İklim Kanunu Nedir?

MURAT GÜN
MURAT GÜN tarafından
23 Şubat 2026 yayınlandı / 23 Şubat 2026 17:58 güncellendi
14 dk 44 sn 14 dk 44 sn okuma süresi
82 82 kez okundu
İklim Kanunu Nedir?
0 Yorum

İklim Kanunu, iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi ve karbon nötr için gerekli çalışmaların ve uygulamaların yapılması amacıyla hazırlanmış yazılı hukuki belgelerdir. İklim değişikliğinin dünya genelindeki olumsuz etkileri hızla kendisini göstermeye başlaması nedeniyle küresel çapta bir takım önlemler alınması zorunlu hale gelmiştir. Ülkemizde;

  • İklim değişikliği ile mücadele
  • Sera emisyonlarının azaltılması
  • İklim değişikliğine uyum faaliyetleri
  • İklim planlama ve uygulama araçlarının geliştirilmesi
  • Bu konudaki gerekli izin ve denetimlerin sağlanması

Amacıyla 7552 sayılı iklim değişikliği kanunu olarak da bilinen iklim kanunu hazırlanmıştır. 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile yeşil büyüme ve net sıfır emisyon hedeflenmiştir. Bu kapsamda da özellikle üretim ve endüstri, devamında tarım ve ulaşım gibi farklı birçok alanda yeni düzenlemeler yapılmıştır.

İklim Kanunu Kabul Edildi Mi?

Evet, iklim kanunu 02.07.2025 tarihinde kabul edilmiştir. 09.07.2025 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlülüğe girmiştir. (Bakınız; İklim Değişikliği Kanunu Maddeleri “İklim Kanunu)

İklim Kanununa Neden Karşı Çıkılıyor?

7552 sayılı yasa taslak aşamasından kanunlaşmasına kadar farklı nedenlerde tartışma konusu olmuştur. Kanuna karşı çıkılmasının en önemli nedeni Avrupa Birliğinin ülkemize karşı bir çeşit ekonomik dayatma olarak görülmesidir.

İklim Kanunu getirmiş olduğu yenilikler ile elbette ki bir takım ek ekonomik yükümlülükler de getirmiştir. İklim kanunu ile işletme ve kurumlara getirilen bu ek yükümlülükler nedeniyle bu maliyetlerin dolaylı olarak tüketiciye yansıtılacağı hatta bazı sektörlerin üretiminin sekteye uğrayacağı gerekçesi ile zaman zaman kanunu karşı çıkıldığı görülmektedir.

Nasıl ki; Küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin etkileri uzun vadede görülmekte ise, 7552 sayılı kanun kapsamında alınacak önlemlerinde uzun vadede etkilerini göstereceğinden kuşku yoktur. Zira kamu idareleri bu ek maliyetleri en aza indirmek hatta tamamen ortadan kaldırmak için de yeşil finans gibi farklı uygulamaları geliştirmiştir. Bu nedenle dünyamız için uzun vadedeki olumlu etkilerini de düşünerek iklim kanununa karşı çıkılmasının gerek bir hukukçu gerekse bir çevre bilimci olarak yersiz görüyoruz.

İklim Kanununu Kabul Eden Ülkeler

Dünya genelinde evrensel bir “iklim kanunu” ayrıca düzenlenmemiştir. Genellikle her ülke karbon emisyonlarını azaltmak adına kendi iç hukukları çerçevesinde yasal düzenlemeler yapmışlardır. Genel hatları ile iklim kanununu kabul etmiş ülkeleri ve özelliklerini aşağıdaki tablodan inceleyebilirsiniz.

