
ESAS HAKKINDA MÜTALÂA:
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında: “Olay günü sanığın tarlasındaki otları yaktığı, ancak rüzgarın etkisi ile büyüyen yangının Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Ürünleri İstasyonu alanına sıçrayarak söğüt ve kavak ağacına zarar verdiğinden bahisle sanığın taksirle yangına neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu, 6763 sayılı Yasa gereğince ve ön ödeme gereğinin yerine getirildiğinden bahisle düşme kararı verilmiş ise de, Cumhuriyet savcısının ön ödeme tutarının eksik hesaplandığına ilişkin istinafıyla dosyanın Dairemize geldiği anlaşılmakla ve sanığa çıkarılan ön ödemeyi yerine getirdiği görülmekle kamu davasının CMK’nın 223 maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.”demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında02.04.2016 günü, tarlasında bulunun kuru otları yakması sonucu Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su ürünleri istasyonunda dikili olan 50 kadar söğüt ve kavak ağacının yanarak zarar verdiğinden bahisle TCK’nın171/1-a, 58/2-b ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çifteler Asliye Ceza Mahkemesince 10.02.2017 gün ve 175-33 sayılı karar ile genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun ön ödemeye tabi olduğu ve sanığın ön ödeme miktarını ödediğinden bahisle TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
Sanığın üzerine atılı genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun6763 sayılı Yasa ile ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle ilk derece mahkemesince sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmuş ise de; ilk derece mahkemesince düzenlenen ön ödeme önerisinde adli para cezasının 900 TL eksik hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dairemizce sanığın eylemine uyan TCK’nun 170/1 maddesinde belirtilen hapis cezasının alt sınırı olan üç ay hapis cezasının karşılığı günlüğü 30,00 TL’den hesaplanarak 2.700 TL olarak belirlenmiş ve ödenen 1.800 TL’nin mahsup edilmesi sonucu eksik yatırıldığı anlaşılan 900 TL adli para cezasını ödemesi için sanığa ön ödeme uyarısı yapılmış, sanığın yasal süresi içerisinde bu miktarı maliye veznesine yatırmak suretiyle ön ödemeye uymuş ve makbuzunu dosyaya sunduğundan, Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2017 gün ve 175-33 sayılı kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık K1 hakkında verilen Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2017 gün ve 175-33 sayılı kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık K1 hakkında genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle TCK 75/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
Dair, sanığın yokluğunda, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının katılımıyla, mütalaaya uygun ve CMK’nın 286/2-c maddesi gereğince KESİN olarak, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Orman Kanununa Muhalefet ve TCK 75
- İzmir BAM – 11. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/303
- Karar No.: 2017/1612
- Karar tarihi: 26.09.2017
- Karar Özeti; İzinsiz ağaç kesmek TCK 75 maddesi gereğince ön ödemeye tabidir
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVACI: K.H
KATILAN: Bayramiç Orman İşletme Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. K1
SANIK:K2, K3 ve K4 oğlu, 31/08/1965 A2 doğumlu, A1 mah/köy nüfusunda kayıtlı. A3 adresinde oturur.
SUÇ: 6831 Sayılı Yasaya Muhalefet
SUÇ TARİHİ :23/09/2016
SUÇ YERİ: Bayramiç/ Çanakkale
KARAR TARİHİ: 26/09/2017
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen beraat kararına karşı katılan kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, yapılan inceleme sonunda davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiş olmakla,
Dairemizce yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
Bayramiç Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2016 tarih ve 2016/201 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın A2 Köyündeki ikametgahında 23/09/2016 tarihinde yapılan aramada 20 kental takozlanmış meşe yakacak odununun ele geçirildiği, sanığın suça konu emvali iş için gittiği tapulu kesimlerden tek tek getirdiğini savunduğundan bahisle sanığın eylemine uyan 6831 sayılı yasanın 108/1 TCK 53,54/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı görülmüştür.
Yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından ilk derece mahkemesince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine, delillerin yeniden değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesi kararı verilmiştir.
SAVUNMA :
Sanık ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; evinde bulunan odunları ormanlık alandan kesmediğini, çalışmak için gittiği tapulu kesimlerden azar azar toplayarak biriktirdiğini belirterek beraatini ve el konulan odunların kendisine iadesini istemiştir.
Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında da benzer ifadelerde bulunmuştur.
DELİLLER :
23/09/2016 tarihinde yapılan ihbar ve Cumhuriyet Savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal gerekçesiyle verdiği yazılı arama izni üzerine, sanığın ikametgahına gidildiği, 20 kental takozlanmış yakacak meşe odununun bulunduğu, sanığın bu emvali tapulu kesimlerden elde ettiğini beyan ettiği, tutanağın altını imzaladığı görülmüştür.
Yediemin tutanağı, ihbar tutanağı incelenmiştir.
El koyma işleminin 24/09/2016 tarihinde Bayramiç SC Hakimliği tarafından onandığı görülmüştür.
Dairemizce yapılan yargılama sırasında ihbar tutanağında ismi geçen K5’un dinlenmesi için mahkemesine talimat yazılmış, K5 isimli iki tanık dinlenmiş, tanıklar ilgili ihbarı kendilerinin yapmadıklarını belirtmişlerdir.
Tanıkların beyan ettiği K6 isimli kişi de talimat mahkemesince dinlenmiş, ihbar tutanağında belirtilen telefon numarasının kendisine ait olduğunu ancak bu şekilde bir ihbarda bulunmadığını ifade etmiştir.
F1 Odası,Bayramiç Orman işletme Müdürlüğü, Bayramiç Mal Müdürlüğü,Bayramiç İlçe Jandarma Komutanlığı ve Bayramiç Belediye Başkanlığı’nın yazı cevaplarına göre sanığın orman ürünü ticareti yaptığı yönünde bir bilgi elde edilememiştir.
Nüfus ve adli sicil kayıtları incelenmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA/23/09/2016 tarihinde Bayramiç İlçesi A2 Köyündeki evinde Orman İşletme Müdürlüğü görevlilerince yapılan aramada 20 kental takozlanmış meşe yakacak odun ele geçirilen sanık hakkında 6831 sayılı Kanunun 108/1 madde hükmü gereğince kamu davası açıldığı,
Yürütülen yargılama sonunda da sanığın suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği,
Katılan Orman İşletme Müdürlüğünün söz konusu karar aleyhine istinaf talebinde bulunulması üzerine Dairemizce yürütülen yargılama ve inceleme sonunda ise sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 108/1. maddesinde düzenlenen ön ödemeye tabi suçu oluşturması karşısında sanığın ön görülen para cezası olan 1.000-TL’yi yargılama giderleri ile birlikte ödemesi konusunda usulüne uygun şekilde 11/07/2017 tarihinde tefhim edildiği ve ön görülen para cezası da yargılama giderleri ile birlikte maliye veznesine 12/07/2017 tarihinde ödendiği dikkate alındığında,
Sanığın beraatine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, istinaf talebinin kabulü ile hakkındaki kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nun 223/8. maddeler hükmü gereğince düşürülmesine,
Suç konusu orman emvalinin de TCK’nun 54/4. madde hükmü gereğince müsaderesine,
Karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre sanığın ikametinde ele geçen kaçak orman emvali nedeniyle cezalandırılmasının istendiği, sanığın savunmalarında orman emvalini tapulu kesimlerden elde ettiğini belirttiği, hangi tapulu arazilerden temin ettiğini ispat edemediği, bu konuda tanık bildiremediği, bu haliyle eylemin kaçak orman emvali bulundurmak olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Atılı suçun 6763 sayılı yasa ile değişik TCK 75 maddesi kapsamında bulunduğu anlaşıldığından sanığa ön ödeme ihtarında bulunulmuş, sanığın 10 günlük yasal süre içerisinde ceza alt sınırı olan 1000- TL adli para cezası ile mahkeme masrafını ödediği görülmüştür.