ÜLKEKANUNHEDEF
FRANSAEnerji Geçişi ve Yeşil Büyüme Yasası (2015)Fosil yakıt kullanımını azaltarak ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanımını arttırarak enerji verimliliğini sağlayarak 2050 yılına kadar karbon nötr hedeflenmektedir.
ALMANYAİklim Koruma Yasası (2019)Ülke genelinde 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım oranının %65’e kadar çıkartmayı ve 2045 yılına kadar karbon nötr olmayı hedeflemektedir.
BİRLEŞİK KRALLIKİklim Değişikliği Yasası (2008)2030 yılına kadar karbon emisyon oranını %68 oranında azaltmayı ve devamında 2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefler
KANADAİklim Değişikliği Yasası (2021)2030 yılına kadar karbon emisyon oranlarını %40 – %60 oranında azaltmak ve 2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedeflemektedir
AVUSTRALYAİklim Değişikliği Yasası (2022)2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefleyerek 2030 yılı itibariyle karbon emisyonlarının %43 azaltmayı hedefler
YENİ ZELANDAİklim Değişikliği Yasası (2019)2030 yılı itibariyle karbon emisyonlarını %30 azaltarak yine 2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefler
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ (ABD)İklim Krizi Yasası (2021)2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %50 – %52 oranında azaltarak 2050 yılında ise net sıfır emisyon hedeflemektedir
TÜRKİYEİklim Kanunu (2025)2030 yalına kadar karbon emisyonlarını azaltarak 2053 yılına kadar karbon nötr hedefine ulaşmak

İklim Kanunları İle Genel Amaçlar

Hazırlamış olduğumuz bu tablodan da anlaşılacağı üzere ülkelerin kendi iç hukuklarında düzenlemiş oldukları iklim yasaları ile kısmen farklı hedefler belirlenmiştir. Ancak bu kanunların genel ortak bir amaç ve hedeflerinin olduğunu söyleyebiliriz. Genel hatları ile dünya genelinde yayımlanan iklim kanunlarının ortak özelliklerini aşağıdaki sıralayabiliriz.

  • Sera gazı emisyonlarını azaltmak
  • Karbon nötr hedefine ulaşmak
  • Sektörel dönüşümümü sağlamak
  • Enerji dönüşümünü sağlamak
  • Yeşil ekonomiyi teşvik etmek (yeşil finans)
  • İklim değişikliğine uyum sağlamak
  • Toplumsal ve sosyal adaleti sağlamak
  • Uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek
  • Yasal ve bağlayıcı bir denetim mekanizması kurmak

İklim Değişikliği Kanununun Uluslararası Kaynakları

Ülkemizde iklim kanununa karşı çıkılmasının temel nedeni mevcut yasal düzenlemelerin daha çok Avrupa Birliği uyum yasaları olarak görülmesidir. İklim kanununu kabul eden ülkelerin hedefleri dikkate alındığında bu yasaların olumlu etkilerinin kısa vadede görülemeyeceği gayet açıktır. 2050 yılı ve çok daha sonrasında bu hedeflere ulaşmak, gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak adına önem arz eder.

Bu bağlamda çeşitli uluslararası sözleşmeler düzenlenmiştir. Ülkemizdeki ve dünya genelinde hazırlanan iklim kanunlarının dayanaklarını ise daha çok bu uluslararası sözleşmeler oluşturur. Ülkemiz ve diğer ülkelerin iç hukuklarında bu konuda yasal düzenleme yapılmasının dayanağını oluşturan uluslararası kaynakları ve özelliklerini aşağıdaki gibi özetlememiz mümkündür.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi

  • Kabul Tarihi; 1992
  • Amaç; Atmosferdeki sera gazı birikimini tehlikeyi seviyelerin altında tutmak
  • İklim politikalarının temel hukuki dayanağı özelliğine sahiptir
  • Uluslararası strateji ve iş birliği ile emisyon raporlamalarının yapılması amaçlanmıştır
  • Türkiye 2004 yılında taraf olmuştur

Kyoto Protokolü

  • Kabul Tarihi; 1997
  • Amaç; Emisyon ticareti ve karbon piyasası mekanizmaları oluşturulması
  • UNFCCC’nin ek protokolü niteliğindedir
  • Gelişmiş ülkelere sayısal olarak emisyon azatlım hedefleri getirilmiştir.

Paris Antlaşması

  • Kabul Tarihi; 2015
  • Amaç; Küresel sıcaklığın 1,5 ile 2 derece arasında tutulması hedeflenmiştir ve uzun vadede net sıfır emisyonu benimsenmiştir
  • Türkiye 2021 yılında onaylamıştır

Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı

  • 2050 yılına kadar karbon nötr olması hedeflenir
  • Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması uygulaması getirilmiştir
  • Ülkemiz ihracatının büyük çoğunlu Avrupa Birliği ülkelerine olması nedeniyle ülkemizde de zorunludur

İklim Kanununda Yer Alan Cezai Hükümler

İklim Kanunu beraberinde bir takım cezai hükümler de getirmiştir. Genel olarak yasaya aykırılıklar ve güncel idari para cezası miktarları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

İhlal TürüCeza Miktarı (TL)
ETS kotasını aşma (ton başına)6,2745 / ton CO₂
ETS kotası + rapor yok1,254,900 – 12,549,000
Emisyon raporu sunmama627,450 – 6,274,500
Ozon maddelerine aykırılık150,588 – 3,137,250
Florlu gaz ihlali150,588 – 3,137,250
Karbon kredisi yükümlülüğü150,588
Yanıltıcı belge/beyan213,333
Maksimum toplam ceza62,745,000

İklim Kanunu Hangi Konuları Kapsıyor?

İklim kanunu, sera gazı emisyonlarının azaltılması başta olmak üzere iklim değişikliğine uyum faaliyetleri kapsamında planlama ve uygulama araçları ile bu konudaki izin ve denetimleri kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.

Üç kısımdan oluşan kanunun genel olarak kapsamış olduğu konuları ve niteliklerini aşağıdaki gibi özetlememiz mümkündür.

İklim Değişikliği İle Mücadele Faaliyetleri

Sera Gazı Emisyonlarının Azaltım Faaliyetleri (Md. 5)

İklim Kanunu 5. Maddesi ile Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sera gazlarının emisyonlarının sistemli bir şekilde azaltılması amaçlanmıştır. Sera gazı emisyonunun azatlımı için sektörel bazda belirlenen hedeflere göre ilgili kurumların sorumluluğuna bırakılmıştır. Bu kapsamda her kurum orta ve uzun vadeli planlarını ve hedeflerini uygulamak, uyarlamak ve düzenli bir biçimde izlemek zorundadır.

İklim Kanunu 5. Maddesi devamında enerji ve su verimliliği ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile karbon ayak izinin azaltılması ve sıfır atık sisteminin kurulması gibi önlemlere yer vermektedir.

İklim Değişikliğine Uyum Faaliyetleri (md. 6)

İklim Kanununun 6. Maddesinde ise iklim değişikliği ile mücadelede daha çok uyum boyutları düzenleme altına alınmıştır. Yani amaç; iklim değişikliğinin artık kaçınılmaz olan etkilerine karşı ülkeyi ve toplumu daha dayanıklı hale getirmektir. Bu kapsamda kamu kurumlarına, mevcut ve olası riskleri belirleme, kayıp ve zararları azaltma ve ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirme yükümlülüğü getirilmektedir.

Kurumlar; ulusal ve yerel düzeyde risk analizleri yapmak, bu verileri yatırım ve planlama süreçlerine entegre etmek ve uygulamak zorundadır. Özellikle su kaynaklarının etkin yönetimi, kuraklık ve taşkın risklerinin azaltılması öncelikli alan olarak vurgulanmaktadır. Ayrıca ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, çölleşme ve erozyonla mücadele, korunan alanların artırılması hedeflenmektedir. Tarım sektöründe iklim dirençli üretim modellerinin geliştirilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması da önemli bir başlıktır. Son olarak, afetlere karşı erken uyarı ve bütünleşik risk yönetimi sistemlerinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Planlama ve Uygulama Araçları (md. 7)

İklim Kanununun 7. Maddesi ile; iklim değişikliğiyle mücadelede hedeflerin somut plan ve uygulamalara dönüştürülmesini düzenlemektedir. Buna göre, tüm kamu kurumlarının hazırladığı plan, program ve strateji belgelerinde yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi esas alınacaktır. Yani iklim politikası, ayrı bir alan olmaktan çıkıp tüm kamu politikalarına entegre edilmektedir.

Ulusal düzeyde iklim strateji ve eylem planları, Başkanlık koordinasyonunda hazırlanacak; uygulanması izlenecek ve gerektiğinde güncellenecektir. Yerel düzeyde ise her ilde vali başkanlığında İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak ve iller kendi yerel iklim eylem planlarını hazırlayacaktır. Böylece merkezi politika ile yerel uygulama arasında uyum sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca sektörel risk ve etkilenebilirlik analizleri yapılarak karar alma süreçlerinin bilimsel verilere dayandırılması hedeflenmektedir.

Uygulama Araçlar (md. 8)

Kanunun 8. Maddesi, iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılacak uygulama araçlarını düzenlemektedir ve üç temel alana odaklanmaktadır. Bunlar;

  • Finansman
  • Teknoloji
  • Kapasite geliştirme, şeklindedir.