İlk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak, sanığın ön ödeme ihtarına uyması nedeniyle davanın CMK 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, suça konu emvalin 6831 sayılı yasanın 108/4 ve TCK 54/4 maddeleri gereğince müsaderesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-CMK’nun 280/2. maddesi gereğince Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin olarak verilen 11/01/2017 tarih ve 2016/284 Esas 2017/12 Karar sayılı hükmün KALDIRILMASINA,
2-Sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 75/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
3-TCK 75/7. maddesi gereğince sanık hakkında verilen düşme kararının bu tür kararlara mahsus sisteme kaydedilmesine,
4-23/09/0216 tarih ve 2016/5 sayılı teslim tutanağı ile yediemine teslim edilen suça konu orman emvallerinin 6831 sayılı Yasanın 108/4. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
5-Sanığın ön ödeme emrinde yazılı yargılama giderlerini ödediği, ödeme tarihinden sonra herhangi bir yargılama gideri yapılmadığı anlaşıldığından sanıktan yargılama gideri alınmasına yer olmadığına,
Dair, kesin olmak üzere sanığın ve katılan vekilinin yokluklarında, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı K7 (N1)’ın huzuru ile isteme uygun olarak ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunarak usulen anlatıldı. 26/09/2017
Mudat Sayıdaki Mermileri Bulundurma Suçu ve TCK 75
- Adana BAM – 10. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2018/5845
- Karar No.: 2020/249
- Karar tarihi: 15.01.2020
- Karar Özeti; Mudat sayıdaki mermileri bulundurma suçu TCK 75 maddesi
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI
DAVACI: K.H.
SANIK: K1, K2 ve K3’dan olma, 20/01/1966 Beytüşşebap doğumlu, Şırnak, Beytüşşebap, Söğütçe mah/köy nüfusunda kayıtlı olup halen A1 adresinde oturur.
SUÇ: Mutad sayıdaki mermileri bulundurma
SUÇ TARİHİ: 02/01/2018
KARAR TARİHİ: 15/01/2020
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Olay tarihinde sanığın evinde yapılan aramada suça konu tabanca ve tabancaya takılı vaziyette şarjör ile şarjöre basılı 15 adet merminin ele geçirildiği, kriminal rapora göre ateşleme iğnesi kırık olan tabancanın o hali ile fişekleri patlatamadığı, ancak şarjörde mevcut 15 adet merminin yasak niteliği haiz olması nedeniyle eylemine uyan 6136 sayılı yasanın 13/3, TCK 53, 54/4 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇESİ:
Olay tarihinde sanığın evinde yapılan aramada ele geçen tabanca ve mermiler hakkında alınan kriminal raporda tabancının iğnesinin kırık olması nedeniyle fişekleri patlatamadığı, ancak 15 adet merminin bulundurulmasının yasak niteliğe haiz olduğunun mütalaa edildiği, sanığın cezadan kurtulmak için silahı bulduğunu ileri sürmüş ise de cezadan kurtulmaya yönelik savunmaya itibar edilmeyerek ruhsat almadan tabancayı ve mermileri evinde bulundurmaktan ibaret eylemi nedeniyle sanığın 6136 sayılı yasanın 13/3 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLER:
-Mersin 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 2018/41 D.İş sayılı arama kararı,
-İkamet arama, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı,
-Kriminal rapor,
-Emanet makbuzu,
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın üzerine atılı 6136 sayılı yasaya muhalefet suçunun sübutu çerçevesinde verilen cezaya yönelik kararın süresi içerisinde sanık tarafından usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinaf edildiği, dairemiz üye hakimince yapılan incelemede; dosyada mevcut kriminal rapor içeriği ve iddianame kapsamıyla silahın 6136 sayılı yasa kapsamında bulunmaması nedeniyle sadece 15 adet yasak niteliğe ait mermiler ile ilgili dava açıldığı, atılı suç her ne kadar 6136 sayılı yasanın 13/3 olarak vasıflandırılıp bu maddeden hüküm kurulsa da aslında aynı yasanın 13/4 kapsamında ön ödemelik mevaddan oluşu nazara alınarak sanığa ek savunma hakkı tanınması, ayrıca ön ödeme ihtarında bulunulması için duruşma açılarak davanın yeniden görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanığın istinaf aşamasında alınan beyanında: “Ben bu konuda daha önce yapmış olduğum savunmalarımı aynen tekrar ederim. Bu ara iş bulamadığımdan parayı ödeyemedim, ancak tarafıma kısa bir süre verilir ise ön ödeme emrinde yazılı olan miktarı yatırıp, dekontu mahkemenize ibraz edeceğim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜTALAA:
İddia makamı mütalaasında: Dosyada mevcut uzmanlık raporuna göre 6136 Sayılı Kanun kapsamı dışında kalan tabancı ile birlikte 15 adet merminin yakalandığı, bu hali ile eylemin 6136 Sayılı Kanunun 13/4 maddesinin kapsamında ön ödemelik suçlardan olduğu, sanık Faruk Aşan’ın yasal süre içerisinde ön ödeme makbuzunu ibraz ettiği anlaşılmakla Mersin 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/528 Esas 2018/645 Karar sayılı kararının kaldırılarak sanığın eylemine uyan 6136 SY’nın 13/4, TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeleri ile açılan kamu davasının düşürülmesine, Mersin Adli Emanetinin 2018/2834 sırasına kayıtlı suç eşylarının TCK 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TAKDİRİ-TARTIŞILMASI-GEREKÇE:
Olay tarihinde alınan arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada davaya konu 1 adet marka ve modeli silinmiş 9mm çapında tabanca ile bu tabancaya ait 1 adet şarjör ve şarjör içerisinde 15 adet fişek ele geçirildiği, alınan kriminal rapor içeriği ile tabancanın ateşleme iğnesinin uç kısmından kırık olduğu, mevcut hali ile çap ve tipine uygun fişekleri patlatmadığı, bu nedenle 6136 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı, ancak şarjöre basılı vaziyette ele geçirilen 15 adet fişeğin bir kısmının deneme atışlarında kullanıldığı, patladıklarının müşahade edilmesi karşısında yasak niteliğe haiz fişeklerden olduğunun mütalaa edildiği görülmüş, iddianamede bu husus belirtilerek mermilerden dolayı bulundurma suçundan 6136 sayılı yasanın 13/3 maddesi gereğince kamu davası açılmış, mahkemesince yapılan yargılamada da isabetli biçimde savunmaya itibar edilmeyerek sanığın sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; yukarıda da belirtildiği üzere suça konu tabancanın iğnesinin kırık olması nedeniyle 6136 sayılı yasa kapsamında kalmadığı, davanın sadece mermi bulundurmaya hasreten açıldığı, mermilerin sayısı itibari ile eylemin 6136 sayılı yasanın 13/4 madde kapsamında kaldığı, bu hali ile de TCK 75 maddesi çerçevesinde ön ödemelik mevaddan olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun ek savunma hakkı tanınması ve ön ödemede bulunulabilmesi için duruşma açılarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, sanığın ek savunması ve ön ödeme ihtarı yönünde yazılan talimatın ikmalen iade edildiği, sanığın ek savunmasının alındığı ayrıca ön ödeme ihtaratının da süresi içerisinde yerine getirildiğinin Maliyenin 25/11/2019 tarih, 156- 157 ve 158 nolu makbuzlarıyla anlaşıldığından açılan davanın TCK 75/2 maddesi delaletiyle CMK 223/8 maddesi gereğince düşmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarih ve 2018/528 E- 2018/645 K sayılı kararının CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Sanık hakkında her ne kadar 6136 sy nın 13/3 maddesi gereğince kamu davası açılmış ise de, eylemin yasak niteliğe haiz mermi bulundurmak olduğu bu nedenle mermi sayısı itibariyle aynı yasanın13/4 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun ön ödemelik mevaddan oluşu ve süresi içerisinde ön ödeme ihtarının yerine getirilmesi karşısında açılan davanın TCK 75/2 mad. delaletiyle CMK 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