Öncelikle, yeşil dönüşümün finansmanı için iklim finansmanı kaynaklarının geliştirilmesi, teşvik mekanizmalarının oluşturulması, yeşil sermaye piyasası araçlarının ve banka kredilerinin desteklenmesi (yeşil finans) öngörülmektedir. Döngüsel ekonomi ve sıfır atık uygulamaları teşvik edilmekte, ayrıca Türkiye Yeşil Taksonomisi oluşturularak yatırımların iklim hedeflerine uygunluğu sınıflandırılmaktadır. İthal ürünlerin karbon içeriğine yönelik Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kurulabilmesi de bu madde kapsamında yer almaktadır.

Teknoloji boyutunda temiz teknolojilerin yaygınlaştırılması, karbon yakalama, hidrojen gibi yenilikçi alanlarda çalışmalar yapılması ve araştırma merkezleri kurulması hedeflenmektedir. Son olarak, eğitim, kamuoyu bilinçlendirme ve yeşil iş gücünün yetiştirilmesi yoluyla toplumsal kapasitenin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Emisyon Ticaret Sisteminin Kurulması ve Tahsisatların Esasları (md. 9)

İklim Kanununun 9. Maddesi ile; Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulması ve işleyişi düzenlemektedir. Amaç, sera gazı emisyonlarını piyasa temelli bir mekanizma ile kontrol altına almak ve karbon fiyatlandırmasını hayata geçirmektir.

Bu kapsamda İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından ETS kurulacak, ulusal tahsisat planı hazırlanacak ve işletmelere emisyon kotası (tahsisat) dağıtılacaktır. ETS kapsamına giren işletmeler faaliyet gösterebilmek için sera gazı emisyon izni almak zorundadır. Her işletme, yıl sonunda saldığı her bir ton karbondioksit eşdeğeri emisyon kadar tahsisatı devlete teslim etmekle yükümlüdür; aksi halde ek yaptırımlar uygulanır.

Sistem; ücretsiz tahsisat, açık artırma, bankalama gibi esneklik araçlarını içerebilir. Tahsisatlar elektronik ortamda izlenecek, belirli durumlarda haczedilemeyecek ve Devlet İhale Kanunu’na tabi olmayacaktır. Böylece hem AB’nin karbon düzenlemelerine uyum sağlanması hem de ihracatçıların ek maliyetle karşılaşmasının önlenmesi hedeflenmektedir.

Görev, Yetki ve Sorumluluklar (Md. 10)

İklim Kanunun 10. Maddesi ile; Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) kurumsal yapısını ve hangi kurumun ne yapacağını düzenlenmiştir. Yani sistemin

  • Kim yönetecek?
  • Kim denetleyecek?
  • Kim karar alacak?

 Sorularına yasal olarak gerekli cevaplar verilmiştir.

Öncelikle Karbon Piyasası Kurulu, en üst karar organı olarak belirlenmiştir. Ulusal tahsisat planını onaylar, ücretsiz tahsisat oranlarını belirler ve ETS’nin genel politika çerçevesini çizer.

Danışma Kurulu ise iş dünyası ve sektör temsilcilerinden oluşan, bağlayıcı olmayan (istişari) kararlar alan bir yapıdır; önerileri Karbon Piyasası Kurulu’na sunar.

İklim Değişikliği Başkanlığı, sistemi fiilen yürüten ana icra organıdır; tahsisat süreçlerini, karbon kredilerini ve izleme-raporlama mekanizmasını yönetir.

Gönüllü Karbon Piyasaları ve Denkleştirme (md. 11)

Bu maddeye göre, ETS’ye tabi işletmeler emisyon tahsisat yükümlülüklerinin bir kısmını doğrudan tahsisat teslim ederek değil, karbon kredisi kullanarak yerine getirebilir. Yani bir işletme salımını azaltan ya da karbon yutağı oluşturan projelerden elde edilen kredileri satın alarak yükümlülüğünün bir bölümünü karşılayabilir.

Bu amaçla ulusal bir karbon kredilendirme ve denkleştirme sistemi kurulacak ve standartları İklim Değişikliği Başkanlığı belirleyecektir. Böylece karbon kredilerinin üretimi, doğrulanması ve kaydı merkezi bir sistem üzerinden yürütülecektir.

Eğer projeye ilişkin bilgi ve belgelerin hatalı ya da hileli olduğu tespit edilirse, ilgili krediler geçersiz sayılacak ve yaptırım uygulanacaktır. Ayrıca gönüllü karbon piyasasında faaliyet gösteren projelerin de belirli süre içinde resmi kayıt sistemine kaydolması zorunlu tutulmaktadır.

İklim Yasası Onaylanırsa Ne Olur?

2025 yılı itibariyle iklim kanunu onaylanarak yürürlülüğe girmiştir. İşletme, kurum ve kuruluşlar açısından iklim yasasının onaylanması ile aşağıdaki değişiklikler meydana gelmiştir.

  • Sera gazı emisyonlarının azaltılması hukuki açıdan bağlayıcılık kazanmıştır.
  • Kamu kurumları için iklim eylem planı zorunluluğu getirilmiştir.
  • Şirketlere karbon raporları ve çevresel yükümlülükler getirilmiştir.
  • İklim kanunu ile karbon fiyatlandırma ve emisyon ticaret sistemi gibi piyasa araçları devreye girmiştir.
  • Sanayi, ulaşım, tarım ve enerji gibi sektörlerde dönüşüm planları hazırlanmıştır.

İklim Yasası Neden Eleştiriliyor?

Yukarıda iklim yasasının neden eleştirildiği ve istenmediği konusunda detaylı bilgiler vermiştik. Bu bilgileri aşağıdaki gibi özetlememiz mümkündü.

  • Ekonomik maliyet getirmesi endişesi
  • Karbon vergilerinin yüksek olması düşüncesi
  • Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin kısıtlanacağı düşüncesi
  • İklim Kanununun dış baskılar sonucu oluşturulduğu düşüncesi
  • İklim Kanunu yeni bir yasa niteliğinde olması nedeniyle uygulamaların tam olarak netleşmemiş olması

İklim Kanunu Tehlikeli Midir?

İklim Kanunu hakkında yukarıda vermiş olduğumuz bilgilerden de anlaşılacağı üzere 7552 sayılı yasa daha çok küresel ısınma ve iklim değişikliğinin önlenmesi veya etkilerinin en aza indirilmesidir. Bu nedenle tehlikeli herhangi bir unsur içerisinde barındırmamaktadır. Daha temiz ve yaşanılabilir bir dünya için zorunlu bir uygulama olduğunu da söylememiz hiç yanlış olmayacaktır.

İklim Kanunu Neden İsteniyor?

Artık İklim Kanunu yasalaşarak yürürlülüğe girmiştir. Bu nedenle diğer yasal düzenlemelerden hiçbir farkı yoktur. Dünyamızın geleceği için “İklim Kanunu Neden İstenmiyor?” sorusu yerine artık kanunun gelecekteki olumlu etkileri gözlemlenmelidir. Hukukçu ve çevre bilimci olarak iklim kanununu aşağıdaki nedenlerden dolayı zorunlu bir uygulama olduğunu düşünüyoruz.

  1. Küresel ısınmayı önlemek
  2. Aşırı hava olaylarının önüne geçmek
  3. Karbon düzenleme yasalarına uyum sağlamak
  4. Uzun vadede enerji bağımlılığını azaltmak

İklim Kanununda Hayvancılık Yasak Mı?

Hayır kesinlikle iklim kanununda hayvancılığı yasaklayan uygulamalar yoktur. Sadece;

  • Metan emisyonlarının azaltılması
  • Sürdürülebilir tarım politikalarının oluşturulması
  • Çeşitli gübre ve atık yönetiminin düzenlemeleri

Gibi farklı konularda uygulamalar iklim kanunu ile uygulanmaya başlanmıştır. Tüm bu yeni uygulamalar hayvancılığı yasaklayan yasaklayacak nitelikte uygulamalar olmayıp daha düşük emisyonlu üretim modelini benimseyen uygulamalardır.

MURAT GÜN

MURAT GÜN

Yorumlar kapatılmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Mülakatta STAR Tekniği Nedir? En Önemli 6 Örnek
29 Mayıs 2025

Mülakatta STAR Tekniği Nedir? En Önemli 6 Örnek

İklim Kanunu Nedir?

Bu Yazıyı Paylaş

Bize Ulaşın