Yargılama giderlerinin sanık tarafından ödenmiş olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Mersin Adli Emanetinin 2018/2834 sırasında kayıtlı 1 adet isimsiz, numarasız 9 mm çapında tabanca ile şarjörü ve 8 adet fişeğin TCK 54/4 maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
Dair sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı K4’ün huzurunda, mütalaasına uygun 5271 CMK’nin 286/2-h maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2020tarihinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma TCK 75 Maddesi
- Antalya BAM – 2. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/1198
- Karar No.: 2017/2716
- Karar tarihi: 05.12.2017
- Karar özeti; TCK 289/1 maddesi TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeye tabidir
- TCK 75
- Ön ödeme
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı 17/03/2016 tarih, 2015/15548 Soruşturma ve 2016/1770 Esas sayılı iddianamesi ile sanık K2 hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan TCK.nun 289/1-1.cümle, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/266 esas 2017/219 karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda sanığın TCK’nın 289/1, 62/1, 50/1-a, 52/2, 52/4, Maddeleri uyarınca 1.500 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı sanık istinaf talebinde bulunduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık K2 Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/266 Esas sayılı dosyasında alınan savunmasında; “Ben Alanya’da F1 otelcilik Yön. Dan. Tur. Ltd Şti’ye bağlı X1 adlı otele 18/04/2015 tarihinde işe başladım, orada çalışırken 17/06/2016 tarihinde müşteki vekili ile icra memurları geldiler, otelde yetkili kimse olmadığı için benimle görüşme yaptılar, getirmiş oldukları, zeytin, yağ, makarna, reçel vs. Gibi yaklaşık olarak 15.000,00-20.000,00 TL tutarındaki mallara haciz koydular, malları alıp yedi emin deposuna götürdüler, daha sonra yetkililer karşı tarafın avukatı ile görüşüp malları alabileceğimizi söylediler, yetkili kimse olmadığı için malları gidip yediemin deposundan aldım, otelin deposunda bir köşeye yerleştirdik, borcu ödeninceye kadar malları icralık olduğunu yetkilileri bildirdim, otelde çalıştığım sürece bu malzemeler hiç kullanılmadı, ben 05/07/2015 tarihinde otelde maaşımı alamadığım için ayrıldım, işten ayrılırken de genel müdür K4, insan kaynakları müdürü K3 ve Satın alma müdürü K5’ı depoya götürerek malzemelerin orada olduğunu kendilerine gösterdim, malzemeler ile ilgili kendilerini bilgilendirdim, borcu bittikten sonra icradan kaldırılıp malları kullanabileceklerini söyledim, ben bu şahısların tanık olarak dinlenmesini istiyorum, adreslerini daha sonra bildireceğim, olayla ilgili bir suçum yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, tamamen iyi niyetimden kaynaklı bu iş başıma gelmiştir, beraatimi isterim, Şayet mahkumiyet kararı verilir ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim, ceza alacak olursam kamuya yararlı bir işte çalışmayı kabul etmiyorum, müşteki şikayetten vazgeçerse vazgeçmeyi kabul ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2014/70761 takip sayılı dosyası ve dosya içerisinde bulunan 17/06/2015 tarihli haciz tutanağı,
2-17/06/2015 tarihli haciz tutanağında haczedilen malların yediemin değişikliği yapılarak 18/06/2015 tarihinde sanık K2’e yediemin olarak teslim edildiğine dair 18/06/2015 tarihli yediemin değişikliği tutanağı,
3-18/06/2015 tarihinde sanık K2’e yediemin olarak teslim edilen malların yerinde olmadığına dair 21/10/2015 tarihli yediemin tutanağı,
4-Sanığa ait Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtları,
5-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları,
6-Tanık K3’un beyanı,
7-Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2017 tarih, 2016/266 Esas ve 2017/219 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
ALANYA 8. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/266 esas 2017/219 karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda sanığın TCK’nın 289/1, 62/1, 50/1-a, 52/2, 52/4, Maddeleri uyarınca 1.500 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık K2, 29/03/2017 havale tarihli dilekçesiyle, haczedilen malların çalıştığı işyerine ait olduğunu, 05/07/2016 tarihinde işten çıkartıldığını, bu nedenle hacizli mallar konusunda bilgi sahibi olamadığını, bu durumu alacaklı vekiline sözlü olarak bildirdiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 05/12/2017 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında;“Sanık hakkında Alanya 3.İcra Müdürlüğü’nün 2014/7061 esas sayılı dosyası ile 17/06/2015 tarihinde haciz işlemi için F1 Otelcilik Yön. Dan. Tur. Tic. Ltd. Şti’nin işlettiği otele gidildiği, haciz işlemi yapılarak muhafaza altına alınan malların yed-i emine teslim edildiği, daha sonra ödeme yapılacağının söylenmesi üzerine muhafaza altına alınan malların yed-i emin sıfatıyla sanık K2’e teslim edildiği ancak ödeme yapılmadığı için 21/10/2015 tarihinde aynı adrese tekrar gidildiğinde yed-i emin olarak teslim edilen malların yerinde olmadığına ilişkin tutanak tutulup sanığın malları kaçırması nedeniyle şikayetçi olunduğu, sanığın istihkak iddiasına ilişkin Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/403 esas 2015/420 sayılı kararıyla istihkak iddiasının reddine ve takibin devamına karar verildiği, bu şekilde muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan hacizli mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunarak muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Sanık yargılama sırasında alınan beyanında Alanya’da F1 otelcilik Yön. Dan. Tur. Ltd Şti’ye bağlı X1 adlı otele 18/04/2015 tarihinde işe başladığını, orada çalışırken 17/06/2016 tarihinde müşteki vekili ile icra memurları geldiklerini, otelde yetkili kimse olmadığı için kendisiyle görüşme yapıldığını, getirmiş oldukları, zeytin, yağ, makarna, reçel vs. Gibi yaklaşık olarak 15.000,00-20.000,00 TL tutarındaki mallara haciz koyduklarını, malları alıp yedi emin deposuna götürdüklerini, daha sonra yetkililer karşı tarafın avukatı ile görüşüp malları alınabileceğinin söylendiğini, yetkili kimse olmadığı için malları gidip yediemin deposundan aldığını, otelin deposunda bir köşeye yerleştirdiklerini, borcu ödeninceye kadar malların icralık olduğunu yetkililere bildirdiğini, otelde çalıştığı sürece bu malzemeleri hiç kullanılmadığını, 05/07/2015 tarihinde otelde maaşını alamadığı için ayrıldığını, işten ayrılırken de genel müdür K4, insan kaynakları müdürü K3 ve Satın alma müdürü K5’ı depoya götürürerek malzemelerin orada olduğunu kendilerine gösterdiğini, malzemeler ile ilgili kendilerini bilgilendirdiğini, olayla ilgili bir suçunun olmadığını savunmuştur.
Sanığın savunmasında belirttiği Tanık K3 beyanında: ” otelde insan kaynakları müdürü olarak çalıştığını, sanığın da muhasebe müdürü olduğunu, otele icra geldiğinde yediemin olarak sanığa malları teslim ettiklerini, sanığın daha sonra otelden ayrıldığını, hatırladığı kadarı ile otelden ayrılırken malların bırakılan yerde olduğunu, malları kimin götürdüğünü bilmediğini ” beyan etmiştir.
Muhafaza görevinin kötüye kullanılmasının TCK. 279. maddede düzenlenmiş olup genel kasıt ile işlenebilen suç olarak tarif edildiği ve suçun maddi unsurunun da ” teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak ” şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda sanığın savunması, savunmayı destekleyen tanık beyanı ile sanığın bir tasarrufta bulunmadığı sabittir. Ancak sanığın tasarrufu olmaksızın teslim olunan eşyanın yerinde bulunmadığı da sabittir. Bu durumda sanığın kendisine teslim olunan eşyanın kaybolmasında kastı ve eylemi olmamakla birlikte bu eşyanın saklanması ve korunmasında da yeterli özeni göstermediği anlaşılmıştır.
TCK. 289/3 maddesinde “Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. ” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle sanığın eyleminin taksirle muhafaza görevini kötüye kullanmak olarak nitelendirilmesi gerekmiştir.
TCK 75. maddesinde ön ödeme kurumu düzenlenmiş olup ” yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz ” şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın eyleminin TCK. 289/3 maddesine uyar nitelikte olup yalnızca adli para cezasını gerektirmesi nedeniyle TCK. 75. maddesine göre ön ödeme kapsamında kalmasından dolayı kendisine yapılan tebligat üzerine soruşturma giderleri ile birlikte ön ödemeyi yerine getirdiğine dair Ayvalık Mal Müdürlüğünün 01.11.2017 tarih ve 0596537 sayılı alındı makbuzunu ibraz ettiğinden
Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/266 Esas ve 2017/219 sayılı kararının kaldırılması ile sanık hakkında açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle düşürülmesine” karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Alanya 3.İcra Müdürlüğü’nün 2014/7061 esas sayılı dosyası ile 17/06/2015 tarihinde haciz işlemi için F1 Otelcilik Yön. Dan. Tur. Tic. Ltd. Şti’nin işlettiği, sanığın muhasebe müdürü olarak çalıştığı otele gidildiği, haciz işlemi yapılarak muhafaza altına alınan malların yed-i emine teslim edildiği, 18/06/2015 tarihinde yed-i emin değişikliği yapılarak 17/06/2015 tarihli haciz tutanağıyla haczedilen malların sanık K2’e yed-i emin olarak teslim edildiği ve buna ilişkin tutanak düzenlendiği, ödeme yapılmadığı için 21/10/2015 tarihinde aynı adrese gidildiğinde sanığa yed-i emin olarak teslim edilen malların yerinde olmadığının tespit edilmesi sonucu sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanık savunmasında haciz yapılan yerde muhasebe müdürü olarak çalıştığını savunmuş, duruşmada dinlenen tanık K3’da sanığın otelden ayrıldığını, otelden ayrılırken malların yerinde olduğunu bildirmiş, buna göre sanık otelden ayrılırken icra dairesine başvurarak yed-i emin değişikliği talebinde bulunması gerekirken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak TCK’nun 289/3 maddesinde düzenlenen mahcuzların kaybolmasına neden olma suçunu işlediği kanısına varılarak sanığa TCK’nun 289/3 ve TCK 75. maddesi uyarınca cezanın alt sınırı olan 5 gün adli para cezasının TCK’nın 52/1. maddesince 1 günü 20,00 TL den hesaplanmak suretiyle toplam 100,00 TL. adli para cezası ile 7 davetiye gideri 77,00 TL, posta gideri 15,60 TL olmak üzere toplam 192,60 TL’yi ödemesi için ön ödeme ihtarında bulunulduğu, sanığın yasal süresi içerisinde ön ödeme ihtarına uyarak istenilen miktarı Ayvalık Mal Müdürlüğünün 01/11/2017 tarih 05965337 sıra nolu alındı belgesiyle ödeyerek makbuz aslını Dairemize gönderdiği anlaşıldığından sanığın cezalandırılmasına ilişkin Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2017 tarih ve 2016/266 esas, 2017/219 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK’nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK 75/3. maddesi yollamasıyla 75/2. ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık K2 hakkında verilen Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2017 tarih ve 2016/266 esas, 2017/219 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK’nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Her ne kadar Alanya Cumhuriyet Başsavcılılığının 17/03/2016 tarih ve 2015/15548 soruşturma, 2016/1770 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia olunarak 5237 Sayılı T.C.K.’nın 289/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen ve TCK 75/1. maddesi uyarınca ön ödemeye tabi suçlardan olduğu, sanığın 25/10/2017 tarihinde yapılan ön ödeme ihtarına uyarak 01/11/2017 tarihinde belirtilen tutarı vergi dairesine yatırdığı ve 0596537 sıra nolu alındı dekontunu dosyaya ibraz ettiği anlaşıldığından; sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK 75/3. maddesi yollamasıyla 75/2. ve maddesi ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
3) Yapılan yargılama giderlerinin ön ödeme miktarı içerisinde bulunması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
4) Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden tarifesine göre hesaplanmış 990,00 TL. vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
Dair; sanığın ve katılanın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı K1 (N1)’in yüzüne karşı, mütalaaya uygun olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-b. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2017
Kooperatif Yönetim Kurulu Toplantısının Yapılmaması TCK 75
- Ankara BAM – 9. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/4476
- Karar No.: 2019/1613
- Karar tarihi: 28.02.2019
- Karar özeti; Kooperatif yönetim kurulu toplantısının zamanında yapılmaması TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeye tabidir
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/09/2013 tarih, 2013/212 Esas ve 2013/127 İddianame sayılı iddianamesi ile “Şüphelilerden K1’in Başkan, K2’un Başkan Yardımcısı ve K3’ün ise Muhasip Üye olarak Amasra ilçesi S.S. A1 Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu üyeleri oldukları, Kooperatifin 2011 yılında kurulduğu ve 08/05/2011 tarihinde yukarıda adı geçen şüphelilerin asil üye olarak dört yıl süre ile yönetim kuruluna seçildikleri, bahsi geçen Kooperatifin 30/06/2013 tarihine kadar yapılması gereken yıllık olağan genel kurul toplantısının 30/06/2013 günü saat : 14.00 de kooperatif binasında yapılması gerektiği halde, ilanın kooperatif binasında asılı olmadığı, ilan edilmediği ve yönetim ve denetim kurullarından da kimsenin bulunmadığını, toplantı saati olan saat : 14.00 den itibaren bir saat beklenmesine rağmen toplantıya herhangi bir kimsenin gelmediği ve bu şekilde olağan genel kurul toplantısının yapılamadığı ve bu hususta tutanak düzenlendiğinin anlaşıldığı, böylece şüphelilerin ilgili kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olarak, genel kurulu toplantıya çağırmamak suretiyle üzerlerine atılı bulunan suçu işledikleri hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluştuğu anlaşılmakla; şüphelilerin üzerine atılı suçtan yargılamasının yapılarak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 45. maddesi delaletiyle Ek- Madde-2, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması” talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık K1 ilk derece mahkemesince alınan savunmasında; 2013 yılı içerisinde maddi imkansızlıklar neticesinde yönetim kurulu toplantısını gerçekleştiremediklerini, bunun suç olduğunu bilmediğini, suç işleme kastının bulunmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, hakkında mahkumiyet kararı verilecekse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER:
A1 köyü tarımsal kalkınma kooperatifi ana sözleşmesi, kooperatif genel kurul tutanığı, Bartın İl Gıda, Tarım ve Hayvancık Müdürlüğünün 15/07/2013 tarihli ihbar tutanağı, olay tespit tutanağı, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada bulundurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Amasra Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/07/2017 tarih, 2017/36 Esas ve 2017/184 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan 1163 sayılı Kanun’un ek 2/2 maddesi gereğince 1 ay hapis ve 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 25 gün hapis ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen 25 gün adli para cezasının günlügü 20 TL den olmak üzere 500 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
O yer Cumhuriyet savcısı tarafından, 11/09/2017 tarihinde sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK 75. maddesi uyarınca ön ödemeli suç haline getirildiği, kabule göre de 25 günlük hapis cezasının TCK’nın 50/3 . maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, suçun sübutu bakımından değerlendirme yapılması için gerekli görüldüğünden, CMK’nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ SAFHASI:
Sanık K1 Dairemizce talimat yoluyla alınan savunmasında; “Ben daha önce ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. 2013 yılı içerisinde maddi imkansızlıklardan dolayı kooperatifin yönetim kurulu toplantısını gerçekleştiremedik. Bunun suç olduğunu bilmiyordum. Daha önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ana tebliğ etmiş olduğunuz ön ödeme ihtarını ve sonuçlarını anladım. Söyleyecek başka bir şey yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
ESAS HAKKINDA MÜTALÂA:
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; sanığın yapılan ön ödeme önerisine süresi içersinde uyduğu anlaşılmakla hakkındaki kamu davasının TCK 75 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin mevcut kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; Sanıklardan K1’in Başkan, K2’un Başkan Yardımcısı ve K3’ün ise Muhasip Üye olarak Amasra ilçesi S.S. A1 Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu üyeleri oldukları, Kooperatifin 2011 yılında kurulduğu ve 08/05/2011 tarihinde yukarıda adı geçen sanıkların asil üye olarak dört yıl süre ile yönetim kuruluna seçildikleri, bahsi geçen Kooperatifin 30/06/2013 tarihine kadar yapılması gereken yıllık olağan genel kurul toplantısının 30/06/2013 günü saat : 14.00 de kooperatif binasında yapılması gerektiği halde, ilanın kooperatif binasında asılı olmadığı, ilan edilmediği ve yönetim ve denetim kurullarından da kimsenin bulunmadığı, toplantı saati olan saat : 14.00 den itibaren bir saat beklenmesine rağmen toplantıya herhangi bir kimsenin gelmediği, bu şekilde olağan genel kurul toplantısının yapılamadığı ve bu hususta tutanak düzenlendiği, böylece sanıkların, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa muhalefet ettikleri sonucuna varılarak, 1163 sayılı Kanun’un Ek 2/2 ve TCK’nın 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca sanıklar hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın sanık K1 yönünden 31/03/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2017 tarihli, 2017/36 Esas ve 2017/184 Karar sayılı kararıyla, sanık K1’in denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, Amasra Sulh Ceza Mahkemesinin 28/02/2014 tarihli, 2013/153 Esas ve 2014/38 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına ve sanığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa Muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 2/2. ve TCK’nın 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis ve 500TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce yapılan inceleme ve müzakerede suçun sübutunun değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine ve bu nedenle duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK 75. maddesi kapsamında ön ödemeye tabi suçlardan olması nedeniyle talimat mahkemesi aracılığıyla sanığa ön ödeme önerisine bulunulmuş, sanığın 19/10/2018 tarihinde tebliğ edilen ön ödeme kararında belirtilen miktarı 22/10/2018 tarihinde ödediğine dair makbuzu dosyaya sunduğu anlaşıldığından, ön ödemenin yerine getirilmesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşürülmesine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekli görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1) C. savcısının istinaf isteminin kabulü ile 1163 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık K1 hakkında verilen Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2016 tarih ve 2014/442 esas, 2016/65 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK’nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2) Sanığa isnat edilen 1163 sayılı Kanunun ek 2/2 maddesinde düzenlenen kooperatif genel kurulunu süresi içersinde toplantıya çağırmamak eyleminin, aynı maddede öngörülen ceza miktarı itibariyle 5237 sayılı TCK 75/1 maddesi uyarınca ön ödemeye tabi suçlardan olduğu ve Dairemizce sanığa yapılan ön ödeme teklifi üzerine öngörülen ceza miktarını yargılama giderleri ile birlikte süresi içersinde maliye veznesine ödediği anlaşılmakla;
3) Sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Yasanın 75/2-3 ve 5271 sayılı Yasanın 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE;
4) Yargılama gideri sanıktan tahsil edildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına;
Dair, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğle verilen karar, iddia makamının görüşüne uygun olarak C.Savcısı K4’nun (N1) yüzüne karşı sanığın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2019
Orman Kanununa Muhalefet ve TCK 75 Maddesi
- İzmir BAM – 8. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2017/894
- Karar No.: 2017/880
- Karar tarihi: 05.06.2017
- Karar özeti; Orman Kanununa Muhalefet
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan idare vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Katılan idare vekilinin, sanığın 30 ster odunu bulunduğu yerden almasına ve savunmasında ele geçen odunları başkasından temin ettiğini belirtmesine karşın bu hususu kanıtlayamamış olmasına rağmen mahkemece 6831 sayılı kanunun 108/1 maddesine uyduğu kabul edilen eylemi nedeniyle hatalı değerlendirme sonucunda; düşme kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle, kararın kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmekle;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık K1’nın, suç tarihinde tespit edilemeyen bir saatte Menderes ilçesi A1 Mahallesinde, orman idaresi tarafından yol yapımı çalışmasında üretilip satışa hazırlanan, Menderes Orman İşletme Müdürlüğü Özdere Orman İşletme Şefliğinde Orman Muhafaza Memuru olarak görevli müşteki K2’nun zimmetinde olan, ormanda istiflenmiş olarak açıkta bulunan lifyonga neviindeki odunlardan, 108 numaralı istiften 16 ster (9,6 ton), 87 numaralı istiften ise 14 ster (8,4 ton) olmak üzere toplam 30 ster (18 ton) odunu şikayetçilerin bilgisi ve rızası dışında alarak, herhangi bir nakliye tezkeresi, fatura veya sevk irsaliyesi olmaksızın Menderes ilçesi A2 Mahallesine naklettiği, görevli jandarmalar tarafından 19/09/2016 günü suça konu odunlardan 2 sterinin Menderes ilçesi A2 Mahallesinde şüpheliye ait hayvan barınağının yanında ele geçirilerek, müşteki K2’ya teslim edildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçları işlediği yukarıda yazılı delillerden anlaşılmakla, TCK’nun 142/1-a-e, 53/1 6831 Sayılı Orman Kanununun 100/1 maddesi delaletiyle aynı kanunun 108/1, TCK’nun 53/1 ve 63maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı,
Dosyada mevcut Görgü ve Tespit Tutanağının İncelenmesinden; Menderes Orman İşletme Müdürlüğü Özdere İşletme Şefliğine ait A1 Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda istiflenmiş olan iki ayrı yerde bulunan 18 ton odunun çalınması olayı ile ilgili yapılan müracaat neticesinde katılanın odunların bir kısmının karakolun karşısındaki boş alanda bulunan hayvan barınağında bulunduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine intikal edildiğinin, yapılan incelemede çalınan odunlarla aynı cins ve türde olduğunun yaklaşık 2 sterlik (1,2 ton) kısmının burada olduğunun ve üzerilerinin görülmemesi için ağaç kökleri ile örtüldüğünün bildirildiği ; dosyada mevcut Teslim Tesellüm Tutanağının İncelenmesinden; Menderes Orman İşletme Müdürlüğü Özdere İşletme Şefliğine ait çalınan 30 ster odundan 2 stresilin sanığın A2 mahallesinde bulunan barınağın yanında bulunduğunun ve sanık tarafından rızasıyla kurumda gmörevli olan katılan K2’ya teslim edildiğinin bildirildiği ; dosyada mevcut Teşhis Tutanağının incelenmesinden; sanığın A2 Mahallesinde bulunan barınağının yanında bulunan Menderes Orman İşletme Müdürlüğü Özdere Orman İşletme Şefliğine ait 2 sterlik odunun kurumdan çalınan odunlardan olduğunun kurum çalışanları K2, K3 ve K4 tarafından teşhis edildiğinin bildirildiği ; dosyada mevcut Suç Tutanağının İncelenmesinden; Menderes Orman İşletme Müdürlüğü Özdere İşletme Şefliğine ait A1 Mahallesi yakınlarında yol yapım ve kesim sahasında yapılan kontrollerde ormanlık alanda istiflenmiş olan iki ayrı yerde bulunan 18 ton odunun çalındığının tespit edildiğinin, jandarmaya bu hususta müracaat edildiğinin, jandarma karakol karşısında boş arazide bulunan barınağın yanında aynı cins ve türde ve aynı özelliklere sahip odunlardan bir kısmının üzerinin çalılarla örtülmüş bir şekilde bulunduğunun, jandarma ile bu barınağın sahibinin yanına gidilerek sorulduğunda söz konusu odunları 500,00 TL karşılığında massey marka traktörü olan ancak tanımadığı bir şahıstan aldığını, çalıntı olup olmadığını bilmediğini beyan ettiğinin, sanığın rızaen odunları görevlilere teslim ettiğinin anlaşıldığı; dosyada mevcut Alındı Belgesinin İncelenmesinden; Mahkemenin 27/01/2017 tarihli celsesinde verilen ara karar gereğince sanığa ön ödeme ihtarında bulunulduğu ve sanığın 1.075,10 TL lik bedeli ödeyerek makbuzu mahkemeye sunduğunun anlaşıldığı; dosyada mevcut 10/04/2017 tarihli Bilirkişi Raporunun İncelenmesinden; İzmir İli, Menderes İlçesi, A2 Mahallesinde K1’nın arazisinde ele geçirilen 2 ster ibreli lif yonga odunlarının nakliyesinin olmadığının, orman idaresine ait isniflerden çalınmış olduğunun ve değerinin 134.12 TL olduğunun cinsinin civar ormanlarda tabii olarak yetişen kızılçam olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği,
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık K1 hakkında TCK’nun 142/1-a-e, 53/1 ve 6831 Sayılı Kanunun 108/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmış ise de, sanığın yargılama boyunca üzerine atılı suçu inkar ettiği,sanığın hırsızlık yaptığına dair dosyada delil olmadığı, sanıkta ele geçen emval miktarının çalınan emvalden az oluşu,sanığın emvali tanımadığı bir kişiden aldığını beyan edişi,ele egeçen emvalde damga izi olmayışı, suça konu emvalin değerinin 134,12 TL oluşu, emvallerin çevre ormanlarda yetiştiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK’nun 108/1 maddesinde düzenlenen kaçak orman emvalini satın alma suçunu oluşturduğu, sanığın TCK 75 maddesi uyarınca ön ödeme ihtarının gereğini yerine getirdiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında iddianamedeki anlatımda nazara alındığında hem nitelikli hırsızlık hem de 6831 sayılı Kanunun 100/1 maddesi yollamasıyla 108/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ancak mahkemece sanık hakkında TCK’nun 142/1-a-e, 53/1 ve 6831 Sayılı Kanunun 108/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmış ise de sanığın eyleminin TCK’nun 108/1 maddesinde düzenlenen kaçak orman emvalini satın alma suçunu oluşturduğu, sanığın TCK’nun 75 maddesi uyarınca ön ödeme ihtarının gereğini yerine getirdiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; karar verildiği görülmekle hırsızlık suçundan hüküm kurulmadığı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Orman Kanununun 108/1 maddesinde belirli suçun ön ödeme ile takibi mümkün suçlardan olmadığı , bu maddenin “Orman mallarının bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kesildiğini, taşındığını veya toplandığını bildiği halde; taşıyanlar, biçenler, işleyenler, kabul edenler, kullananlar, satanlar, satın alanlar veya bulunduranlar bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içerdiği; TCK 75/1 maddesinin ise : ” Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili” şeklindeki hükümle ön ödeme sınırını belirlediği, buna göre sanığın eyleminin TCK’nun 108/1 maddesinde düzenlenen kaçak orman emvalini satın alma suçunu oluşturduğu, sanığın TCK 75 maddesi uyarınca ön ödeme ihtarının gereğini yerine getirdiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Hükmün CMK’nın 230 uncu maddesi gereğince ön ödeme ile ilgili konuda yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri ile CMK’nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu ve TCK 75
- Bursa BAM – 7. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2018/1372
- Karar No.: 2019/1448
- Karar tarihi: 26.06.2019
- Karar özeti; Muhafaza görevini kötüye kullanma TCK 75 maddesi uyarınca ön ödemeye tabidir.
- TCK 75
- Ön ödeme
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 08/03/2018
NUMARASI :2017/573 (E) ve 2018/165(K)
MÜŞTEKİ: GIDA,TARIMVE HAYVANCILIKBAKANLIĞIBİLECİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av. K1, A1
SANIK: K2, K3 ve K4 oğlu, 13/04/1995 Bilecik doğumlu, A2 mah/köy nüfusunda kayıtlı. A3 adresinde oturur. TC Kimlik No:N1
SUÇ: Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
SUÇ TARİHİ: 04/08/2017
SUÇ YERİ: BİLECİK/MERKEZ
KARAR TARİHİ: 26/06/2019
Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne karşı C.Savcısı ve katılan kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, dairemizce yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.10.2017 tarih ve 2017/923 sayılı iddianamesi ile; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bilecik İl Müdürlüğü’nün 16/08/2017 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusuyla başlatılan soruşturmada, müşteki kurum kontrol görevlileri tarafından 09/06/2017 tarihinde A4 adresinde faaliyet gösteren F1 Day. Tük. İnş. Teks. Nak. Köm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı gıda işletmesinde yapılan resmi kontrolde 0-4 derece dolabında üretim etiketi üzerinde ”Üretildiği anda derin dondurulmuş” ibaresi yer alan X1 adlı ürünün soğuk zincirinin kırıldığı, bu şekilde çözülmüş olarak satışa sunulduğunun tespit edildiği, ayrıca ürünün toptancı dağıtıcıdan -18 derecede gelmediğinin tespit edildiği, söz konusu ürünlerin satışının engellenmesi için ve gıda güvenliği açısından risk taşıması sebebiyle 09/06/2017 tarihinde 06/035 seri numaralı yediemin tutanağı ile iş yeri sorumlusu K2’a teslim edildiği, ürünlerin imhası için 04/08/2017 tarihinde işletmeye gidildiğinde ise yediemin mahallinde söz konusu ürünlerin bulunamadığının tespit edildiği, bu suretle kendisine yediemin olarak teslim edilen eşyayı muhafaza etmeyerek şirket sorumlusu K2’ın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu,
Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan K2’ın özetle, yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu, birebir ürünlerin başında beklemesinin oldukça zor olduğunu, K5 isimli çalışanın ürünlerin küflenip kokmasından dolayı çöpe attığını söylediğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK’nın 175 ve devamı maddeleri uyarınca iddianamenin kabulü kararından sonra şüphelinin yargılamasının mahkemenizce yapılarak,
Şüphelinin üzerine atılı suçlardan Türk Ceza Kanunu 289/3, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, Karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur. 05/10/2017
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08/03/2018 tarih 2017/573 (E) ve 2018/165 (K) sayılı kararı ile;
Her ne kadar sanık K2 hakkında 5237 sayılı TCK. 289/3 Maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası açılmış ise de; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK. Madde 223/2-c hükmü gereğince sanığın BERAATİNE ,
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde bir suretin 5320 sayılı kanunun 16/1 maddesi uyarınca soruşturmada görev alan ilgili kolluk birimine GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık K2 ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında : “Ben F1 isimli markettin sorumlusu olarak görev yaparım, F2 isimli tavuk şirketi bize şinitzel tavukları eksi 18 derecede teslim ediyor, banvit bize bunların eksi 18 derecede muhafaza etmemiz gerektiğini bize söylemedi, bize sürekli gelen şintzeller artı 4 derecede muhafaza edildiği için bu tavukları da artı 4 derecede muhafaza ettik, daha sonra Tarım il müdürlüğü kontrole geldiler, bu durumun farkına vardılar, bize para cezası kesildi ve bu tavukları muhafaza etmem için bana teslim ettiler, ben de kasap reyanunda çalışan K5 isimli şahsa söyledim, kendisi bu tavukları poşetledi ve üzerine not yapıştırdı, tarım il müdürlüğünden bu tavukları gelip imha edeceklerini söylediler, aradan yaklaşık bir iki ay geçtikten sonra Tarım il Müdürlüğünden geldiler, tavukları istediler, ben de K5’a söyledim, kendisi tavukları koktuğu için çöpe attığını söyledi, ben iş yoğunluğundan dolayı bu tavukları muhafaza etmek için K5 ‘a söyledim, kendim ilgilendiğim çok iş olduğu için bununla ilgilenemedim, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ediyorum.” şeklinde savunmada bulunduğu,
Sanık K2’ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında benzer olduğu;
BEYANLAR :
Katılan kurum yetkilisi şikayet dilekçesi: “kontrol görevlileri tarafından 09/06/2017 tarihinde A4 adresinde faaliyet gösteren F1 Day. Tük. İnş. Teks. Nak. Köm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı gıda işletmesinde yapılan resmi kontrolde 0-4 derece dolabında üretim etiketi üzerinde ”Üretildiği anda derin dondurulmuş” ibaresi yer alan X1 adlı ürünün soğuk zincirinin kırıldığı, bu şekilde çözülmüş olarak satışa sunulduğunun tespit edildiği, ayrıca ürünün toptancı dağıtıcıdan -18 derecede gelmediğinin tespit edildiği, söz konusu ürünlerin satışının engellenmesi için ve gıda güvenliği açısından risk taşıması sebebiyle 09/06/2017 tarihinde 06/035 seri numaralı yediemin tutanağı ile iş yeri sorumlusu K2’a teslim edildiği, söz konusu ürünlere ilişkin mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verildiği ve bu kararın yediemine tebliğ edildiği, ürünlerin imhası için 04/08/2017 tarihinde işletmeye gidildiğinde ise mahallinde söz konusu ürünlerin bulunamadığının tespit edildiği ” şeklinde beyanda bulunduğu,
MÜTALAA:
Dairemizce yapılan 26/06/2019 tarihli duruşmada Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında: “Yapılan yargılama, dosyada toplanan deliller, soruşturma ve kovuşturma safhaları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında sanığın eyleminin TCK’nun 289/3 maddesine mümas olup sanığa dairece çıkarılan ön ödeme tebligatının 23/05/2019 tarihinde yapıldığı, sanığın ön ödemede belirtilen miktarı süresinde maliye veznesine yatırıp makbuzunu ibraz ettiği, sanığın iş yeri sorumlusu olarak kendisine teslim edilen daha sonra imha için istendiğinde bulunmadığı belirlenen gıda ürünlerine yönelik eylemi nedeniyle sanığın ön ödeme önerisine süresinde uyduğundan ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak TCK 75, CMK’nun 223/8 maddesi uyarınca açılan kamu davasının düşmesine,
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı istinaf talebinin sıfat yokluğundan reddine,
Karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. ” şeklinde mütalaa etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bilecik İl Müdürlüğü’nün kontrol görevlileri tarafından 09/06/2017 tarihinde A4 adresinde faaliyet gösteren F1 Day. Tük. İnş. Teks. Nak. Köm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı gıda işletmesinde yapılan resmi kontrolde 0-4 derece dolabında üretim etiketi üzerinde ”Üretildiği anda derin dondurulmuş”ibaresi yer alan X1 adlı ürünün soğuk zincirinin kırıldığı, bu şekilde çözülmüş olarak satışa sunulduğunun tespit edildiği, ayrıca ürünün toptancı dağıtıcıdan -18 derecede gelmediğinin tespit edilmesi üzerine söz konusu ürünlerin satışının engellenmesi için ve gıda güvenliği açısından risk taşıması sebebiyle 09/06/2017 tarihinde 06/035 seri numaralı yediemin tutanağı ile iş yeri sorumlusu K2’a teslim edildiği,söz konusu ürünlere ilişkin mülkiyetin kamuya geçirilmesine kararı verildiği ve bu kararın yediemine tebliğ edildiği,ardından ürünlerin imhası için 04/08/2017 tarihinde işletmeye gidildiğinde ise mahallinde söz konusu ürünlerin bulunamadığının tespit edildiği sabittir.
Sanığın savunmasında “….bu tavukları muhafaza etmem için bana teslim ettiler, ben de kasap reyanunda çalışan K5 isimli şahsa söyledim, kendisi bu tavukları poşetledi ve üzerine not yapıştırdı, tarım il müdürlüğünden bu tavukları gelip imha edeceklerini söylediler, aradan yaklaşık bir iki ay geçtikten sonra Tarım il Müdürlüğünden geldiler, tavukları istediler, ben de K5’a söyledim, kendisi tavukları koktuğu için çöpe attığını söyledi, ben iş yoğunluğundan dolayı bu tavukları muhafaza etmek için K5 ‘a söyledim, kendim ilgilendiğim çok iş olduğu için bununla ilgilenemedim.” şeklinde belirttiği ;
TCK 289/3 maddesinin “Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. “şeklinde düzenlendiği değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, kasıtla değil ihmali davranışla işlenen suç olduğu, ancak bu suçun TCK 75 maddesi kapsamında ön ödemelik suçlardan olması nedeni ile dairemizce sanığa ön ödeme önerisinde bulunulduğu ve sanığın da 10 günlük yasal süresi içerisinde 28/05/2019 tarihinde ön ödeme önerisini yerine getirdiği anlaşılmakla;
Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarih ve 2017/573 Esas 2018/165 Karar kararı sayılı, sanık K2 hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan beraatine ilişkin hükmün CMK 280/2 madde uyarınca kaldırılmasına ve TCK 75/3 maddesi delaleti ile TCK 75/2, CMK 223/8 maddesi gereğince düşmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Sanık K2 hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından katılma kararı verilmiş olmasının hükmü istinaf hakkı vermeyeceği anlaşılmakla katılan idare vekilinin istinaf başvurusunun CMK 279/1-b maddesi uyarınca başvuru hakkı bulunmadığından reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçelerle ;
A-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bilecik İl Müdürlüğü vekili Av. K6’ınistinaf başvurusunun CMK 279/1-b maddesi uyarınca başvuru hakkı bulunmadığından REDDİNE,
B-Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarih ve 2017/573 Esas 2018/165 Karar kararı sayılı, sanık K2 hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan beraatine ilişkin hükmün CMK 280/2 madde uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Sanık K2 hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan TCK 289/3 madde uyarınca açılan kamu davasının TCK 75/3 maddesi delaleti ile TCK 75/2, CMK 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE ,
2-Masraf ön ödeme ile karşılandığından ayrıca masraf konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, sanığın ve müşteki kurum vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, mütalaaya uygun,
Düşme kararı verilen suç yönünden CMK 286/2-b madde uyarınca kesin olarak,
Müşteki kurum vekilinin istinaf başvurusunun reddi yönünden,kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Bursa BAM 8. Ceza Dairesi Başkanlığına hitaben yazılıp Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunulup tutanak tutulup Hakime (Başkana) onaylatılması veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmesi, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne ya da yetkilisine beyanda bulunması veya bu hususta bir dilekçe vermesi sureti ile CMK 268/3-e ve 279/1 madde uyarınca itiraz yolu açık olarak,
Oybirliği ile verilen karar, açıkça okundu, gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı. 26/06/2019
İzinsiz Ağaç Kesmek TCK 75 Maddesi
- İstanbul BAM – 16. Ceza Dairesi
- Esas No.: 2018/636
- Karar No.: 2019/1951
- Karar tarihi: 09.04.2019
- Karar özeti; İzinsiz ağaç kesmek TCK 75 maddesi
- TCK 75
- Ön ödeme
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesinden sonra Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Kaynarca Cumhuriyet Başsavcılığı’nın2017/30 Esas sayılı iddianamesi ile; Sanığın evinin yanındaki alanda suça konu emvallerin bulunduğu iddia olunarak 6831 sayılı yasanın 108/1, TCK 53, 54/1 maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ: Yerel mahkemece eylemin 6831 sayılı yasanın 91/5 maddesi kapsamında kalıp, buna göre 5326 sayılı yasanın 24. maddesi gereğince sanığın 250 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Verilen karara karşı katılan vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine başvurunun suç vasfına ilişkin olduğu gözetilerek istinafı kabil olduğu değerlendirmesi ile CMK’nın 280/2. maddesi gereğince Dairemizce duruşma açılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; “Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/12/2017 tarihli ve 2017/39 – 2017/254 Esas-Karar sayılı kararın kaldırılmasına sanığın üzerine atılı 6831 Sayılı Yasaya Muhalefet suçunun ön ödemeye tabi ön ödeme sebebiyle düşen suçlardan bulunması sanığın ön ödeme önerisini kabul edip ön ödemede bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle düşürülmesine 6831 sayılı yasanın 108/1, TCK 75. Maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur” şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMALAR;
Sanık Nurettin Yaşar’ın yerel mahkemece alınan savunmasında aynen; “Suça konu odunlar rüzgar nedeni ile kırılmıştı, yola düşmüşlerdi, bende kırılan ağaçları tarladan dönerken gördüm, ağaçlar kırılıp yola düştüğü için bende bu ağaçları evime getirdim, art niyetli olarak birşey yapmadım, yaptığımın suç olduğunu da bilmiyordum, ben zaten ihtiyacım olan odunu orman işletmeden satın alıyorum, benim bu ağaçlara ihtiyacım yoktur, suç işleme kastım da yoktur, suçsuzum beraatimi talep ederim” şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık adına yazılan talimatın ikmalen gönderildiği, Sanık Nurettin Yaşar’ın 08/03/2019 tarihinde 1.123,00 TL ön ödeme miktarını ödediği buna ilişkin alındı belgesini talimat evrakına eklendiği anlaşılmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu Toplanan Delillerden;
Sanığın kendisi tarafından kesildiği ispatlı olmayan suça konu kaçak orman emvallerini bulundurmasının 6831 sayılı yasanın 108/1 maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmakla TCK 75 maddesi gereğince atılı suçun ön ödeme kapsamında kalışına göre ve sanık tarafından dairemizce yazılan talimat gereği ön ödemede bulunularak buna ilişkin makbuzun ibraz edilmesi karşısında yerel mahkeme kararının kaldırılmasıyla ön ödeme nedeni ile davanın düşürülmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/12/2017 tarihli ve 2017/39 – 2017/254 Esas-Karar sayılı kararın CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Buna göre;
Sanık Nurettin Yaşar hakkındaki kamu davasının ön ödeme nedeni ile CMK 223/8 maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
Suça konu emvallerin TCK 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
Ön ödeme ile birlikte yargılama giderleri tahsil edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286/2 maddesi gereğince tarafların yokluğunda,iddia makamı C.Savcısı Abdurrahman Üşenmez hazır olduğu halde, talebine uygun olarak Kesin olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.